Saturday, February 13, 2010

Karnabahar Boregi


Amerika`da yasarken arkadasim Leyla Hanim bahsetmisti bu borekten. Kayinvalidesi yaparmis, cok da leziz olurmus... Esti bir gun aklima, deneyeyim dedim.


Karnabaharlarimi tuz ile hasladim. Suyunu suzdurup catalla ezdim. Yarisini borcama yaydim. Ara kata maydanoz ve lor peyniri serptim. Uzerini kalan ezilmis karnabahar ile kapattim. Uzerine siviyag, yumurta ve sut karisimini dokup corek otu serptim. 180 derece firinda uzeri kizarincaya kadar pisirdim.

Hafif bir sebze boregimiz oldu. Koca borcam dolusu boregimizi 4 kisilik cekirdek ailemizle bir oturusta yedik, bitirdik. :)

Afiyet olsun bize...

Friday, February 12, 2010

12 Subat Maras`in Kurtulus Bayrami


Bir haftadir muthis bir heyecan var Maras`ta. Yasanan coskuyu kelimelerle anlatmak zor, gormeniz gerekir. Bu heyecanin hala taptaze olmasi da harika gercekten.


Vedat Alp de Kahramanmaras oldu, uzerindeki yoresel kiyafetle kurtulusu anlatan guzel bir siir okudu okulunda. Gerci okuldaki toren yeni bir sey degil, sene basindaydi. Ama iki gundur sokaktaki kutlamalari cok istememe ragmen bir turlu goruntuleyemeyince eski fotograflara kaldim malesef.

Evet...Hepiniz bilirsiniz Maras`in Kurtulus oykusunu az cok. Ilk heyecan, hamamdan cikan kadinlarimizin ortulerini acmak isteyen Fransiz askerine Sutcu Imam`in ates acmasiyla fiseklenir. Daha sonra "Kale`de Fransiz bayragi varken, ben Cuma Namazi kildirmam." diyen cami imami ile doruga tirmanir heyecan. Halk galeyana gelir ve kale teslim alinir. Mahalli ceteler direnise gecerler ve hatta tek bir dusman ayagi sehirlerinde kalmayana kadar savasir ve "Kahraman" unvanini alirlar. Bu unvani sonuna kadar hak ederler, cunku Kahramanmaras kendini ilk kurtaran sehirdir.


Bu heyecan 90 yildir hic eksilmeden duruyor. Sokaklarda 7 den 70 ine insanlar yoresel kiyafetleriyle geziyorlar. Her mahallenin ayri cetesi var. Yani yoresel kiyafetleriyle gezen bu gruplara "cete" deniyor. Hatta Gaziantep, Adana gibi cevre illerden de ceteler geliyor kutlamalara.

Dun gece Fener alayi vardi. Kurtulusu canlandirdilar. Siirler okundu, oyunlar oynandi. Bedirhan Gokce ve Orhan Hakalmaz da Maras`ta idiler.


Bugun ise resmi gecit toreni vardi, boluk boluk ceteler, okullar, askerler yuruyus yaptilar. Gerci ben yerel televizyon kanalindan naklen yayini seyredebildim ancak. Okullar tatil oldugundan cocuklar evdeydi, Onlarla kalabaliga girmeye cesaret edemedim, hava da cok soguktu.


Televizyon basinda bile cok duygulandim ama, defalarca gozlerim sulandi. Hatta bu konuyu ne zaman ogrencilerime veya kendi cocuklarima anlatacak olsam duygulanirim hep.


Iste Maras yoresi oynayan bu ekiptekiler gibi giyiniyor ceteler de. Allah ulkemize dusman ayagi bastirmasin bir daha insallah. Oglumun okudugu siiri de yayimlamak istiyorum bu sayfada. Bakalim begenecek misiniz?

KAHRAMANMARAS

DIGER BAYRAMLAR GELMEDEN BEN GELMEK ISTEDIM
KENDINI KURTARAN ILK SEHIR KAHRAMANMARAS; ISTE BENIM

ISTANBUL`DA INGILIZ CIZMESI, MARAS`TA FRANSIZ
VATAN ISGAL ALTINDA, YIL 1919...

SARHOS ERMENILERLE, YILISIK FRANSIZLAR,
HAMAMDAN CIKANLARIN PECESINI YIRTTILAR.

O AN BIR SIMSEK CAKAR BEYNINDE SUTCU IMAM`IN
SUTCU DUKKANINDAN KAPISINA DOGRU KOSAR HAMAMIN.

NAMUS EN KUTSAL EMANETTIR O`NCA,
ISTE BU YUZDEN PATLAR, O IHTIYAR TABANCA...

SENIN ATTIGIN KURSUN, ONCE HEYECAN OLDU.
SENIN ATTIGIN KURSUN SEREF OLDU, SAN OLDU.
KIVANC VERDI MARAS`A, BIRLESMEYE SAVASA.
11-12 SUBAT SONUNDA BAYRAM OLDU...

12 SUBAT KURTULUS BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN....

Tuesday, December 15, 2009

Iyiki Dogdun Abdullah


Bugun ablamin biricik oglu Abdullah`in dogum gunu. O her ne kadar bu sene dogum gunu pastasi istemese ve 7 yasina girmeyi reddetse de gercek bu. :) Evet, bugun oglusunun dogum gununu kutlamak icin ablami aradigimda ogrendim ki Abdullah ne sinifinda ne de evde kutlama falan istemis. "Ben 6 yasindayim, 7 olmak istemiyorum" deyip durmus tum gun. Hatta benimle telefonda bile konusmak istemedi dogum gununu tebrik edecegimi bildigi icin... :)


Ama ben yine de kuzucuguma en sevdigi kahramani spiderman`li pasta yaptim. Dogum gunu balonlari da koydum ustune. Bakalim buradan gorunce begenecek mi? Tepkisi ne olacak, cok merak ediyorum.


Pastamizin ara kati kakaolu puding, muz ve beyaz damla cikolataliydi. Ustu ise muzlu puding ile kapladim. Gordugunuz uzere spiderman ve balonlar hazir suslerden. Belki ara kat muzlu, ustu cikolatali kapli olmaliydi ama icimden boyle geldi. Tadi mi? Biz ailecek koca birer dilim yedik. Kalani arkadaslarima goturdum. Hepsi de tabaginda hic birakmadan yedi. ;)

Dogum gunun kutlu olsun Abdullahcigim... Allah nice yaslarini ailenle, sevdiklerinle ve sevenlerinle kutlamayi nasip etsin guzel yavrum... Nice mutlu yillara...

Seni cok seviyorum teyzecigim...

Sunday, December 13, 2009

Urfa Gezisi


Cocuklarin okulunun Okul-Aile Birliginin duzenledigi bir geziydi bu. Oldukca guzel ve eglenceliydi. Dopdolu bir sehir Urfa. Biz tamamini gezemedik tabi. Hz. Eyyub`un makami, Hz. Ibrahim`in makami, bir de carsisini gezebildik sadece sabahtan aksama kadar. Yine de hayran kalmamak mumkun degil. Zengin de bir mutfagi var herkesin bildigi gibi. Yukaridaki fotografta gordugunuz yemegi de Yildiz Sarayi`nda yedik. Bakir taslarda ayranlar, sark usulu yer sofralari... Hersey harikaydi acikcasi...


O kadar yorulmustuk ki yer sofralarinin altina dogru bacaklarimizi uzatarak oturduk, cok iyi geldi, dinlendik resmen yemek yerken.


Burasi Hz. Ibrahim`in makaminin bulundugu cami. Kulliyenin tamamini goruntuleyemedim. Muhtesemdi gercekten. Biraz daha profesyonel fotograf cekme tekniklerini bilen birisi olsaydim keske...


Avluda guvercinler... Bu manzarayi hep sevmisimdir. Ankara`da Haci Bayram Camii`nde de seyrederdim bu manzarayi Ulus`a yolum dustugunde. Insana huzur veriyor...


Dede Osman-i Avni Efendi, Mevlid-i Halil Camii'nde yasamis, omru boyunca buraya hizmet etmis bir Allah dostuymus. 100 sene kadar yasadigi saniliyor. Bazi esyalari caminin hemen girisindeki bu odada muhafaza ediliyor. Kendisiyle beraber 8 kisinin kabri de burada.


Bu fotograf da Yildiz Sarayi`nin avlusundan. Bu avluya acilan pek cok sark odasi var.


Iste burasi o sark odalarindan bir tanesi. Mavi saten ile kaplanmis, renk renk kanevice ve dantelalarla islenmis sakiz gibi bembeyaz yastik ve yorganlar. Yerde yer sofralari... Sicacik bir ortam bana kalirsa...


Yildiz Sarayi`nin avlusundaki bu pacali ve kahkullu guvercinlerin fotografini cekmeden edemedim. Yuvalarini baya bi pisletmisler ama olsun, yine de fotografi paylasmak istedim sizlerle...


Burasi da Yildiz Sarayi`nin alt kat avlusu. Minik havuzun basi. Kuslarin su icme mekani...


Burasi da meshur Balikli Gol. Rivayeti hepiniz biliyorsunuzdur. Nemrut Hz. Ibrahim`i atese atar. Ama Hz. Ibrahim rabbine oyle guvenir ve dayanir ki, Rabbi de O`nu zalim Nemrut`un eline birakmaz. Ates suya, odunlar da baliga donusur.


Iste Balikli Golun mubarek sakinleri... Her yem atilisinda agizlarini nasil actiklarina hayret etmemek namumkun.


Burasi da sabir kahramani Hz. Eyyub`un mekani, bahceden bir goruntu.


Kendisine cok ciddi hastaliklar isabet etmis de O hic sikayet etmeden sabretmis. En sonunda sabrinin mukafatini alarak malina, evlatlarina ve sagligina yeniden kavusmus.


"Peygamberler Sehri" diyorlar Urfa`ya. Kara kasli, kara gozlu, birbirinden yakisikli, sevimli erkek cocuklarinin buranin tarihini nasil ezberlediklerini gorseniz sasar kalirsiniz. Hatta bir Ingilizce konusmalari var, sasip kaliyor insan. Gunde 2 saat Ingilizce dersi aliyorlarmis. Burasi da guzel memleketimizin guzel bir kosesi iste... Hayran olunasi, olesiye sevilesi, sevdalisi olunasi bir sehri... URFA... Hem de anli sanli insanlarin yasadigi SANLIURFA...

Friday, December 11, 2009

Iyi ki Dogdun Ablacigim...


Merhabalar... Bugun biricik ablamin dogum gunu. Nasil desem, hani en yakinlarimin dogum gunleri cok yogun yada hasta oldugum gunlere denk gelmiyor mu, iste buna deli oluyorum. Uzun suredir yine rahatsizdim. Malumunuz, trombositlerimi dusurmeye calisirken ilacimin yan etkisi hemoglobinim de muthis bir cakilma gosterdi. Kansiz kalmisim. Kemik agrilarim, bas donmelerim, burun kanamalarim hep bu yuzdenmis. 2 unite kan nakli yapildi ve simdi daha iyi hissediyorum. Yeni yeni toparladigim icin de pasta isine giremedim malesef. Ablacigim, sana buradan kendi ellerimle yaptigim bir pasta gonderemedigim icin cok uzgunum . Ama bir kac gun sonra Abdullah`in dogum gununde telafi etmeyi umit ediyorum.


Daha bugun bir evin bir kizi olan bir arkadasimla bunu konustuk. Ablasiz yada kiz kardessiz bir hayat nasil birsey, dusunemiyorum bile... Hani anne-babayla konusulamayacak seyler vardir, arkadasiniza acmaniz da bazan mumkun olmaz. Iste boyle durumlarda ne yapar acaba ablasi yada kizkardesi olmayan bir insan. Erkek kardesinizle her konu konusulmaz zaten. Allah`im sana ne kadar sukretsem azdir. Hala hayatta ve daima arkamda olan bir annem, bir babam, bir ablam, bir abim, bir de kiz kardesim var. Hepsinden birer tane vermissin bana. Cok tesekkurler Allah`im.

Hatirliyorum da Washington D.C. de yasarken karsilastigim bir problemimi ablama actigimda bana ettigi nasihatleri Kevser Hanim`a anlattigimda tepkisi "Psikolog gibi ablan varmis, masallah" olmustu. Hakikaten oyledir. Annem babam kadar emegi ve hakki var uzerimde. Liseden mezun olurken mezuniyet balosu elbisemi ablam almisti mesela. Hem de kendisinin bile oyle guzel bir elbisesi yoktu bana onu bir dolu para odeyip alirken. Lise sonda dersane parami yine ablam odemisti. Babamin emekli olunca kendisine hediye ettigi bir bilezigi bozdurmustu bir keresinde bana okul uniformasi ve ayakkabisi alabilmek icin. Iki dogumumda da yanimdaydi, ustelik ben O`nun dogumunda yaninda olamamistim, yurt disindaydim, icimde yaradir hala. Amerika`ya giderken ise "Oglumu teyzesiz koyup gidiyorsunuz" deyisi burnumun diregini sizlatir hala aklima geldikce. Kucukken annemin evde olmadigi zamanlarda "kucuk anne" derdik ablama. Her turlu sorumluluk otomatik onun omzuna binerdi cunku. Canim ablacigim, seni oyle cok seviyorum ki, sensiz bir hayat dusunemiyorum. Beni affet seni uzdugum gunler icin. Nice nice dogum gunlerin olsun kocanla, biricik yavrunla, sevdiklerinle ve tum sevenlerinle. Allah daima yar ve yardimcin olsun, hep yuzunu guldursun canim ablacigim... SENI COK AMA COK SEVIYORUM... DOGUM GUNUN KUTLU OLSUN...

Wednesday, November 25, 2009

Biber Dolmasi


Bayildik biz bu Maras biberlerine. Minnacik, tam bir catallik, bir lokmalik.... Sonunda aci olmayanini da buldum. Yaptik, yedik, muradimiza erdik. Tarif buradaki yaprak sarmasi tarifinin aynisi. Puf noktasi ise bana gore, soganini, maydanozunu ve zeytinyagini bol tutmak. Bu ucunde comert davranirsaniz enfes dolmalar yaparsiniz diyorum.


Sevgiyle ve afiyette kalin...

Sunday, November 22, 2009

Iyi ki Dogdun Berat


Bugun kardesim Ebru`nun ortancasi Berat`in dogum gunu. Bu O`nun ikinci dogum gunu. Daha once de soyledigim gibi Berat`in dogum gunu senede iki kez kutlanir. Birisi Berat gecesine tekabul eden gun, digeri de normal dogum gunu olan 22 Kasim. Sansli cocuk vesselam...


Ne zamandir O`na Cimbom pastasi sozum vardi ama bir turlu yapamiyordum, elim degmiyordu. Sonunda bugunu firsat bildim ve yaptim. Enver Fatih`in dogum gunu de Turkiye`ye donme gunumuzden 2 gun onceye denk gelince gumburtuye gitmisti. Bizim evde ne bilgisayar kalmisti ne de baska bir esya, herseyimiz satilmis ve biz bos evde geciriyorduk son gunlerimizi.

Nurefsan`in dogum gunuyse esimle ayni gun. O`na da dalak buyumesinden rahatsiz oldugum gunlere denk geldigi icin kedidilli bir pasta yapmistim kolayina kacarak. Iste bu yuzden Saliha`nin pastasinda oldugu gibi 3 kardes de dahil oldu konsepte.


Modellemesinden de anlasildigi uzere Nurefsan 3 kardesin en buyukleri. Upuzun siyah saclari var dalgali. Tam 12 yasinda. Berat benim Serhat`tan 5 ay buyuk, 10 yasinda, tam bir futbol ve Cimbom sevdalisi. Enver Fatih de tekne kazintisi, Berat`dan 9 yil sonra katildi aileye, henuz 1,5 yasinda. Sevimli sey, dislerini tamamliyor simdilerde...


Gelelim kekimize... :) Ulker`in hazir Dankek`i :) Yani ben yine isin kolayina kactim. Zaten yiyemeyecek ki yavrucuklar. Ustelik bugun misafirlerim de vardi. Onlardan kalan ikramlar varken yeni bir pasta yapmak istemedim. Icing ile sinirlara yildiz, bir de tam ortaya GalataSaray`in bas harfleri...hepsi bu. Gerisi de seker hamurundan modellenmis cocuklar, iki cimbom flemasi, iki de cimbom topu, olay bu... :)

Iyi ki dogdunuz canim yegenlerim... Iyi ki varsiniz... Allah sevdiklerinizle ve sevenlerinizle hayirli, uzun bir omur yasatsin sizlere.

Sevgiyle...

Friday, November 20, 2009

3,2 1 Motor Beni Mimlemis...

Yakinda bu sayfanin ilk dogum gununu kutlayacagim ben de. Ilk yazimda bahsettigim gibi aniden buluverdim ben kendimi blog dunyasinda. Ihtiyac duydukca bakardim internetten yemek tariflerine, diger bloglarla ise hemen hemen hic ilgilenmezdim bir iki arkadasimin blogu disinda. Basina oturacak olsam sanal alemin, "cok zaman harcadim" diye pisman olarak kalkardim genelde pc basindan. Simdi de cok degisen birsey yok aslinda. Listemden de anlayacaginiz uzere cok fazla takip ettigim blog yok. Gercekten zaman israfina kolay kayabileceginiz bir zemin cunku. Ama takip ettiklerimi gezerken rastlardim bu mimleme oyununa ve gulumserdim kendi kendime. Cunku birbirlerini ziyaret ede ede oyle guclu baglar kurulmus ki, benim hic bir zaman mimlenmeyecegimden emin, gecer giderdi gunlerim guzel guzel... :) Ta ki 3,2,1 Motor`un sahibi sevgili arkadasim Senay Hanim`in beni mimlemesine kadar... O halde hemen cevaplayayim sorulari...

BLOGA NEDEN BU ISMI VERDIM?

Ben 5 ay oncesine kadar Amerika`da yasiyordum. Orada kaldigim 5 yilin son yilinda pasta susleme isine merak sardim ve kurslarina yazildim. Daha sonra yaptigim pastalarin fotograflarini aileme ve yakin arkadaslarima gondermeye basladim. Tabi fotonun yaninda da bir bloga yazar gibi her pastamin hikayesini de yaziyordum. Sonra facebook` daki sayfama da atmaya basladim bu fotolari. Ama facebook`daki listeme de fazla kimseyi almam zaten. Yani o rahatlik icinde atiyorum fotolari oraya da. Daha sonra Amerika`daki yakin arkadaslarimdan biri olan Hacer Hanim`in evinde, arkadas gurubumuzla cay iciyorduk birgun. Hacer Hanim bilgisayar muhendisidir, hemen oracikta bana birkac ozel soru (sifrelerim falan yani :) )sordu, henuz anlayamamistim ki "Blogunun adi ne olsun?" dedi. Fazla dusunecek vaktim olmadi yani. Kendi bilgisayarimda da pasta fotograflarimi "Nafiye`nin Mutfagi" adi altinda arsivledigim icin bir an bu cikti agzimdan. Zaten bastan beri iddiali olsun istemedim, banner`a da kendi mutevazi mutfagimin fotosunu koyduk beraberce. Renkleri de hep iddiasiz renklerden sectim. Iste boyle geldik, boyle mutevazi de devam ediyoruz bakalim... :)

BLOGU YAZARKEN ATTIGIM STAR TRIBI?

Yok, gercekten yok. Oyle kendi halinde biriyim iste. Hatta birakin star tribini, laptop`imi koydugum masaya oturdugum sandalye biraz yuksek geldigi icin kamburumu cikararak yaziyorum bazan. :) Aklima gelirse hemen diklestiriyorum sirtimi. O yuzden hizlica yazip cikmaya calisiyorum netten. Zaten genelde de ya hazirlanacak, ya da okunacak bir suru yazili kagidi oluyor beni bekleyen...

EN SON SATIN ALDIGIM GARIP SEY?

2 adet daksil. Birisi su eski sivi, fircalilardan, digeri de uzerine kagit yapistirir gibi olanlardan. Ben yenilikleri zor kabullenen biri olarak eski modellerinden de "ne olur ne olmaz" diyerek almayi tercih ettim. Sinif defterini veya yazili kagitlarini okurken cok ihtiyacim oluyor da :).

SEKER GIBI OLDUGUM ANLAR?

Yaklasik 1,5 aydir sabahlari ogullarimi ve esimi servislerine bindirdikten sonra tekrar yukari cikmiyorum. Oturdugumuz sitenin yuruyus parkurunda 2,5 tur tempolu yuruyusten sonra, bir de uzerine Ebru Salli ile Plaset yaptim mi degmeyin keyfime. Gercekten kendimi bomba gibi, cok iyi hissediyorum. Iste seker gibi oldugum anlar o anlar. Malum cikolata yedigimizde oldugu gibi spor yaptigimizda da mutluluk hormonu salgiliyoruz. :)

"ARKADASIM, SORMAYIN ARTIK SUNLARI" DEDIGIM SEYLER?

Cok ozele girmedikten sonra beni de hicbir soru rahatsiz etmez saniyorum. Umarim yanilmiyorumdur. :)

AYNAYA BAKINCA GORDUGUM?

30`lu yaslarin ilk yarisinda bir kadin goruyorum aynada. Son yillarda hep kisa saclari. Yas, sairin dedigi gibi yolun yarisina yaklassa ve cok ciddi bir hastaligi olsa da, o vazgecmeyecek gulumsemekten. :)

KENDINI OKUTAN BLOG DEDIGIM?

Acikcasi oyle bir iddiam olmadigini ilk yazimda soylemistim daha. Cok iddiali bloglarin da uzun sure takipcisi olabilecegimi sanmiyorum. Ama en cok pasta bloglari ilgimi cekiyor benim. Belki de damakla ilgili oldugundandir. Ama daha ziyade pasta susleme isini cok sevdigimden olsa gerek, susleme kismini yeme kismindan daha cok seviyorum inanin. Estetik de onemli benim icin, tipik bir basak kadiniyim cunku. Surf yaparken gozume cok estetik gelen bloglara bi sure goz gezdirebilirim. Ama uzun uzun yazilar olan bloglarin pek misafiri olamiyorum malesef. :(

BU BLOG SAHIBINI NERDE GORUYORUM?

48 tane ogrencimin icinde. Onlara kocaman pastalar yapmisim. Bagirip duruyorlar "Ogretmenim, bir dilim daha, lutfennnn..." diye. Ben de "Bagiranlara degil sessizce parmak kaldiranlara vericem, nerde benim papatyalarim? diyorum. Hepsi arkalarina yaslanip, bagirip itismekten vazgecip, papatya vaziyetinde sessizce parmak kaldiriyorlar. Hepsine fazla fazla yetiyor pastam. Ogrencilerimin icinde benim ogluslarim da var. Serhat yine "Beni kendi sinifina alsan ne olurdu sanki anne?" diye sitem ediyor. Ne yapayim, ben kuralci bir basagim...

Ben de sevgili arkadasim Gulbera sitesinin yazari Hatice Hanim`i mimliyorum. Kolay gelsin Hatice Hanim...

Sunday, November 15, 2009

Iyi ki Dogdun Saliha


Bugun abimin ortanca kizi Saliha`nin dogum gunu. Modeli O`na hic benzemedi ama idare edecegiz artik. Daha once de bahsetmistim. Hayatin gunluk telasi icinde kaynayip gitmisti Saliha`nin ablasi Rumeysa`nin dogum gunu pastasi. Aklimda iki kiz kardes pastasi vardi. Ama sonra Ekrem`in uzulebilecegi geldi aklima ve O`nu da dahil ettim konsepte. Ekrem`in dogum gunu pastasi da olmali arsivimde diye dusunuyordum ama bi turlu bulamadim. Bulursam onu da yayimlarim sonra.

Saliha butun gun sacinin, ustunun, basinin susuyle ugrasan bir afet. Aynanin karsisina gecer "Ben guzelim, ben guzelim" der dururdu kendi kendine kucukken. Hala oyle mi bilmem... Annesine sormak lazim... Ablasi da guzellikte hic de ondan eksik degil hani... Ama karakterleri gercekten farkli. Ablamiz daha sessiz sakin, hafiften de genc kiz olmaya basladi, belki de ondan. Ekrem Tamer`e gelince... O son numara, tekne kazintisi. Bu yaz daha 7 sinde acik kalp ameliyati gecirdi. Allah`ima binlerce kez sukurler olsun ki cok basarili bir ameliyatti ve simdi turp gibi masallah...


Pastamiz yine BIM`in hazir kakaolu pastabanindan. Arasi kivili ve beyaz damla cikolatali. Sarmasiklar arasinda olsun istedim 3 kardes ve hep bagli olsunlar istedim birbirlerine sarmasiklar gibi... Bebekler seker hamurundan, sarmasiklar ise icing. Siz tadina bakamayacaksiniz ama bayramda gelirseniz daha guzelini yaparim size, ne dersiniz yegenlerim...?

Eh.. hazir 3 kardesin hepsini de tanitmisken bugun Saliha`nin dogum gununu kutluyor olsak da ucune birden ithaf ettim bu pastayi. Allah ucunuze birden hayirli, uzun omurler versin yavrularim. Allah ananiza babaniza bagislasin. Omur boyu sevdiklerinizle ve sevenlerinizle birlikte olun insallah. (amin) Iyi ki dogdunuz, iyi ki varsiniz... Sizi cok seviyorum...

Sevgiyle...

Thursday, October 29, 2009

Hala Kizi Ozlem ve Kankasi Sule Icin Pasta


Ozlem baklavaci Sefure halamin tek kizidir. Sule`de O`nun 32 yillik arkadasi, kankasi... Aslen kardesim Ebru`nun akrani olurlar. Ve hatta facebook uzerinden gorusmelerimizde yazin Ebru`yu gormeyi cok istediklerini soyluyorlardi ama onlar firsat bulup bizi ziyarete gelesiye Ebru coktan donmustu Almanya`ya. Kismet...


Cocukken Ozlem bize yatiya geldiginde kardesimle Baris Manco`nun "Hala kizi Zehra" sarkisini soylerdik Zehra kismini Ozlem diye degistirerek. Cok guldururdu Ozlem Ebru ile beni . Su yasa geldi, boyu kadar iki oglu oldu ama hala ayni muzip, neseli kiz... Soyleyim size, iste buraya yaziyorum, "Bu kadin 70 yasina da gelse yaslanmaz."


Ozlem o gun gec haber verdi geleceklerini. O yuzden hazirliklarin bir kismini onlarin yaninda tamamladim. Hatta pastayi bastan sona onlarin yaninda yaptim. Allah`tan evde pastaban varmis, olmasaydi napardim acaba? Herkesin eli degdi bu pastaya, en cok da sekil A`da goruldugu gibi Ozlem`in... Malesef icing olmadigi icin krem santiyi ne kadar koyu hazirlasam da Agustos sicagina fazla dayanamiyor palyacolar. Cocuklardan birinin israri uzerine bir tane de spiderman kondurduk tam ortasina palyacolarin. Alakasiz oldu ama kirmayalim dedik cocuklari...

Bu arada ucumuzun de 2`ser oglu var iyi mi...? O gun bize annelerimiz de eslik etmisti. Yani 3 anneanne, 3 kiz, 2`serden 6 tane de erkek torun. Takimin tamaminin da fotosunu koyacaktim ama her birinde ayri bir kusur buldum ve eklemedim. En kisa zamanda bu bulusmayi tekrarlamak uzere kizlar, ama bu sefer Ebru gitmeden gelmeniz sartiyla... :)

Sevgilerimle...

Friday, October 16, 2009

Dogum Gunleri Cakisinca...


Gecmise gidiyoruz bugun... Yazamadigim gunlere... Fotograftaki tarih Mayis`in 8` i degil, Agustos`un 5`i... Amerika`da tarih atilirken once ayi, sonra gunu yaziyorlar. O gun sevgili kardesim Ebru`nun pek degerli esi Kadir Abi`nin dogum gunuydu. Ayrica o gun Berat gecesiydi ve sevgili ogullari Berat`in da hicri dogum gunuydu. Berat`in her sene iki kere tebrik edilir dogum gunu. Biri dogdugu gun olan 22 Kasim`da, digeri de Berat Kandili ne zamansa o zaman...


Ayrica o gun tatilden evlerine yani Almanya`ya donus gunleriydi. Kelimenin tam anlamiyla pastalarini yiyip hemen yola ciktilar. Kara yoluyla 3-4 gunluk bir yolculuktan sonra cok sukur salimen evlerine vardilar. Sanirim hayatimda yaptigim en hizli pastalardan biriydi. Onlar yola cikacaklari icin acele ettikce, ben de yiyemeden gidecekleri korkusuyla acele ettim. Cok kusurlu bir pasta ama zaten maksat gonul almakti... Umarim oyle de olmustur. Iyi ki dogdunuz Kadir abi... Iyi ki dogdun Beratcim... Allah sizi ailecek birbirinizden hic ayirmasin ve bir omur saglik, mutluluk, huzur, esenlik versin insallah...

Bu arada atlamak istemedigim bir konu var ki; o da pek bi mukemmeliyetci yapisi olan, mesela bacisinin yani Sefure Halamin baklavasindan baska baklava begenmeyen canim babacigim da pastami begendi. Gerisini siz anlayin artik... :)

Kekim yine BIM`in hazir pastabanlarindandi, arasina meyve koydum mu koymadim mi suan hatirlayamiyorum bile. Bu tarihte esim tez savunmasi icin Amerika`daydi. O yuzden icing`im yoktu henuz. Esim donuste getirmisti bana 1 kova icing. Yani sweet pea (tatli bezelye cicegi) denilen beyaz cicekleri de, yapraklari da krem santi ile calistim, hem de klimasiz bir mutfakta. Bu yuzden istedigim kivamda degil cicekler... Bir de sinirlarin etrafina pasta incisi dizdim bu sefer ama bu yenmeyen sadece dekore amacli satilanlardan... Umarim begenmissinizdir...

Sevgiyle...

Tuesday, October 13, 2009

Iyi ki Dogdun Canim Esim, Iyi ki Dogdun Nurefsan...


Merhaba dostlar... Birileri bana, bu mutevazi sayfaya bu kadar ara verecegimi soylese inanmazdim herhalde. Malum, sartlar buna zorladi beni... Biliyorsunuz; Turkiye`ye, yurdumuza kesin donus yaptik yaklasik 3,5 ay once... Bir taraftan aile hasreti, bir taraftan alisma sureci, derken oglanlarin sunneti, uzerine yeni gorev yerimiz Kahramanmaras`a tasinma ve yerlesme, bir taraftan Ramazan... daha sayayim mi...??


Inanin daha bunun gibi, hatta daha onemli o kadar seyler yasadik ve atlattik ki... 7 yasindaki yegenimin acik kalp ameliyati, esimin tez savunmasinin stresi... gerisini saymak istemiyorum artik... Aslina bakarsaniz, anlatacak cok sey birikti ama zamana birakalim diyorum...


Basliktan anladiniz zaten... Bugun sevgili esim Ferhat Bey`in dogum gunu. Her ne kadar hafta sonunu yine buyuyen dalagim yuzunden yatak istirahatli gecirsem ve esim "Sakin hasta halinle pasta falan yapayim deme Nafiye, pastamizi hazir aliriz" dese de, dayanamadim ve onun icin birseyler hazirladim.


Bu hazirliklar ayni zamanda Almanya`daki yegenim Nurefsan icin... Bugun, O`nun da dogum gunu... Bu 3,5 ay arada bir suru dogum gunu kacirdim, pastasini yapsam da siteye atamadigim icin bu platformdan kutlanmadi malesef. Zamani gecse de firsat buldukca hepsine deginecegim insallah...

Evet.... Gelelim menumuze... Gordugunuz uzere hastaligimdan dolayi harika bir menu yok ortada. Pogacalarimiz daha once buradan tarifini verdigim Tulay`in pogacasi, ic malzemesi peynirli, maydanozlu... Ic malzeme artinca dolapta duran 3 yufkamdan da menu de olmamasina ragmen bir de borek yapiverdim...

Dolma biberleri Bahcelievler pazarinda gorunce vurulup almistim. Cunku oyle tazecik, oyle miniciklerdi ki tam bir catallik, bir lokmalik... Ilk defa olarak Maras`li yeni tanistigimiz Gaffar amca ve esinin verdigi ev yapimi bulgur ile yaptim dolmalarimi, biz normalde pirincle yapariz aslinda. Biz cok begendik bulgurlu halini de... Bir de zehir gibi aci cikmasaydi biberler... Allahtan esim acinin her siddette olanini yiyebiliyor da bosa gitmedi emekler... Dolmalari hafta sonu esimle doldurmustuk bu arada. Onun da ellerine saglik yani...

Kiymali makarnayi da esim yapmisti sagolsun... Dun yaparken bugun kendi dogum gunune onune gelecegini hic dusunmemistir herhalde. Dolmabiberler ve kiymali makarna onceden hazir olunca ayriyeten salata yapmama da gerek kalmadi. Malumunuz dalak buyumesinden muzdaribim ve morfinlerle ayaktayim, bu yuzden pastamiz kedidilli... Bu durum icin en cok sen kusura bakma Nurefsancim... Dogum gununde senin icin yapilacak pastayi bu platformdan aylardir bekledigini biliyorum. Beni mazur gorecegini umuyorum. Teyzen sabah 6`da bir kalkiyor, gece yarilarina kadar ayakta kaliyor. Gunde 6 saat derse giriyor ve tam 48 ogrencisi var. Iki ogrencisi de daha da ozel ilgi gerektiriyor. Evde ki 2 ogrencim olan kendi cocuklarimi yani kuzenlerini de unutmayacagini umuyorum. Suslu puslu bir pasta yapamasam da seni cok seviyorum bitanem... Yakin zamanda ilk goz agrimiz Rumeysa`nin da dogum gunu vardi. Ondan da bilahare bahsedecegim icin simdilik kisa kesiyorum. Cunku yakinda insallah Saliha`nin dogum gunuyle beraber iki kiz kardes pastasi gelecek onlara bir aksilik olmazsa...

Evet...Kedidili Pastasi da okuldan bir ogretmen arkadasimin tarifi. Kedidillerini, taze pastaneden cikmis degilse, yani hazir paketse bir subardagi soguk sutun icine batirip islatmak suretiyle borcama diziyorsunuz. Eger pastaneye siparis vermisseniz ve size sicacik teslim etmislerse islatmaya hic gerek yok... Uzerine koyu kivamda hazirlanmis beyaz cikolata sosunu pisirip dokuyor, arasina istege gore meyve dilimleri koyuyorsunuz. ben muz dilimleri kullandim. Uzerine yeniden soguk sut ile islatilmis kedidilleri ve bu sefer kahverengi cikolata sosunuzu pisirip uzerini tamamen kapliyorsunuz. Gonlunuzce de susluyorsunuz. Ben dovulmus antep fistigi, findik ve badem kullandim.

Baska bir ogretmen arkadasimin yardimiyla da esimin dogum gunu hediyesini aldik. Malum hala Maras`i tam olarak ogrenemedim. Aslinda okul yolumdan baska bir yol bilmiyorum desem abartmis sayilmam.

Anlatacak cok sey olmakla birlikte bugunluk bu kadar yeter diyorum. Iyi ki dogdun canim kocacigim... Iyi ki seninle evlendim... Iyi ki yanimdasin... Iyi ki es olduk birbirimize... Ve iyi ki cocuklarimin babasisin... Seni Cok Seviyorum...

Sen de iyi ki dogdun Nuriscigim... Iyi ki annenin ve babanin kizi, benim de yegenim oldun... Allah seni hep iyilerle karsilastirsin ve hep guzel yazilar yazsin sana bi tanem... Seni de Cok Seviyorum...

Sevgilerimle...