Tuesday, December 15, 2009

Iyiki Dogdun Abdullah


Bugun ablamin biricik oglu Abdullah`in dogum gunu. O her ne kadar bu sene dogum gunu pastasi istemese ve 7 yasina girmeyi reddetse de gercek bu. :) Evet, bugun oglusunun dogum gununu kutlamak icin ablami aradigimda ogrendim ki Abdullah ne sinifinda ne de evde kutlama falan istemis. "Ben 6 yasindayim, 7 olmak istemiyorum" deyip durmus tum gun. Hatta benimle telefonda bile konusmak istemedi dogum gununu tebrik edecegimi bildigi icin... :)


Ama ben yine de kuzucuguma en sevdigi kahramani spiderman`li pasta yaptim. Dogum gunu balonlari da koydum ustune. Bakalim buradan gorunce begenecek mi? Tepkisi ne olacak, cok merak ediyorum.


Pastamizin ara kati kakaolu puding, muz ve beyaz damla cikolataliydi. Ustu ise muzlu puding ile kapladim. Gordugunuz uzere spiderman ve balonlar hazir suslerden. Belki ara kat muzlu, ustu cikolatali kapli olmaliydi ama icimden boyle geldi. Tadi mi? Biz ailecek koca birer dilim yedik. Kalani arkadaslarima goturdum. Hepsi de tabaginda hic birakmadan yedi. ;)

Dogum gunun kutlu olsun Abdullahcigim... Allah nice yaslarini ailenle, sevdiklerinle ve sevenlerinle kutlamayi nasip etsin guzel yavrum... Nice mutlu yillara...

Seni cok seviyorum teyzecigim...

Sunday, December 13, 2009

Urfa Gezisi


Cocuklarin okulunun Okul-Aile Birliginin duzenledigi bir geziydi bu. Oldukca guzel ve eglenceliydi. Dopdolu bir sehir Urfa. Biz tamamini gezemedik tabi. Hz. Eyyub`un makami, Hz. Ibrahim`in makami, bir de carsisini gezebildik sadece sabahtan aksama kadar. Yine de hayran kalmamak mumkun degil. Zengin de bir mutfagi var herkesin bildigi gibi. Yukaridaki fotografta gordugunuz yemegi de Yildiz Sarayi`nda yedik. Bakir taslarda ayranlar, sark usulu yer sofralari... Hersey harikaydi acikcasi...


O kadar yorulmustuk ki yer sofralarinin altina dogru bacaklarimizi uzatarak oturduk, cok iyi geldi, dinlendik resmen yemek yerken.


Burasi Hz. Ibrahim`in makaminin bulundugu cami. Kulliyenin tamamini goruntuleyemedim. Muhtesemdi gercekten. Biraz daha profesyonel fotograf cekme tekniklerini bilen birisi olsaydim keske...


Avluda guvercinler... Bu manzarayi hep sevmisimdir. Ankara`da Haci Bayram Camii`nde de seyrederdim bu manzarayi Ulus`a yolum dustugunde. Insana huzur veriyor...


Dede Osman-i Avni Efendi, Mevlid-i Halil Camii'nde yasamis, omru boyunca buraya hizmet etmis bir Allah dostuymus. 100 sene kadar yasadigi saniliyor. Bazi esyalari caminin hemen girisindeki bu odada muhafaza ediliyor. Kendisiyle beraber 8 kisinin kabri de burada.


Bu fotograf da Yildiz Sarayi`nin avlusundan. Bu avluya acilan pek cok sark odasi var.


Iste burasi o sark odalarindan bir tanesi. Mavi saten ile kaplanmis, renk renk kanevice ve dantelalarla islenmis sakiz gibi bembeyaz yastik ve yorganlar. Yerde yer sofralari... Sicacik bir ortam bana kalirsa...


Yildiz Sarayi`nin avlusundaki bu pacali ve kahkullu guvercinlerin fotografini cekmeden edemedim. Yuvalarini baya bi pisletmisler ama olsun, yine de fotografi paylasmak istedim sizlerle...


Burasi da Yildiz Sarayi`nin alt kat avlusu. Minik havuzun basi. Kuslarin su icme mekani...


Burasi da meshur Balikli Gol. Rivayeti hepiniz biliyorsunuzdur. Nemrut Hz. Ibrahim`i atese atar. Ama Hz. Ibrahim rabbine oyle guvenir ve dayanir ki, Rabbi de O`nu zalim Nemrut`un eline birakmaz. Ates suya, odunlar da baliga donusur.


Iste Balikli Golun mubarek sakinleri... Her yem atilisinda agizlarini nasil actiklarina hayret etmemek namumkun.


Burasi da sabir kahramani Hz. Eyyub`un mekani, bahceden bir goruntu.


Kendisine cok ciddi hastaliklar isabet etmis de O hic sikayet etmeden sabretmis. En sonunda sabrinin mukafatini alarak malina, evlatlarina ve sagligina yeniden kavusmus.


"Peygamberler Sehri" diyorlar Urfa`ya. Kara kasli, kara gozlu, birbirinden yakisikli, sevimli erkek cocuklarinin buranin tarihini nasil ezberlediklerini gorseniz sasar kalirsiniz. Hatta bir Ingilizce konusmalari var, sasip kaliyor insan. Gunde 2 saat Ingilizce dersi aliyorlarmis. Burasi da guzel memleketimizin guzel bir kosesi iste... Hayran olunasi, olesiye sevilesi, sevdalisi olunasi bir sehri... URFA... Hem de anli sanli insanlarin yasadigi SANLIURFA...

Friday, December 11, 2009

Iyi ki Dogdun Ablacigim...


Merhabalar... Bugun biricik ablamin dogum gunu. Nasil desem, hani en yakinlarimin dogum gunleri cok yogun yada hasta oldugum gunlere denk gelmiyor mu, iste buna deli oluyorum. Uzun suredir yine rahatsizdim. Malumunuz, trombositlerimi dusurmeye calisirken ilacimin yan etkisi hemoglobinim de muthis bir cakilma gosterdi. Kansiz kalmisim. Kemik agrilarim, bas donmelerim, burun kanamalarim hep bu yuzdenmis. 2 unite kan nakli yapildi ve simdi daha iyi hissediyorum. Yeni yeni toparladigim icin de pasta isine giremedim malesef. Ablacigim, sana buradan kendi ellerimle yaptigim bir pasta gonderemedigim icin cok uzgunum . Ama bir kac gun sonra Abdullah`in dogum gununde telafi etmeyi umit ediyorum.


Daha bugun bir evin bir kizi olan bir arkadasimla bunu konustuk. Ablasiz yada kiz kardessiz bir hayat nasil birsey, dusunemiyorum bile... Hani anne-babayla konusulamayacak seyler vardir, arkadasiniza acmaniz da bazan mumkun olmaz. Iste boyle durumlarda ne yapar acaba ablasi yada kizkardesi olmayan bir insan. Erkek kardesinizle her konu konusulmaz zaten. Allah`im sana ne kadar sukretsem azdir. Hala hayatta ve daima arkamda olan bir annem, bir babam, bir ablam, bir abim, bir de kiz kardesim var. Hepsinden birer tane vermissin bana. Cok tesekkurler Allah`im.

Hatirliyorum da Washington D.C. de yasarken karsilastigim bir problemimi ablama actigimda bana ettigi nasihatleri Kevser Hanim`a anlattigimda tepkisi "Psikolog gibi ablan varmis, masallah" olmustu. Hakikaten oyledir. Annem babam kadar emegi ve hakki var uzerimde. Liseden mezun olurken mezuniyet balosu elbisemi ablam almisti mesela. Hem de kendisinin bile oyle guzel bir elbisesi yoktu bana onu bir dolu para odeyip alirken. Lise sonda dersane parami yine ablam odemisti. Babamin emekli olunca kendisine hediye ettigi bir bilezigi bozdurmustu bir keresinde bana okul uniformasi ve ayakkabisi alabilmek icin. Iki dogumumda da yanimdaydi, ustelik ben O`nun dogumunda yaninda olamamistim, yurt disindaydim, icimde yaradir hala. Amerika`ya giderken ise "Oglumu teyzesiz koyup gidiyorsunuz" deyisi burnumun diregini sizlatir hala aklima geldikce. Kucukken annemin evde olmadigi zamanlarda "kucuk anne" derdik ablama. Her turlu sorumluluk otomatik onun omzuna binerdi cunku. Canim ablacigim, seni oyle cok seviyorum ki, sensiz bir hayat dusunemiyorum. Beni affet seni uzdugum gunler icin. Nice nice dogum gunlerin olsun kocanla, biricik yavrunla, sevdiklerinle ve tum sevenlerinle. Allah daima yar ve yardimcin olsun, hep yuzunu guldursun canim ablacigim... SENI COK AMA COK SEVIYORUM... DOGUM GUNUN KUTLU OLSUN...

Wednesday, November 25, 2009

Biber Dolmasi


Bayildik biz bu Maras biberlerine. Minnacik, tam bir catallik, bir lokmalik.... Sonunda aci olmayanini da buldum. Yaptik, yedik, muradimiza erdik. Tarif buradaki yaprak sarmasi tarifinin aynisi. Puf noktasi ise bana gore, soganini, maydanozunu ve zeytinyagini bol tutmak. Bu ucunde comert davranirsaniz enfes dolmalar yaparsiniz diyorum.


Sevgiyle ve afiyette kalin...

Sunday, November 22, 2009

Iyi ki Dogdun Berat


Bugun kardesim Ebru`nun ortancasi Berat`in dogum gunu. Bu O`nun ikinci dogum gunu. Daha once de soyledigim gibi Berat`in dogum gunu senede iki kez kutlanir. Birisi Berat gecesine tekabul eden gun, digeri de normal dogum gunu olan 22 Kasim. Sansli cocuk vesselam...


Ne zamandir O`na Cimbom pastasi sozum vardi ama bir turlu yapamiyordum, elim degmiyordu. Sonunda bugunu firsat bildim ve yaptim. Enver Fatih`in dogum gunu de Turkiye`ye donme gunumuzden 2 gun onceye denk gelince gumburtuye gitmisti. Bizim evde ne bilgisayar kalmisti ne de baska bir esya, herseyimiz satilmis ve biz bos evde geciriyorduk son gunlerimizi.

Nurefsan`in dogum gunuyse esimle ayni gun. O`na da dalak buyumesinden rahatsiz oldugum gunlere denk geldigi icin kedidilli bir pasta yapmistim kolayina kacarak. Iste bu yuzden Saliha`nin pastasinda oldugu gibi 3 kardes de dahil oldu konsepte.


Modellemesinden de anlasildigi uzere Nurefsan 3 kardesin en buyukleri. Upuzun siyah saclari var dalgali. Tam 12 yasinda. Berat benim Serhat`tan 5 ay buyuk, 10 yasinda, tam bir futbol ve Cimbom sevdalisi. Enver Fatih de tekne kazintisi, Berat`dan 9 yil sonra katildi aileye, henuz 1,5 yasinda. Sevimli sey, dislerini tamamliyor simdilerde...


Gelelim kekimize... :) Ulker`in hazir Dankek`i :) Yani ben yine isin kolayina kactim. Zaten yiyemeyecek ki yavrucuklar. Ustelik bugun misafirlerim de vardi. Onlardan kalan ikramlar varken yeni bir pasta yapmak istemedim. Icing ile sinirlara yildiz, bir de tam ortaya GalataSaray`in bas harfleri...hepsi bu. Gerisi de seker hamurundan modellenmis cocuklar, iki cimbom flemasi, iki de cimbom topu, olay bu... :)

Iyi ki dogdunuz canim yegenlerim... Iyi ki varsiniz... Allah sevdiklerinizle ve sevenlerinizle hayirli, uzun bir omur yasatsin sizlere.

Sevgiyle...

Friday, November 20, 2009

3,2 1 Motor Beni Mimlemis...

Yakinda bu sayfanin ilk dogum gununu kutlayacagim ben de. Ilk yazimda bahsettigim gibi aniden buluverdim ben kendimi blog dunyasinda. Ihtiyac duydukca bakardim internetten yemek tariflerine, diger bloglarla ise hemen hemen hic ilgilenmezdim bir iki arkadasimin blogu disinda. Basina oturacak olsam sanal alemin, "cok zaman harcadim" diye pisman olarak kalkardim genelde pc basindan. Simdi de cok degisen birsey yok aslinda. Listemden de anlayacaginiz uzere cok fazla takip ettigim blog yok. Gercekten zaman israfina kolay kayabileceginiz bir zemin cunku. Ama takip ettiklerimi gezerken rastlardim bu mimleme oyununa ve gulumserdim kendi kendime. Cunku birbirlerini ziyaret ede ede oyle guclu baglar kurulmus ki, benim hic bir zaman mimlenmeyecegimden emin, gecer giderdi gunlerim guzel guzel... :) Ta ki 3,2,1 Motor`un sahibi sevgili arkadasim Senay Hanim`in beni mimlemesine kadar... O halde hemen cevaplayayim sorulari...

BLOGA NEDEN BU ISMI VERDIM?

Ben 5 ay oncesine kadar Amerika`da yasiyordum. Orada kaldigim 5 yilin son yilinda pasta susleme isine merak sardim ve kurslarina yazildim. Daha sonra yaptigim pastalarin fotograflarini aileme ve yakin arkadaslarima gondermeye basladim. Tabi fotonun yaninda da bir bloga yazar gibi her pastamin hikayesini de yaziyordum. Sonra facebook` daki sayfama da atmaya basladim bu fotolari. Ama facebook`daki listeme de fazla kimseyi almam zaten. Yani o rahatlik icinde atiyorum fotolari oraya da. Daha sonra Amerika`daki yakin arkadaslarimdan biri olan Hacer Hanim`in evinde, arkadas gurubumuzla cay iciyorduk birgun. Hacer Hanim bilgisayar muhendisidir, hemen oracikta bana birkac ozel soru (sifrelerim falan yani :) )sordu, henuz anlayamamistim ki "Blogunun adi ne olsun?" dedi. Fazla dusunecek vaktim olmadi yani. Kendi bilgisayarimda da pasta fotograflarimi "Nafiye`nin Mutfagi" adi altinda arsivledigim icin bir an bu cikti agzimdan. Zaten bastan beri iddiali olsun istemedim, banner`a da kendi mutevazi mutfagimin fotosunu koyduk beraberce. Renkleri de hep iddiasiz renklerden sectim. Iste boyle geldik, boyle mutevazi de devam ediyoruz bakalim... :)

BLOGU YAZARKEN ATTIGIM STAR TRIBI?

Yok, gercekten yok. Oyle kendi halinde biriyim iste. Hatta birakin star tribini, laptop`imi koydugum masaya oturdugum sandalye biraz yuksek geldigi icin kamburumu cikararak yaziyorum bazan. :) Aklima gelirse hemen diklestiriyorum sirtimi. O yuzden hizlica yazip cikmaya calisiyorum netten. Zaten genelde de ya hazirlanacak, ya da okunacak bir suru yazili kagidi oluyor beni bekleyen...

EN SON SATIN ALDIGIM GARIP SEY?

2 adet daksil. Birisi su eski sivi, fircalilardan, digeri de uzerine kagit yapistirir gibi olanlardan. Ben yenilikleri zor kabullenen biri olarak eski modellerinden de "ne olur ne olmaz" diyerek almayi tercih ettim. Sinif defterini veya yazili kagitlarini okurken cok ihtiyacim oluyor da :).

SEKER GIBI OLDUGUM ANLAR?

Yaklasik 1,5 aydir sabahlari ogullarimi ve esimi servislerine bindirdikten sonra tekrar yukari cikmiyorum. Oturdugumuz sitenin yuruyus parkurunda 2,5 tur tempolu yuruyusten sonra, bir de uzerine Ebru Salli ile Plaset yaptim mi degmeyin keyfime. Gercekten kendimi bomba gibi, cok iyi hissediyorum. Iste seker gibi oldugum anlar o anlar. Malum cikolata yedigimizde oldugu gibi spor yaptigimizda da mutluluk hormonu salgiliyoruz. :)

"ARKADASIM, SORMAYIN ARTIK SUNLARI" DEDIGIM SEYLER?

Cok ozele girmedikten sonra beni de hicbir soru rahatsiz etmez saniyorum. Umarim yanilmiyorumdur. :)

AYNAYA BAKINCA GORDUGUM?

30`lu yaslarin ilk yarisinda bir kadin goruyorum aynada. Son yillarda hep kisa saclari. Yas, sairin dedigi gibi yolun yarisina yaklassa ve cok ciddi bir hastaligi olsa da, o vazgecmeyecek gulumsemekten. :)

KENDINI OKUTAN BLOG DEDIGIM?

Acikcasi oyle bir iddiam olmadigini ilk yazimda soylemistim daha. Cok iddiali bloglarin da uzun sure takipcisi olabilecegimi sanmiyorum. Ama en cok pasta bloglari ilgimi cekiyor benim. Belki de damakla ilgili oldugundandir. Ama daha ziyade pasta susleme isini cok sevdigimden olsa gerek, susleme kismini yeme kismindan daha cok seviyorum inanin. Estetik de onemli benim icin, tipik bir basak kadiniyim cunku. Surf yaparken gozume cok estetik gelen bloglara bi sure goz gezdirebilirim. Ama uzun uzun yazilar olan bloglarin pek misafiri olamiyorum malesef. :(

BU BLOG SAHIBINI NERDE GORUYORUM?

48 tane ogrencimin icinde. Onlara kocaman pastalar yapmisim. Bagirip duruyorlar "Ogretmenim, bir dilim daha, lutfennnn..." diye. Ben de "Bagiranlara degil sessizce parmak kaldiranlara vericem, nerde benim papatyalarim? diyorum. Hepsi arkalarina yaslanip, bagirip itismekten vazgecip, papatya vaziyetinde sessizce parmak kaldiriyorlar. Hepsine fazla fazla yetiyor pastam. Ogrencilerimin icinde benim ogluslarim da var. Serhat yine "Beni kendi sinifina alsan ne olurdu sanki anne?" diye sitem ediyor. Ne yapayim, ben kuralci bir basagim...

Ben de sevgili arkadasim Gulbera sitesinin yazari Hatice Hanim`i mimliyorum. Kolay gelsin Hatice Hanim...

Sunday, November 15, 2009

Iyi ki Dogdun Saliha


Bugun abimin ortanca kizi Saliha`nin dogum gunu. Modeli O`na hic benzemedi ama idare edecegiz artik. Daha once de bahsetmistim. Hayatin gunluk telasi icinde kaynayip gitmisti Saliha`nin ablasi Rumeysa`nin dogum gunu pastasi. Aklimda iki kiz kardes pastasi vardi. Ama sonra Ekrem`in uzulebilecegi geldi aklima ve O`nu da dahil ettim konsepte. Ekrem`in dogum gunu pastasi da olmali arsivimde diye dusunuyordum ama bi turlu bulamadim. Bulursam onu da yayimlarim sonra.

Saliha butun gun sacinin, ustunun, basinin susuyle ugrasan bir afet. Aynanin karsisina gecer "Ben guzelim, ben guzelim" der dururdu kendi kendine kucukken. Hala oyle mi bilmem... Annesine sormak lazim... Ablasi da guzellikte hic de ondan eksik degil hani... Ama karakterleri gercekten farkli. Ablamiz daha sessiz sakin, hafiften de genc kiz olmaya basladi, belki de ondan. Ekrem Tamer`e gelince... O son numara, tekne kazintisi. Bu yaz daha 7 sinde acik kalp ameliyati gecirdi. Allah`ima binlerce kez sukurler olsun ki cok basarili bir ameliyatti ve simdi turp gibi masallah...


Pastamiz yine BIM`in hazir kakaolu pastabanindan. Arasi kivili ve beyaz damla cikolatali. Sarmasiklar arasinda olsun istedim 3 kardes ve hep bagli olsunlar istedim birbirlerine sarmasiklar gibi... Bebekler seker hamurundan, sarmasiklar ise icing. Siz tadina bakamayacaksiniz ama bayramda gelirseniz daha guzelini yaparim size, ne dersiniz yegenlerim...?

Eh.. hazir 3 kardesin hepsini de tanitmisken bugun Saliha`nin dogum gununu kutluyor olsak da ucune birden ithaf ettim bu pastayi. Allah ucunuze birden hayirli, uzun omurler versin yavrularim. Allah ananiza babaniza bagislasin. Omur boyu sevdiklerinizle ve sevenlerinizle birlikte olun insallah. (amin) Iyi ki dogdunuz, iyi ki varsiniz... Sizi cok seviyorum...

Sevgiyle...

Thursday, October 29, 2009

Hala Kizi Ozlem ve Kankasi Sule Icin Pasta


Ozlem baklavaci Sefure halamin tek kizidir. Sule`de O`nun 32 yillik arkadasi, kankasi... Aslen kardesim Ebru`nun akrani olurlar. Ve hatta facebook uzerinden gorusmelerimizde yazin Ebru`yu gormeyi cok istediklerini soyluyorlardi ama onlar firsat bulup bizi ziyarete gelesiye Ebru coktan donmustu Almanya`ya. Kismet...


Cocukken Ozlem bize yatiya geldiginde kardesimle Baris Manco`nun "Hala kizi Zehra" sarkisini soylerdik Zehra kismini Ozlem diye degistirerek. Cok guldururdu Ozlem Ebru ile beni . Su yasa geldi, boyu kadar iki oglu oldu ama hala ayni muzip, neseli kiz... Soyleyim size, iste buraya yaziyorum, "Bu kadin 70 yasina da gelse yaslanmaz."


Ozlem o gun gec haber verdi geleceklerini. O yuzden hazirliklarin bir kismini onlarin yaninda tamamladim. Hatta pastayi bastan sona onlarin yaninda yaptim. Allah`tan evde pastaban varmis, olmasaydi napardim acaba? Herkesin eli degdi bu pastaya, en cok da sekil A`da goruldugu gibi Ozlem`in... Malesef icing olmadigi icin krem santiyi ne kadar koyu hazirlasam da Agustos sicagina fazla dayanamiyor palyacolar. Cocuklardan birinin israri uzerine bir tane de spiderman kondurduk tam ortasina palyacolarin. Alakasiz oldu ama kirmayalim dedik cocuklari...

Bu arada ucumuzun de 2`ser oglu var iyi mi...? O gun bize annelerimiz de eslik etmisti. Yani 3 anneanne, 3 kiz, 2`serden 6 tane de erkek torun. Takimin tamaminin da fotosunu koyacaktim ama her birinde ayri bir kusur buldum ve eklemedim. En kisa zamanda bu bulusmayi tekrarlamak uzere kizlar, ama bu sefer Ebru gitmeden gelmeniz sartiyla... :)

Sevgilerimle...

Tuesday, October 27, 2009

Pasalar Sunnet Oldu


Bu yaz Temmuz`un 14`unde Ankara`da baba ocaginda hem benim hem de kiz kardesim Ebru`nun ogluslarin sunnetleri yapildi. Biz henuz mevlidini bile yapamadik gerci ama en azindan "azicik ucundan" kesilme hadisesi gerceklesti.


Fotograflarda 3 cocuk goruyorsunuz ama aslinda 4 cocuk kesildi. Kardesimin minik bebeginin fotograflar arasinda bi turlu bulamadim uygun sunnetli resmini. Zaten kardesimin de benim de sunnet dugunu yapacak kadar vaktimiz yoktu baba ocaginda. Hatta dedigim gibi ben hala mevlidine bile firsat bulamadim. Artik mecburen bir sonraki yaza kaldi eglence hadisesi...


Tanidiniz degil mi? Koltukta oturup ayagini sandalyeye uzatan benim ufaklik Vedat Alp... Uyuyan guzellerden el ense yapmis olan kardesimin ortanca oglu Berat. Taklitlerinden sakinin, cunku o hakiki Berat, gercekten Berat gecesinde dogdu ve adi planlanmadigi halde aniden BERAT oluverdi... Ellerini midesinin ustunde kavusturup uyuyan da Serhat... Dedigim gibi Enver Fatih`in fotosu yok :( malesef...


Baba ocagi tam seyranlikti o gun. Uyusturucunun etkisi gecen pasalar birer birer basladilar aglamaya. Minik Enver Fatih ise bu sayede konusmayi ogrendi nerdeyse. "anne" "baba" "mama" "dede" vb. kelimelerden baska kelime bilmeyen cocuk hastaneden dondugunde "Acidi, annem, acidi" diye basiyordu feryadi. Cocugun haline gulelim mi aglayalim mi sasirdik valla...

4 sunnetli cocugu evde avutmak hic de kolay olmadi. Agri kesicilerin etkisi gectikce biri sussa digeri basliyordu aglamaya. Neyse ki tam karsilarina kurdugumuz laptopda cizgi film seyretmek bir nebze oyaladi onlari. Darisi sirasini bekleyen tum pasalara olsun. Allah bizlere de universiteye gidislerini, mezun oluslarini, damatliklarini ve daha pekcok muruvvetlerini gostersin insallah... (amin)

Sevgiyle...

Friday, October 16, 2009

Dogum Gunleri Cakisinca...


Gecmise gidiyoruz bugun... Yazamadigim gunlere... Fotograftaki tarih Mayis`in 8` i degil, Agustos`un 5`i... Amerika`da tarih atilirken once ayi, sonra gunu yaziyorlar. O gun sevgili kardesim Ebru`nun pek degerli esi Kadir Abi`nin dogum gunuydu. Ayrica o gun Berat gecesiydi ve sevgili ogullari Berat`in da hicri dogum gunuydu. Berat`in her sene iki kere tebrik edilir dogum gunu. Biri dogdugu gun olan 22 Kasim`da, digeri de Berat Kandili ne zamansa o zaman...


Ayrica o gun tatilden evlerine yani Almanya`ya donus gunleriydi. Kelimenin tam anlamiyla pastalarini yiyip hemen yola ciktilar. Kara yoluyla 3-4 gunluk bir yolculuktan sonra cok sukur salimen evlerine vardilar. Sanirim hayatimda yaptigim en hizli pastalardan biriydi. Onlar yola cikacaklari icin acele ettikce, ben de yiyemeden gidecekleri korkusuyla acele ettim. Cok kusurlu bir pasta ama zaten maksat gonul almakti... Umarim oyle de olmustur. Iyi ki dogdunuz Kadir abi... Iyi ki dogdun Beratcim... Allah sizi ailecek birbirinizden hic ayirmasin ve bir omur saglik, mutluluk, huzur, esenlik versin insallah...

Bu arada atlamak istemedigim bir konu var ki; o da pek bi mukemmeliyetci yapisi olan, mesela bacisinin yani Sefure Halamin baklavasindan baska baklava begenmeyen canim babacigim da pastami begendi. Gerisini siz anlayin artik... :)

Kekim yine BIM`in hazir pastabanlarindandi, arasina meyve koydum mu koymadim mi suan hatirlayamiyorum bile. Bu tarihte esim tez savunmasi icin Amerika`daydi. O yuzden icing`im yoktu henuz. Esim donuste getirmisti bana 1 kova icing. Yani sweet pea (tatli bezelye cicegi) denilen beyaz cicekleri de, yapraklari da krem santi ile calistim, hem de klimasiz bir mutfakta. Bu yuzden istedigim kivamda degil cicekler... Bir de sinirlarin etrafina pasta incisi dizdim bu sefer ama bu yenmeyen sadece dekore amacli satilanlardan... Umarim begenmissinizdir...

Sevgiyle...

Tuesday, October 13, 2009

Iyi ki Dogdun Canim Esim, Iyi ki Dogdun Nurefsan...


Merhaba dostlar... Birileri bana, bu mutevazi sayfaya bu kadar ara verecegimi soylese inanmazdim herhalde. Malum, sartlar buna zorladi beni... Biliyorsunuz; Turkiye`ye, yurdumuza kesin donus yaptik yaklasik 3,5 ay once... Bir taraftan aile hasreti, bir taraftan alisma sureci, derken oglanlarin sunneti, uzerine yeni gorev yerimiz Kahramanmaras`a tasinma ve yerlesme, bir taraftan Ramazan... daha sayayim mi...??


Inanin daha bunun gibi, hatta daha onemli o kadar seyler yasadik ve atlattik ki... 7 yasindaki yegenimin acik kalp ameliyati, esimin tez savunmasinin stresi... gerisini saymak istemiyorum artik... Aslina bakarsaniz, anlatacak cok sey birikti ama zamana birakalim diyorum...


Basliktan anladiniz zaten... Bugun sevgili esim Ferhat Bey`in dogum gunu. Her ne kadar hafta sonunu yine buyuyen dalagim yuzunden yatak istirahatli gecirsem ve esim "Sakin hasta halinle pasta falan yapayim deme Nafiye, pastamizi hazir aliriz" dese de, dayanamadim ve onun icin birseyler hazirladim.


Bu hazirliklar ayni zamanda Almanya`daki yegenim Nurefsan icin... Bugun, O`nun da dogum gunu... Bu 3,5 ay arada bir suru dogum gunu kacirdim, pastasini yapsam da siteye atamadigim icin bu platformdan kutlanmadi malesef. Zamani gecse de firsat buldukca hepsine deginecegim insallah...

Evet.... Gelelim menumuze... Gordugunuz uzere hastaligimdan dolayi harika bir menu yok ortada. Pogacalarimiz daha once buradan tarifini verdigim Tulay`in pogacasi, ic malzemesi peynirli, maydanozlu... Ic malzeme artinca dolapta duran 3 yufkamdan da menu de olmamasina ragmen bir de borek yapiverdim...

Dolma biberleri Bahcelievler pazarinda gorunce vurulup almistim. Cunku oyle tazecik, oyle miniciklerdi ki tam bir catallik, bir lokmalik... Ilk defa olarak Maras`li yeni tanistigimiz Gaffar amca ve esinin verdigi ev yapimi bulgur ile yaptim dolmalarimi, biz normalde pirincle yapariz aslinda. Biz cok begendik bulgurlu halini de... Bir de zehir gibi aci cikmasaydi biberler... Allahtan esim acinin her siddette olanini yiyebiliyor da bosa gitmedi emekler... Dolmalari hafta sonu esimle doldurmustuk bu arada. Onun da ellerine saglik yani...

Kiymali makarnayi da esim yapmisti sagolsun... Dun yaparken bugun kendi dogum gunune onune gelecegini hic dusunmemistir herhalde. Dolmabiberler ve kiymali makarna onceden hazir olunca ayriyeten salata yapmama da gerek kalmadi. Malumunuz dalak buyumesinden muzdaribim ve morfinlerle ayaktayim, bu yuzden pastamiz kedidilli... Bu durum icin en cok sen kusura bakma Nurefsancim... Dogum gununde senin icin yapilacak pastayi bu platformdan aylardir bekledigini biliyorum. Beni mazur gorecegini umuyorum. Teyzen sabah 6`da bir kalkiyor, gece yarilarina kadar ayakta kaliyor. Gunde 6 saat derse giriyor ve tam 48 ogrencisi var. Iki ogrencisi de daha da ozel ilgi gerektiriyor. Evde ki 2 ogrencim olan kendi cocuklarimi yani kuzenlerini de unutmayacagini umuyorum. Suslu puslu bir pasta yapamasam da seni cok seviyorum bitanem... Yakin zamanda ilk goz agrimiz Rumeysa`nin da dogum gunu vardi. Ondan da bilahare bahsedecegim icin simdilik kisa kesiyorum. Cunku yakinda insallah Saliha`nin dogum gunuyle beraber iki kiz kardes pastasi gelecek onlara bir aksilik olmazsa...

Evet...Kedidili Pastasi da okuldan bir ogretmen arkadasimin tarifi. Kedidillerini, taze pastaneden cikmis degilse, yani hazir paketse bir subardagi soguk sutun icine batirip islatmak suretiyle borcama diziyorsunuz. Eger pastaneye siparis vermisseniz ve size sicacik teslim etmislerse islatmaya hic gerek yok... Uzerine koyu kivamda hazirlanmis beyaz cikolata sosunu pisirip dokuyor, arasina istege gore meyve dilimleri koyuyorsunuz. ben muz dilimleri kullandim. Uzerine yeniden soguk sut ile islatilmis kedidilleri ve bu sefer kahverengi cikolata sosunuzu pisirip uzerini tamamen kapliyorsunuz. Gonlunuzce de susluyorsunuz. Ben dovulmus antep fistigi, findik ve badem kullandim.

Baska bir ogretmen arkadasimin yardimiyla da esimin dogum gunu hediyesini aldik. Malum hala Maras`i tam olarak ogrenemedim. Aslinda okul yolumdan baska bir yol bilmiyorum desem abartmis sayilmam.

Anlatacak cok sey olmakla birlikte bugunluk bu kadar yeter diyorum. Iyi ki dogdun canim kocacigim... Iyi ki seninle evlendim... Iyi ki yanimdasin... Iyi ki es olduk birbirimize... Ve iyi ki cocuklarimin babasisin... Seni Cok Seviyorum...

Sen de iyi ki dogdun Nuriscigim... Iyi ki annenin ve babanin kizi, benim de yegenim oldun... Allah seni hep iyilerle karsilastirsin ve hep guzel yazilar yazsin sana bi tanem... Seni de Cok Seviyorum...

Sevgilerimle...

Tuesday, June 16, 2009

Ayakli Pasta

Tugrul Abi icin yaptigim ama kremasi eridigi icin fotosunu buraya koyamadigim pastadan artan kremayi degerlendirmek adina, hem de dekorasyonun nasil yapildigini gormek isteyen arkadaslara gostermek icin yapilmis bir pasta bu da....


Betty Crocker`in kremasi ancak kaplamaya yariyor, suslemeler icin hic uygun degilmis kivami. Pastayi siyah krema ile kaplamak hicbir zaman gecmezdi aklimdan gerci :) . Eh renk olarak hic de ic acici olmasa da yine de yedik pastamizi...


Kursa gittigim zamanlardan hazirladigim papatya ve diger cicekleri kullandim suslemede. Alt kat muzlu idi, ust kat ise cilekli.


Pasta ayaklarini ilk kez kullandim. Benim cok hosuma gitti sahsen... Tugrul abi`ye yaptigim pasta da boyle ayakli olacakti aslinda, malesef ayaklari piknik yerine goturmeyi unutmusum.


Bu da pastamizin kusbakisi gorunusu... Bir daha siyah pasta yapmamak uzere...

Sevgiyle...

Monday, June 15, 2009

Tugrul Abi`nin Dogum Gunu Pastasi


Bu pasta hem kendime, hem Gulcin ve Ruveyda Hanimlara veda pastasiydi, hem Pelin Hanim`in esi Tugrul abinin dogum gunu ve hem de Comp. sinavlarini basariyla veren Tugrul abinin ve Birgul Hanim`in esi Ahmet abinin tebrik pastalariydi.


Tum bu mutluluk verici olaylari kutlamak icin Leesvania`da deniz kenarinda bir piknik organize ettik coluk cocuk ailecek. Bizim Amerika`dan ayrilacak olmamiz huzun verse de hepimize, karar verdik olaya olumlu tarafindan bakmaya. Iyi ki gelmistik buraya ne de olsa ve iyi ki tanisip unutulmaz, hatiri sayilir arkadasliklar kurmustuk. Nasil olsa gorusecektik bundan sonra gucumuz yettigince, yuzyuze olmasa da sanal alem ne gune duruyordu... Zaten ailelerimizle de oyle gorusmuyor muyduk?

Bu pasta iki katliydi aslinda. Foto da gordugunuz alt kat buradan ayrilacak olan 3 aileye veda pastasi... Ust katta dogum gunu ve comp. u veren beylere tebrik pastasi. Dogum gunu olan Tugrul abinin "Besiktas" li olmasindan yola cikarak "Betty Crocker"in siyah kremasini aldim. Malesef kivami cok yumusakti, beyaz icing ile kapladigim pastaya siyah kremayla yaptigim her turlu sus eridi... "BJK" yazisinin yerinde erimis ve etrafa bulasmis siyah krema duruyordu sadece. Ben de bundan sonra "Wilton" dan sasmamaya karar verdim. Wilton`in kremasiyla hic boyle kotu surprizler yasamadim daha once. Bu yuzden ust katin fotosunu koymuyorum. Arkadaslar sagolsunlar, goruntu kotu olsa da yediler ust kati da ama foto buraya koyulacak gibi degil...

21 Haziran` da yola cikiyoruz. 24 saatlik ve 3 aktarmali bir yolculuktan sonra Ankara`da olacagiz insallah. Hem cok mutluyum, hem de huzunlu. Burada aci olaylar da yasadim, cok mutlu gunlerim de oldu. Herseyden onemlisi hicbiryerde edinemeyecegim tecrubelerim var artik hayata dair. Turkiye`de bizi neler bekliyor, merakla bekliyorum... Bir yanim burada kalacak, o kesin... Diger yarim da mutluluktan ucuyor aileme, sevdiklerime kavusacagim icin. Keske buradaki arkadaslarimi ve sevdigim herseyi de paket yapip goturebilseydim buyuk bir ozenle yanimda. :) Ama ne care........

Sevgiyle ve huzunle...

Friday, June 5, 2009

Esimin Elma Tatlisi


Ben pasta kursundayken esim yapivermis bu elma tatlisini. Cok da makbule gecti, ben yokken misafirimiz de gelecekti cunku. "Nasilsa Senem yabanci degil, kurstan gelince onunla beraber yapariz birseyler" diye dusunuyordum ki geldigimde tatli dahil hersey hazirdi. Esimle ne kadar gururlansam azdir.


Ben boyle dusunedururken, esim benden tesekkurler, Senem`den hayretler, Senem`in esi Serkan Bey`den de "Kotu ornek oluyorsunuz abi..." sitemleri aldi bolca. :) Ne diyeyim; esim gibi nesli tukenen caliskan, esine yardimci beylerin sayisi artsin ki, ornekler cogalsin. Biricik esim de hemcinslerinin sitem ve baskilarindan kurtulsun... Kocaman bir "AMIN"...

Tuesday, June 2, 2009

Seker Hamuru Kursunun Final Pastasi


Merhaba dostlar... Uzerinize afiyet 10 gunluk bir hastalik sureci yuzunden uzak kaldim bu mutevazi sayfadan. Bircok sey ust uste geldi. Hastaliklar, misafirler, Maras`a tayin isteme durumlari, Turkiye`ye donus hazirliklari, esyalarimizi satma cabalari vs...vs...


Gorusemedigimiz bu sure icinde gecen Pazartesi "Flowers and Borders" kursunu, dun ise "Seker Hamuru" kursunu bitirdim. Seker Hamuru kursunun final pastasi iste bu... 2. kursun final pastasi malesef hastalikla cebellesiyor oldugumdan yok. Sirf o gunki kursu kacirmayayim diye cifter cifter agri kesici yuklenip gittim kursa ama malesef kek goturmeyi de unuttum, o gunun kursun son gunu oldugunu da... Zaten ogreneceklerimi hocadan hizlica ogrenip erken dondum eve, dokuluyordum cunku. Iyiki de erken donmusum, evde iyice fenalastim. Aksi halde basima birseyler gelebilirmis disarida Allah korusun.


Bembeyaz bir pasta olsun istedim bu da. Alt kat cilekli karisimdan, ust kat ise limonlu... Pastayi icing ile kapladim, ust katin sinirlarini yildiz, alt katinkini ise deniz kabugu calistim. Kapinin onune kadar arabada sag salim getirdigim pastayi, tek elimle hem pasta malzemelerinin oldugu poseti tasiyip hem arabanin kapisini kapatmaya ugrasirken az kalsin deviriyordum ki, son anda kurtardim. Ama alt katin deniz kabuklari bozuldu bu arada. Ben de eve gelince foto cekmeden once minik yuvarlaklar yaptim artik deniz kabuklarinin yerine.


Gullerin tamamini kursta calistim. Bir de ne goreyim, millet kullanacagi cicekleri evde yapip getirmis, hazir cicekleri tikir tikir koyuyorlar pastalarina. Gerci onlar da sinirlari falan evde yapmamislar, ben de sinirlari evde yapmistim. Geriye sadece 3 numarali ucla minik yuvarlaklari yerlestirmek kaldi. Sertifikami alip geldim sonra da...

Malesef 4. ve son kurs olan "Gum Paste" kursu yetismeyecek. 4 dersin ikisine katilamayacagim icin kaydolmamaya karar verdim. Zaten ucus tarihimize cok yakin, en yogun gunlerime denk geldigi icin kaydolsam bile diger ikisine de katilabilecegim mechul. Saglik olsun, TR. de tamamlariz onu da kismetse...

Sizleri cok ozlemisim... Sevgiyle...

Tuesday, May 19, 2009

Seker Hamuru Kursunun Ilk Pastasi "Gullu Pasta"


Dun aksamki kursta yaptim bu pastayi. Pandispanyasi yine Red Velvet`liydi. Yeni tanistik bu kek karisimiyla. Kipkirmizi pisiyor keki, biz cok sevdik, sanirim cilekli ve limonlu karisimdan sonra bu da en cok kullanacagimiz karisimlarin arasina girecek bundan sonra.


Misafire cikacak bir pasta olmayacagindan keki katlandirmadim bu sefer. Sadece ince bir tabaka icing ile kapladim.


Beyaz seker hamurunu actim sonra, bir guzel de kapladim. Birinci ve ikinci kurslar sebebiyle uzun suredir icing ile calisiyordum. Ne zamandir seker hamuru degmemisti elime. Yine de onceden epey calistigim icin zorlanmadim. Acmayi ve kaplamayi en once bitirdigim gibi diger kursiyerlere de yardim ettim. Kendime de bir aferin dedim hani... :)


Daha sonra pembe ve yesil seker hamurlarini renklendirdim. Pembe hamurdan oncelikle kucuk cicekleri calisarak alt sinirlari olusturdum. Sonra da gulleri calismaya basladim. Suphesiz onceden de gul yapiyordum kendi capimda. Ama bu sefer isin ilmine gore calismak cok hosuma gitti. Kursa katildigim icin bir kere daha tebrik ettim kendimi. Yaptiginiz ise ne kadar ilginiz ve yeteneginiz olsa da okullu olmak baska birsey, bunu bir kere daha anladim.


Son olarak da yapraklari calistim. Belki ufak tefek bir iki sey daha yapilabilirdi ama bu sefer sade bir pasta olsun istedim. Mutluyum, okullu olduktan sonraki seker hamurlu ilk pastam...

Sevgiyle...

Monday, May 18, 2009

Cicek Sepeti Pastasi


Amcamin vefatindan sonra hic elimi suresim gelmedi bloga. Ama hayat bu, herseye biraktiginiz yerden devam etmek zorunda kaliyorsunuz. Gecen Cuma gunu okul cikisi Efkan Serhat`in sinif arkadasi Davut bize geldi pijama partisine. Bir onceki Cuma`da Serhat onlarda kalmisti. Hic modumda degildim ama cocuklara pasta yapmam gerekiyordu. Gerci iyi de oldu, acildim, kafam dagildi, biraz kendime geldim. Gerci amcam topragin altindayken iyi olmayi da kendime yakistiramiyorum ama, kalbimi titreten ezgiler dinlemek, canimi yakmak, acimi taze tutmak istiyorum sanki, bilmiyorum daha ne kadar surer bu duygu. Insanoglunun nankorlugu aciga cikmasin istiyorum sanki, normal yasantimiza donebilmemiz garibime gidiyor. 2 amcam ve 2 dayim yok artik bu dunyaya. Ve biz yine de yiyoruz, iciyoruz, onlar topragin altindayken. Anlayamiyorum, bazan kendimi bile anlayamiyorum...


Acimiz olsa da cocuklarimizin arkadaslariyla olmalarina ve olayi hissetmemelerine calistik. Henuz kavrayamiyorlar cunku olumu. Bu pasta da onun icindi isin asli, ogrenmesinler ve ardi arkasi gelmeyen sorular sorup ben cevaplayamadikca uzgun yatmasinlardi uykuya.

Sizleri de fazlasiyla bunalttim, farkindayim, ama elimden baska birsey gelmedi. Ister istemez duygularim dokuluverdi kalemimden yine...


Bu "Red Velvet" keki ince bir icing tabakasiyla kapladim. Kenarlarina yesil icing ile sepet orgusu calistim. Uzerine de gecen hafta kursta calistigimiz menekse, elma cicegi, gonca gul, yaprak ve kelebekleri yerlestirdim. Ha... unutmadan... bu cicekler royal icing ile hazirlaniyor ve pastaya yerlestirebilmek icin kurumasini beklememiz gerekiyor. Yerken pastanizin ustunde kitir kitir sekerden cicekleriniz oluyor yani...

Hepinize kucak dolusu sevgiler...

Thursday, May 14, 2009

AMCACIGIMIN HELVASI

Basliktan da anlasildigi uzere malesef amcami kaybettim. 5 Mayis`tan beri benden saklanan bu haberi 2 gun once bir tesaduf sonucu ogrendim. Ve yasimi da yalniz basima tutmak zorunda kaldim. Arada okyanuslar oldugu icin telefonda bassagligi dilemek zorunda kaldim ki; bu cok zor bir durum. Sagolsun arkadaslarim yalniz birakmadilar ve bugun onlarin da varligi ve dualariyla helvasini kavurduk.Bir bir aklima geliyor simdi canim amcamin halleri. Uzun havalari dinlemeyi severdi. "Ne anliyorsun amca uzun hava dinlemekten" deyince her zamanki gibi gulumseyip basini sallayarak dinlemeye devam ederdi. Cocukken bayramlarda harcligimizi hic ihmal etmezdi. Torunlarina hic kiyamaz, kucaginda hoplatir dururdu onlari. Benim ogullarimi da kendi torunu gibi severdi. Ziyaretlerine gittigimizde hic usenmez kendi elleriyle mangal yapardi bize yengemle beraber. Babama gore ise hayatindan hic sikayet etmeyen biriydi. "Basim agriyor" dedigini bile duymadim" diyor babam. Bir bebek masumiyeti icinde sehadetle canini teslim ettigini soyledi Yasemin ablam da. Ablamsa yuzundeki cizgilerin bile kaybolup pasparlak, aydinlik bir hal aldigini soyledi.
Bense burada kendi canimi yakip durdum iki gundur. Birseye gulumseyecek olsam kendimi ayipladim, kizdim kendime. Sonucta hepimizin gidecegi yer orasi ve onemli olan hayirla yadedilerek olmek. Arkada bir hos sada birakmak. Amcam simdilerde hayirla yadediliyor. Tum akrabalarimizin evinde anilari, iyilikleri anlatiliyor. Allah rahmet eylesin sana canim amcacigim, Rabbim mekanini cennet etsin, bizi de orada kavustursun. Allah sizlere de guzel bir sabir versin yengecim, Yasemin ablacigim, sevgili Murat ve Dilek kardeslerim.
Allah tum olulerimizin ruhlarini sad etsin. Tum okuyuculardan bir Fatiha rica ediyorum, esirgemeyin lutfen...
Sevgiyle ve huzunle...

Sunday, May 10, 2009

Annecigime Pasta


Canim annem, 6 senedir "anneler gunu" nde ayriyiz. Nasil ozledim seni bir bilsen. Hep derdin "anne olunca anlarsiniz beni" diye. Daha anne oldugum ilk gece ameliyathaneden cikarken anladim seni. Cocugumun yuzunu bile gormeden henuz, ne zor meslekmis annelik, bildim. Daha yavrumun gaz sancilariyla yuzlesmemistim, yemek yememesiyle, soz dinlememesiyle, tuvalet aliskanligi edindirmenin zorluklariyla tanismamistim. Ama anladim, cok zor bir yolculuga ciktigimi. Dayanilmaz acilarla uyandigimda narkozdan, ilk sozum sen olmustun, inan bana. Doktorlara ilk senin nerede oldugunu sormustum.


Meger ne buyuk bir gorevmis senin ki. Cennet neden annelerin ayaklari altinda, anladim anne olunca. Seni uzdugum gunlere bin pisman oldum "beni hic uzmediniz" dedikce sen. Sen nasil bir varliksin anne? Almadan veren, yemeden yediren derler ya... Seni en iyi tanimlayan sozlerdir heralde. Canim annem, bak ben de anne oldum. Hissedebiliyorum artik senin hissettiklerini. O yuzden seni uzdugum her an icin ayri ayri affet beni ne olur. Seni gururlandirdigim gunler oldu ise, bil ki o da senin guzel emeklerindendir annecim, gurur senindir yani. Annem oldugun icin ne kadar sukretsem azdir Rabbime. Tesekkur ederim annecim emeklerine, iyi ki varsin ve iyi ki benim annemsin.

Saturday, May 9, 2009

Indianapolice Gezisi 2 - Hayvanat Bahcesi


Hayvanat Bahcesi, Indianapolice Gezi`mizin ikinci ayagiydi. Yukaridaki foto da en sevdigim foto. O kadar guzel yuzuyor ki kutup ayisi anlatamam, tipki Coca Cola reklamindaki gibi. Kimbilir kac ton agirligindaki bu koskoca hayvandan bu kadar estetik hareketler beklemezdim acikcasi.


Vedat Alp de Serhat da camekanlarin ardinda dokunamadiklari hayvanlarin bedeline bahcedeki minyatur heykel hallerine dokundular bol bol.


Baliklar cok heyecanlandirdi bizimkileri. Aslinda cok daha guzel baliklar ve hatta yunuslarin show`u da vardi. Ancak esim onlarin videolarini cekmis genelde. Denizatlari, denizanalari bir harika ama dedigim gibi hem de uzun uzun video almis esim. Buraya koymak zorlayacak sanirim.


Papagan kardes de cok sirindi, Cincinnati`deki hayvanat bahcesinde elimden yem de yedirmistim bu guzel kuslara.


Hayvanlarin haricinde hayvanat bahcesi de harika dizayn edilmisti ciceklerle, minik sus havuzlariyla, maket hayvanlar ve agaclarla...


Ogullarim uzun sure bu ordeklerin taklidini yaparak oynadilar. Kendileri suya dusecek haberleri yok ama...


O kadar da tenbihledim "yeme tavsanin havucunu" diye. Ama beni dinleyen kim. Bildigini okudu yine Serhat Bey... :)


Bu da hayvanat bahcesinin icindeki "Kelebek Bahcesi" nden bir goruntu. Ziyaretcileri kelebek bahcesine 3`er 5`er guruplar halinde aliyorlar kelebekler disari kacmasin diye. Ard arda iki kapi var surekli kapali tutulan. Once birinci kapidan hizlica giriyorsunuz, gorevliler aninda kapatiyor kapilari. Ikinci kapidan girerken daha da hizli olmaniz gerekiyor kelebekler kacmasin diye. Kacmaya yeltenen kelebekleri gorevliler filelerle veya iki avuclarinin arasindaki boslukla yakalamaya calisiyorlar. Bu arada yukaridaki fotoda oldugu gibi istenmeyen kazalar olabiliyor ve malesef kelebekler yaralanabiliyor. Yaralanan kelebegi gorevliler hemen alip goturuyor, ama kurtarabiliyorlar mi bilmiyorum artik... :(


Bir gun pastalarimda da kelebek bahcesindeki bu harika cicek gibi modeller yapmayi hayal ediyorum. Dilerim birgun gerceklesir bu hayalim.


Su guzellige, su nakislara bakar misiniz? Hayvanlar alemine ne zaman dalsam hep ayni seyi dusunuyorum. Modacilar hic zorlanmiyorlardir motif, nakis belirlemekte, hayvanlar alemi daha dogrusu doga fazlasiyla ornekle dolu cunku.


Kelebekleri fotolamanin cok zor oldugunu soylemeliyim ama. Boyle bir botanik parka gidecek olursaniz size tavsiyem cicekli ve oldukca renkli, civil civil bir kiyafet giymeniz. Soyledigim tarzda giyinmis bir kiz cocugunun ustune istemedigi kadar cok kelebek konuyordu cunku. :)

Sevgiyle...

Friday, May 8, 2009

Indianapolice Gezisi 1 - Dinosaurland Museum


Indianapolice gezimiz 3 yil onceydi. O gun hem Dinazorlar Ulkesi Muzesi`ni gezmistik, hem de hayvanat bahcesini. Bugun sadece muze kismindan bahsedecegim.


Cocuklari hem eglendirmek, hem de arastirmaya yonlendirmek uzere kurulmus bir cocuk muzesi burasi. Cocuklarin her biri kucuk profesor kesiliyor muzeyi gezerken. Ellerinde buyutecler, cetveller, gozlerinde kalin arkeolog gozlukleriyle bir elde firca, bir elde kaziyici ile kazi yapmalar... ve daha neler neler...

Gercek dinazor kemiklerine de dokundular, maket dinazorlarla da oynadilar, dinazorlarla ilgili slaytlar da seyrettiler. Ben fazlaca ayakta kaldigim icin bitap dustum ama Onlar`in mutluluguna degdi.

Dinazor kostumleri de cok yakisti cocuklara. Kostumu giyince baya bi dinazor havalarina girip dinazor yumurtalarinin ustune kuluckaya bile oturdular. :)


Fotograflari secerken feci sekilde zorlandim. Daha o kadar guzel fotograflar var ki arsivde ama malesef hangi birini koyayim.


Bir ara bulduklari yuksekce bir platformdan hoplayip ziplamaya da basladilar afacanlar. Nereden geliyor bu enerji, bir anlayabilsem...


Asagidaki fotoda dinazorun kirilan bacak kemigini anlatmislar cocukca bir uslupla. Nasil hoslarina gitti anlatamam. Onlar`a buyuk muamelesi yapilmasi acayip hoslarina gidiyor. Dusunsenize sirf cocuklar icin bir muze kurulmus...

Bu bolumde de kazi yaptilar. Kazin bakalim afacanlar, ne bulacaksiniz merak ediyorum ben de...

Fosiller de ilgilerini cekti gercekten. Keyifli bir gun gecirdi afacanlar. Daha muzeden ayrilmadan tekrarini sormaya basladilar?


Baska hayvanlarla ilgili muzeler olup olmadigini, bitkileri, dinazorlarin neler yedigini, neden nesillerinin yok oldugunu ve daha neler neler... Cevap verebilene askolsun...

Thursday, May 7, 2009

Ikizlere Pasta


Daha onceki post`lardan birinde bahsettigim Nurdan Abla`nin pastalarindan biri bu. Ikizleri olan bir arkadasi icin yapmis bu pastayi. Ustelik bu arkadasin zaten bir cift daha ikizleri varmis evde. Yani 2 dogumla 4 erkek cocuk annesi olmus masallah. Hayalini kurdugum birseydi aslina bakarsaniz. Mutlaka buyutmesi zordur ama dusunsenize 2 kez dogum yapiyorsunuz ama 4 cocugunuz oluyor. Bu harika bisey.
Bebekleri o kadar guzel calismis ki Nurdan Abla, bayildim ben. Seker hamurunun farkli kivamlariyla yeni kaplama yontemleri kesfettiginden de bahsetti. En kisa zamanda kendisini Maryland`de ziyaret edip ogrenmek istiyorum bu yontemi. Ayrica nefis ekmekler yapar Nurdan Abla, bir aksam yemistim ve cok begenmistim. Gitmisken o muhtesem ekmeklerini de ogrenmek ve buradan paylasmak istiyorum.
Sevgiyle ve umitle... :)

Monday, May 4, 2009

Luxembourg Gezisi


Yil 2004, aylardan Subat... O zamanlar Kosova`dayiz. Firsati degerlendirmek, hem Almanya`da yasayan kardesim Ebru`yu, hem Luxembourg`daki arkadaslarimiz Mesude-Huseyin Cigdem ailesini, hem de Avrupa`yi ziyaret etmek istedik. Bu koprunun sag tarafi Almanya, sol tarafi ise Fransa, bizim bulundugumuz kiyi ise Luxembourg.


Louxembourg milli hasilasi en yuksek ulke imis dunyada. Minicik bir ulke, o kadar ki ulkenin tamamini bir gunde gezip bitirebiliyorsunuz. Gayet modern, gelismis bir ulke olmasina ragmen hastalandiysaniz yandiniz. Cunku bizim ulkemizin tersine bu ulkede tedavi var ama teshis yok. Hani biz de teshisi cok rahat koyarlar da doktorlarimiz, tedavi icin imkanlar sinirlidir, bazan Avrupa`ya, Amerika`ya gitmeniz bile gerekebilir. Burada da teshis koyabilseler cok rahat tedavi edecekler de, teshis koyamiyorlarmis adamlar. Hatta Mesude Hanim kizi hastalanip doktora goturdugunde, doktor teshis koyamayinca bir hemsire olarak bazan kendisinin "Acaba su hastalik olabilir mi doktor bey?" diyerek teshisi tahmin ettigini, doktorunda kendisini onayladigini anlatmisti.


Eh...firsatlari degerlendirmek lazim diyerekten Fransa`dan da girdik iceri. Gordugunuz gibi sinir kapisi olmayinca bizim ulkemizdeki ilce tabelalarindan bile kucuk Fransa yazan tabela.


Fransa`dan Almanya`ya gectiginizi ise asfaltin renginden anliyorsunuz, bir de bu kucuk "Deutschland" yazisindan.

Iste Avrupa`yi gezebilmeniz icin ihtiyaciniz olan meshur Schengen vizasinin ismini aldigi yer de burasi. Gercekten Avrupa`yi gordugumde yesilligine hayran kalmistim. Ama Amerika`nin yaninda Avrupa`da ciplak geliyor simdilerde bana...


Oglusum da 3,5 yasindaydi o zaman. Arkadasi Esra`da 4,5 ya da 5 yaslarindaydi yanilmiyorsam.


Vedat Alp ise gordugunuz gibi 1,5 yasinda alti bezlenen bir bebekti. Bakiyorum da ne kadar masumlarmis...


Abla-kardes sarilip oturmuslar Esra Hanim`la Serhat Pasa. Hatirliyorum da Esra`nin odasindan neredeyse hic cikmamisti Serhat degisik oyuncaklari gorunce.

Yillar oldu Cigdem ailesini gormeyeli. Onlari ziyaret ettigimiz senenin yazina doneceklerdi Turkiye`ye. Genc kiz olmustur Esracik simdi. Dilerim yine gorusebiliriz biz Turkiye`ye donunce. Almanya ziyaretimizden ise bilahare baska bir gun bahsedecegim kismetse.

Sevgiyle ve ozlemle...

Sunday, May 3, 2009

Ayse Hoca`ya Veda Pastasi


Bir arkadasimiz daha Turkiye`ye donuyor cok yakinda. O`na Veda Yemegi duzenledik bu gece. Pasta herzamanki gibi benim elimden cikti. Cocuklar beni gorur gormez "Pasta yaptin mi Nafiye Teyze?" diye sorar oldular artik. :)


Huzunluyum, ne yazacagimi bilemiyorum gercekten. Insan gurbette dayanisma icinde oldugu arkadaslariyla kardes gibi oluyor. Dolayisiyla ayrilmak da zor geliyor. Ayse Hoca`da bu kardeslerimizden biri. O`nu hep guler yuzuyle, esprileriyle hatirlayacagim. Salih`e yemek yedirmeye calismasiyla... Fotograflara poz vermekten kacisiyla... Lahana sarmalariyla... Koca kaseler dolusu yaptigi patates salatasiyla... Dilerim Turkiye`de hayat bizi yine karsilastirir biryerlerde. Ve biz yine kardes gibi arkadaslar oluruz....

Sevgiyle ve yine huzunle...

Saturday, May 2, 2009

Smoky Mountains (Dumanli Daglar)


Gecen sene Haziran`da bir devremulk kiralamistik Tenessee eyaletinin daglarinda. O kadar huzur verici bir ortamdi ki 5 gun kalmis ama doyamamistik. Evde her turlu esya vardi, mutfak esyalari da dahil. Zaten evden cok doga etkilemisti bizi.


Balta girmemis orman dedikleri bu oluyor demek ki dedim kendi kendime. Bizim Bursa`ya yesil derler, inanin Bursa cirilciplak kaliyor bu yesilligin yaninda. Muthis bir doga bilinci gelistirmisler insanlarinda. Yollar sadece bir arabanin gecebilecegi genislikte. Isteseler bir dizi daha agac kesip yolu genisletebilirler ama dokunmamislar kimbilir kac asirlik olan agaclarina.


Smoky Mountains siyah ayilariyla meshur turistik bir yer. Piknik yaparken her an ayilarla karsilasabilirsiniz yani. Hatta piknik masalarinin uzerine, agaclara veya cesitli buyuklukteki taslara tabelalar monte etmisler "Ayilarla Karsilasirsaniz Yapmaniz Gerekenler" diye. Ormanda yiyecek birsey birakmak kesinlikle yasak. Cunku ayilar yiyip zarar gorebiliyorlarmis.


Ormanda ayi gorurseniz tencere, tava vb. seyleri birbirine vurup gurultu cikarmaniz gerekiyormus, korkup kacsinlar diye. Zaten ormana piknige geldigi icin insanlar yanlarinda illa ki kap kacak olur diye dusunduler heralde bu tabelalari asarken. Ya da onlara zarar vermeyecek buyuklukte tas atmaliymisiz. Ama dedigim gibi yapilacak en buyuk hata arkanizi donup kacmaniz.



Bu nehirde esim ve cocuklar yuzduler. Su o kadar serindi ki hayret ettim nasil dayandiklarina. Ben sadece ayaklarimi sokmakla yetindim. Doganin guzelligi alabildigine buyuledi beni. Ilk geldigimizde "hani neresi dumanli bu daglarin?" dedim durdum surekli. Ancak yagmurun baslamasiyla daglarin basi gercekten dumanlandi. Manzara nefisti ve hemen demli cayimla kostum balkondaki sallanan sandalyeye.


Seyrettim huzunlendim, huzunlendim seyrettim. Neden biz bu kadar bilincli bir toplum degiliz diye. Neden orman birakmadik daglarimizda diye. Neden biz orman hayvanlarini sadece kitaplardan taniyoruz diye. Ve sorularim devam etti, gitti... Karar verdim, egitirsek cocuklarimizi kurtarabiliriz geriye kalan daglarimizi, ormanlarimizi, hayvanlarimizi. Is bana dusuyordu en cok, benim gibi ogretmenlere. Biz daha suurlu calisirsak neden olmasindi? Olurdu, azimli, bilincli anne, baba ve ogretmenler lazimdi. Ve ben de onlardan biri olabilirdim kotulere inat.

Sevgiyle ve huzunle...

Thursday, April 30, 2009

Palyacolu Hasan Pasa Kebabi


Bu sunumu "COCUKLARA OZEL CICILI BICILI SUNUMLAR ETKINLIGI" icin hazirladim. Cogumuzun bildigi Hasan Pasa Kebabini cocuklarin hosuna gidecek versiyonda yapmaya calistim.

-500gr. kiyma
-2 bas kurusogan
-1/2 demet maydanoz
-1 yumurta
-4-5 ince dilim kuru ekmek
-1 kahve fincani sut yada yogurt
-tuz, kekik, karabiber, kirmizibiber, pul biber

ile koftemi yogurdum. Yuvarlak yassi kofteler yapip tepsiye yerlestirdim. Betty Crocker marka Patates Puresini uzerindeki tarifi aynen uygulayarak hazirladiktan sonra krema sIkma posetine doldurarak 2D nolu ucla palyaco sekli vererek koftelerin uzerine sIkmaya calistim.



Palyaconun ayakkabilarini ve eline verdigim topu yine kofteden hazirladim. Ve dogruca 400F (200-220C derece) isida firina gonderdim. Firindan cikinca hazir oyuncak gibi olan palyaco kafalarini yerlestirdim. Tereyagli bulgur pilavi esliginde sundum. Yine ayni ucla tabaklarin icine de kucuk cicekler yaptim patates puresinden. Ortalarina da zeytinden kucuk yuvarlaklar koydum ciceklerin. Benim afacanlar sevdi. Bakalim sizinkiler de sevecek mi?

Sevgiyle...

Wednesday, April 29, 2009

Kakaolu, Bogurtlenli Pasta


Bu kalpli kalibimi cok seviyorum. Zaten uzerinde de "dekore etmeden bile harika kekler" yaziyordu slogan olarak. Ben aldiktan sonra daha da indirime girdi. $34.99 dan $9.99 a kadar dustu. Michaels da kalan son 2 taneyi de Mehtap aldi kendine ve annesine. Cok kaliteli bir urun, ilgilenenlere tavsiye ederim sahsen ben.


Kaliptan cikan kek zaten cok estetik durdugundan ben asiri dekore etmek, heryerini kaplamak istemedim. Cukur kalan kisma krema surup, uzerine de seyrekce bogurtlen yerlestirdim. Bogurtlenler tepeleme doldurulabilirdi ama benim haylazlar pastanin bitmesine kadar sabredemeden birer ikiser derken dibini getirdiler bogurtlenlerin.


Istege gore turta yapar gibi krema surmeden cukur kisma meyveler doldurulup uzerine jole yapilabilir. Burada oldugu gibi...

Agzinizin tadi hic bozulmasin... Sevgiyle...

Tuesday, April 28, 2009

Cake Decorating Certificate (Pasta Dekorasyonu Sertifikasi)



Anlasildigi uzere ilk pasta kursumdan mezun oldum. Diger kurslarin Turkiye`ye donmeden yetismesi icin 2. ve 3. kursu ayni anda alacagim. Hatta cesaret edebilirsem sonuncu olan Gum Paste kursunu bile 2 ve 3 ile beraber alabilirim. Bakalim hayirlisi...


Bu isi meslek olarak dusunenler icin iyi bir firsat aslinda. Cunku sertifika da veriyorlar. O kadar keyifli bir ugras ki, kendi meslegini birakip pasta dukkani acanlar bile var. Hem de cok iyi kariyerleri varken...


Bugun temel pasta kursu 1`in son dersinde bu pastayi yaptim. Sweet pea denen mor cicekler, ortada mor iki gul, yesil dallar ve yapraklar ve mor kurdeladan olusan bir cicek demeti...


Sinirlari yine yesil deniz kabugu calistim. Niyetim farkli bir seyi denemekti aslinda ama kursa gitmeden once hazirliklarimi yaparken firinim problem cikarinca hersey son ana kaldi. Son dakikalarda pastami kaplayip sinirlari yine ayni yapiverdim alelacele.

Bu pasta da Birgul Hoca`nin kizi Fatma`nin olsun istiyorum. Dogum gununu unuttugum icin ozur mahiyetinde... Iyi ki dogdun Fatmacik... Mutlu yillar sana...

Monday, April 27, 2009

Cafe Amity


Siteye birseyler eklemeye hic bu kadar ara vermemistim. Ara verdim, cunku Turkiye`den cok sevdigim arkadasim Mehtap bizleri ziyarete geldi. Haliyle biz de Washington D.C. nin, alisveris merkezlerinin, marketlerin, parklarin altini ustune getirdik. Pestilimiz cikana kadar gezdik desem yalan soylemis olmam.


Tabi ki bu kadar gezmeye evde yemek pisirip yemege hal kalir mi insanda? Ozellikle civari gezdirdigimiz konuklarimizla guvenle karnimizi doyurabilecegimiz bir mekan Amity Cafe. Herseyin basi guven. Gercekten evimizde gibi hissediyoruz kendimizi orada.


Cafe`nin sahibi Turgay Bey ve calisanlari nezih bir ortamin yani sira guler yuzlerini de esirgemiyorlar musterilerinden. Aslinda silip supurdugumuz Iskender Kebabi tabaklarimizin fotografini cekmek vardi ama ne yazik ki tabaklari yalayip yuttuktan sonra aklima geliyor hep fotograf cekmek. Artik baska bahara...


Her ne kadar vitrinlerde simitler, borekler, pogacalar, baklava ve kadayiflar az kalmis olsa da yine de cekmek istedim fotograflarini. Turgay Bey`de izin verdi sagolsun. Bir de camekan parlamasa daha guzel olacakti ama o kadar kusur kadi kizinda bile olur.


Her gelisimde farkli bir seyin tadina bakiyorum ve inanin hepsi birbirinden lezzetli. Hele baklava, kadayif ve bilimum serbetli tatli cesitleri... Serbetli tatlilarla arasi pek olmayan biri olarak, ben bayila bayila yiyorsam, tahmin edin artik siz o lezzeti...


Gordugunuz gibi satislar gayet iyi ki tepsiler bosalmis. Yolunuz bu taraflara duserse karninizi mutlaka burada doyurun, uzerine Turk Usulu ince belli bardakla Turk cayinizi icmeyi ve hele ki baklavanizi yemeyi asla unutmayin derim ben.


Cekik gozlu ya da cikolata renkli yabanci garsonlarin evlerimizdeki gibi tepsiyle cay sunuslarina eminim siz de bayilacaksiniz benim gibi. Tesekkurler Amity Cafe. Iyi ki varsiniz. Gurbette sila hissi yasattiginiz icin cok tesekkurler...

Tuesday, April 21, 2009

Palyacolu Pasta


Bugun pasta dekorasyonu kursunun 3. dersi vardi ve biz palyacolu pasta yapmayi ogrendik. Yukaridaki fotoyu pasta tamamlanmadan kursta cektim. Henuz palyacolarin ayakkabilarini ve ellerini yapmamistim.

Ayakkabilar ve eller icin yeni krema renklendirecektim ama kursta vakit kalmayinca evde yaparim artik diye dusundum. Eve adim attigimda ise, esim bizim cocuklarin okul mudurunun esiyle birlikte caya geleceklerini soylemez mi? Ustumu degistirip, elimi yuzumu yikayabildim ancak. Pastaya son halini veremeden misafirlerime ikram ettim oylece.


Daha palyacolarin eline top, balon falan verecektim aslinda, kismet degilmis. Bu pastayi da sevgili arkadasim Ayten`in bugun dogum gunu olan biricik oglu Halit`e ithaf ediyorum. Iyi ki dogdun Halitcigim... Nice mutlu yaslara sevdiklerinle ve sevenlerinle erisirsin insallah...

Sevgiyle...

Monday, April 20, 2009

Serhat ve Vedat Alp`in Okuldaki Dogum Gunu Partileri


Merhabalar... Dun bahsetmistim kendi aramizdaki kucuk kutlamadan haric, bugun okulda asil partinin olacagindan. Evet, bu partiye gidecek pasta icin uykusuz bir gece gecirdim. Neredeyse gun agaracakti pastayi bitirdigimde.


Efkan Serhat da Vedat Alp de pastanin pandispanyasini cilekli karisimdan istiyorlardi. "Duncan Hines" markanin cilekli karisimindan iki paket kullandim ve uzerindeki tarifin aynisini uyguladim.


Kekleri iki boy kelepceli kalipta pisirdim. Fazla kabaran kismi trasladiktan sonra her iki keki de katlandirarak yine hazir cilekli dolgu krema ile dolgulandirdim. Kremanin uzerine bol bol kokulu cilekler dosedim. Katlari kapadiktan sonra her iki keki de ayri ayri Wilton`un hazir icing`i yani kremasi ile kapladim.


Pastalari biraktim biraz dinlenmeye. Basladim sinirlardaki deniz kabugu seklini verecegim mavi kremayi renklendirmeye. 16 numarali ucla sinirlara deniz kabuklarini yaptim.


Sonra basladim daha onceden kalan turuncu seker hamurumla Serhat ve Vedat Alp`i figurize etmeye. Serhat`in uzerine pasta kalemiyle dugme, cep falan cizdim ama pek begenmeyince Vedat Alp`e cizmedim.


Yuzlerini ve ellerini de pembe seker hamuruyla calistim. Burunlarini oturtmak nasil zorladi anlatamam. Saclarini yine pasta kalemi ile yaptim. Ayakkabilari siyah seker hamurundan. Parmaklarini ise yuvarladigim minik pembe seker hamurunu yassilastirdiktan sonra kurdanla calistim.


Pembe seker hamuru ile her iki figurun altina isimlerini ve doldurduklari yaslarini yazdiktan sonra, kalan hamurla minik cicekleri kestim uc yardimiyla. Onlari da yerlestirdikten sonra yesil seker hamuruyla yapraklari calistim. Geriye sadece pastalari ust uste yerlestirmek ve 1 numarali ucla minik mavi noktalari koymak kalmisti. Bunu da tamamlar tamamlamaz dogruca yataga gittim, sisen bacaklarimi ve uykusuz gozlerimi dinlendirmeliydim.


Ve saat tam 14:45 de okuldaydik pastamizla. Yukaridaki bey buyuk oglum Serhat`in ogretmeni Mr. Fannon, bu sirin cikolata renkli melez bayan da Vedat Alp`in ogretmeni Miss. Misty. Sagolsun Miss. Misty cok alakadar bir ogretmen. Gorevlendirdigi birkac cocuga masalari sildirdi, birkacina tabaklari, meyve sularini yerlestirmelerini rica etti. Ogrencilerine pecete katlama bile ogretmis. Kucucuk birinci sinif cocuklari peceteleri katlayip (benim daha once sitede verdigimin bir benzeri) catali icine estetik bir sekilde yerlestiriyorlardi. Cocuklarin tabaklarinin yanina evde hazirladigimiz ici cikolata, seker, kalem, cerez dolu minik hediye posetlerini de yerlestirdikten sonra, sira cocuklarin kafeteryaya gelmelerindeydi.


Serhat ve Vedat Alp pastalarini onceden gormemislerdi. Diger cocuklar gibi benimkiler icinde surprizdi bu dekorasyon. Ve mumlari, maytaplari yakip da mutfaktan getirdigimde pastayi, tam da bekledigim tepkilerdi duyduklarim. Bana gore bircok kusuru olan bir pasta olsa da cocuklar cok begendiler, bazilari kendi dogum gunlerine siparis vermeye bile calisti.

Her ne hikmetse defalarca uflemelerine ragmen sonmek bilmedi mumlar. Hepsi sonmus gorunuyor, sonra tekrar parliyordu ciliz alevler. Bu da cocuklar icin ayri bir eglence kaynagi oldu. Vedat Alp`in ogretmeni dilimledi pastayi, okulun sekreteri ve ben de servis yaptik. Gorunen o ki herkes begendi pastayi, cunku eve pasta tablami bos olarak getirdik. Sira geldi pastalarini yiyen ve hediyelerini alan cocuklarin cosmasina. Ogretmenleri tum cocuklari sinifa alarak smartboard`dan muzik acti ve delirmiscesine ziplayip dans etmeye basladi hepsi birden. Ogullarim icin cok ozel ve mutlu iki gundu yasadiklari gercekten. Onlari boylesine mutlu gormek bizi ziyadesiyle mutlu ediyor zaten tahmin edersiniz. Iki tane de video ekleyecegim en kisa zamanda insallah. Ne kadar ugrastiysam da sayfada istedigim yere yapistiramadim bugun.

Bu platformdan her iki ogretmenimize de tesekkur etmek isterim.

Dear Miss Misty and Mr. Fannon,

Thank you so much for your help at Vedat Alp`s and Serhat`s birthday party. I wish you a wonderful life and happy birthdays as long as you live, too.

Best Wishes...

Sevgiyle...

Sunday, April 19, 2009

Iyi ki Dogdun Canim Oglum...


Bugun buyuk oglum Efkan Serhat`in dogum gunu. 9 yil once bugun Ankara Zekai Tahir Burak Kadin Dogum Hastanesi`nde aksam saat 20:15 te gozlerini acti dunyaya. Bana anneligi, esime de babaligi tattirdi.


Ben hala dogum hikayesini anlatirken arkadaslarima, o okula basladi bir anda, hem de 3. sinifi bitirir oldu. Ne zaman buyudu anlayamadim bile. Ilkokula basladigi gun butun gece uyuyamamistim heyecandan. Iki de bir esimi uyandirip "Ya yarin tuvalete gitmesi gerekir de ogretmenine soyleyemezse" "Ya yarin susayinca kalkip icmeye cekinirse" "Ya yarin okul cikisi hangi servise binecegini bilemezse" diye kendim gibi O`nu da uyutmamistim. Okul servisine ilk defa binerken arkasindan nasil agladigimi tahmin edersiniz. "Cabuk" dedim esime, "Takip edelim servisi okula kadar arkadan" Esim servisin cocuk toplayarak yavas gidecegini, kendisinin otoyoldan gidecegini soylese de beni ikna edememis ve tin tin takip etmistik servisi. :)



Hepsi birer ani oldu simdi. Belki yillar sonra da diyecegim "Daha ben 3. siniftaki dogum gununu anlatiyorum arkadaslarima, sen ne zaman buyudun de askere gidiyorsun, ne zaman buyudun de bir kiza gonul verdin" diye...


Benim canim oglum cok da alcakgonullu inanin. Dogum gunu hediyesi olarak iste elindeki su basit plastik su tabancasini istedi. Ne kadar da mutluydu bugun, dunyalar onunmuscasina. Hele balkonda babasini islatirken keyfine diyecek yoktu. Bir de ayni hediyeden bugun dogum gunu olmasa bile kardesi icin de istemesi vardi ki, beni cok mutlu etti.


Gordugunuz gibi dogum gunu pastamiz 3 adet cilekli dondurmali cupcake idi. Cunku asil dogum gunu partimiz yarin okulda olacak. Umarim "Terzi kendi sokugunu dikemezmis" hesabi olmaz bizim pastamizda. Vedat Alp`in dogum gunu ise hep tatillere denk geldigi icin iki sinifi birlestirerek onu da beraber kutlamayi planliyoruz yarin. Heyecanliyim, bakalim altindan kalkabilecek miyim?

Son Soz: Iyi ki dogdunuz canim yavrularim. Allah iki cihanda guldursun yuzunuzu. Omrunuz hep saglikli, mutlu, basarili, sevdikleriniz ve sevenlerinizle birarada gecsin. Allah sizi hep iyilerle karsilastirsin, yolunuzu ve bahtinizi hep acik etsin. (amin)

Sevgilerimle...

Saturday, April 18, 2009

Pestane Sekeri


2 ya da 3 sene kadar once Yogurtland sitesinin sahibi Fethiye Hanim`in kurufasulyeden yapilan kestane sekeri tadindaki festane sekeri tarifini yapmistim ve cok begenmistik. Gecenlerde Almanya`da yasayan kiz kardesim Ebru`dan tatli patatesin firinda kozlendiginde kestane tadinda oldugunu duyunca yeniden, bir de tatli patatesle yapmaya karar verdim. Cunku ben tam bir kestane sekeri hastasiyim. Esime Turkiye`den buraya 5`er kiloluk 2 teneke kestane sekeri getirtecek kadar, hem de Bursa`dan direk fabrikasindan. O kadar seviyorum yani bu tadi.


Sevmeyenlere de sasiyorum dogrusu, zevkler ve renkler tartisilmaz tabi ki ama bu lezzet nasil sevilmez diye sormadan edemiyorum. Gurbetteyseniz, bulundugunuz yerde Turk market yoksa, ve benim gibi cok seviyorsaniz bu tadi, hic dusunmeyin, ister Fethiye Hanim gibi kurufasulyeyle, isterseniz benim gibi kozlenmis tatli patatesle uygulayin bu tarifi... Siz de vazgecemeyeceksiniz ve ozledikce yapacaksiniz..


-4 adet iri kozlenmis tatli patates

-2 subardagi toz seker (daha az konulabilir)

-1subardagi cekilmis ceviz ici

-125gr. yumusamis tereyagi

-1 tatli kasigi kabartma tozu

-3 yumurta


-8-10 adet kakaolu biskuvi


Tum malzemeleri yogurun, yumusak bir karisim olacak. Karisiminizi yaglanmis borcam olmayan bir tepsiye yayin. 350F (180C derece) isida 1 saat kadar pisirin. Firindan cikarip sogutun. Soguyan karisimdan elinizle ceviz buyuklugunde parcalar kopararak yuvarlayin ve en minik cupcake yagli kagitlarina yerlestirin. Arzu ederseniz uzerine benim gibi benmari usulu cikolata eritip dokebilirsiniz. Ben tercihimi bu sefer beyaz cikolatadan yana kullandim. Soguyunca pestane sekerleriniz servise hazirdir...Afiyet olsun...

Sevgiyle...

Friday, April 17, 2009

Occoquan Park Gezisi


2 hafta kadar once havanin guzelligini firsat bilerek arkadas gurubumuzla piknige gittik Occoquan Parka. Insana ne kadar da iyi geliyor hayatin gunluk telasi icinde kisa bir mola vermek hem ruhumuz hem de bedenimiz icin.

Ne kadar baksam da doyamiyorum bu guzelliklere inanin. Universite yillarinda evimizin yakinindaki bir parka minik bir cam fidesi dikmislerdi. Okula gidip gelirken dikkatle takip ediyordum fidenin tutup tutmayacagini. Umutluydum, havalar guzeldi ve gerekli bakimi yapiyordu gorevliler. Ve birgun okul donusu kucuk cam fidesinin kurudugunu gordum. Hic abartmiyorum ama inanin burnumun diregi sizladi ve agladim kuruyan cam agaci icin. Kuruyan umudumdu cunku ayni zamanda. Zaman zaman yasiyorum boyle duygu birikimleri nedense. Saniyorum bu, sadece benim icin boyle degildir. Cogumuzun oluyordur boyle zamanlari. Ozellikle de mevsim donumlerinde oluyor sanirim. Yeni heyecanlar yasadigimizdan olsa gerek bu zaman dilimlerinde...


Ruhumuz nedense hep su kenarlarina, agac altlarina cekiyor bizi mola vermek istedigimiz zamanlarda. Sanki farkli bir haz var su siriltisinda, kuslarin civiltisinda. Ya da sabahlari erkenden cekirgelerin sesi ne kadar da hos gelir kulagimiza.


Ve tamda bu zamanlarda bir de cekisme vardir iki mevsim arasinda. Kis butun hircinligiyla gitmeyecegim diye ugrasir "Mart kapidan baktirir, kazma kurek yaktirir" hesabi, baharsa olanca sabriyla er veya gec gideceksin, ve ben bildigimi okuyacagim dercesine isitir icimizi ara sira. Bu yuzden "aldatici havalar" der buyuklerimiz bugunlere... Aslolan iki mevsim arasindaki kavgadir da bilmezler...


Ve mucadeleyi bahar kazanir. Cunku mevsim onun mevsimidir. Cemreler dusmustur bir bir. Isi kalmamistir kisinda yarimkuremizde.

Yesil basli govel ordeklerin mevsimidir mevsim. Yeni yavrular dogmalidir artik. Tabiat beyaz kefenini siyirip canlanmalidir, yeniden hayat bulmalidir.

Dedim ya; ben bahari cok seviyorum, hem de coook...

Thursday, April 16, 2009

Iyi ki Dogdunuz Celal Amca


Bu guzel pastayi burada tanistigim ve kardesim kadar sevdigim arkadasim Tulay Hanim yapti. Biz kendisiyle burada tanistik ama aslinda cocuklugumuzdan hafiften tanisiyormusuz. Benim kiz kardesim Ebru ve O`nun erkek kardesi Tayfur ayni siniftalarmis ilkokulda Nevin Ogretmenin sinifinda. Bu ilginc rastlanti bircok ortak arkadasimiz oldugunu ortaya cikardi cocuklugumuzdan. Hatta kardesim Ebru, Tulay Hanim`i ve annesini hatirladigini soyledi ta ilkokul yillarindan. Iki kardes ayni okula gidince insan kardesinin arkadaslarini hatta ailelerini de tanima firsati bulabiliyor.


Bugun Tulay Hanim`in biricik babasi Celal Amca`nin dogum gunu. Arkadasim da benim bu mutevazi sayfam vasitasiyla kutlamak istedi babasinin dogum gununu. Farkli bir kutlama sekli olusu bizi bile heyecanlandirdi. Umarim Celal Amca ve Nezaket Teyze`de mutlu olurlar kizlarinin onlarin giyabinda yaptigi bu pastayi gorunce.

Aradaki okyanuslar yuzunden pastanizin tadina bakamayacaksiniz malesef Celal Amca ama esiniz Nezaket Teyze adeta mutfak konusunda bir uzman yetistirmis masallah. Kizinizin sizin icin yaptigi pasta nefis degil enfesti. Biz arkadaslarla bir arada giyabinizda kutladik bu mutlu gununuzu. Insan gurbette olunca boyle bir dayanisma icine giriyor ister istemez. Bu platformdan kiziniz size sevgilerini, saygilarini ve kucak dolusu opucuklerini gonderiyor. Iyi ki varsiniz ve iyi ki Tulay`in babasisiniz. Unutmayin, kiziniz yorumlarinizi bekliyor. Ben ve buradaki arkadas gurubumuz da dogum gununuzu kutluyoruz.

Iste Tulay Hanim`in Pastasinin Tarifi:

-4 yumurta
-3 kahve fincani toz seker
-2 corba kasigi sut
-3 kahve fincani un
-1,5 corba kasigi kakao
-1 paket kabartma tozu

Kremasi:

-1 subardagi sut
-1 paket krem santi

Uzerine:

-2 su bardagi soguk sut

Yumurta ve sekeri cirpin. Sut, kakao, un ve kabartma tozunu da ekleyerek cirpin ve tepsiye dokerek 350F (175-180C derece) isida pisirin. Firindan cikardiginiz kekinizin uzerine 2 su bardagi soguk sutu bosaltin ve sogumaya birakin. Soguyan kekinizin uzerine krem santinizi surun. 1 saat kadar buzdolabinda dinlendirin. Servis yapacaginiz zaman uzerine cikolata sosu dokun.

Sevgiler ve Saygilar D.C. den Ankara`ya Olsun... Nice Saglikli Yaslariniz Sevdiklerinizle ve Sevenlerinizle Olsun...

Wednesday, April 15, 2009

Pasta ve Icing (Krema) Tarifi


Daha once Florida`dan Neslihan Hanim blogda pastalarimin aciklayici tariflerini bulamadigini yazmisti. Daha sonra da Kanada`dan Hanifenin Tarifleri sitesinin sahibi Hanife Hanim tarif sorunca yazmak farz oldu.

Ancak bastan belirtmeliyim ki hocanin bize ogrettigi tarifle olan krema (icing) biz Turklerin damak tadina cok uygun degil. Bana oldukca agir geldi. Icindeki yag miktari oldukca fazla. Bunun yani sira hazir satilan icing daha iyi olmakla birlikte yine de Dr.Oetker`in krem santisini bir caybardagi sutle cirparak da pek ala krema hazirlayabilirsiniz. Bu, biz Turklerin damak tadina cok daha uygun, hafif bir krema oluyor.


Pastanin pandispanyasi icin daha once de belirttigim gibi ben hazir kek karisimlarindan kullaniyorum ve arkasindaki tarifi harfiyyen uyguluyorum. Bugune kadar da beni hic mahcup etmedi. Hocanin ogrettigi kek tarifi ise yine benim kullandigim hazir kek karisimina ilaveten baska seyler de iceriyor. Bu kek tarifi bizim damak tadimiza cok aykiri degil ama ben yine de hic bi ilave yapmadan sadece kek karisimi ile yetinmeye karar verdim.



Pandispanya Tarifi:

-4 iri yumurta (oda sicakliginda)
-1/4 cup siviyag
-1 cup soguk su
-1 paket toz krem santi (Dreamwhip)
-1 kucuk paket toz puding ve pasta dolgusu ( puding & pie filling ***NOT INSTANT***)
-1 paket kek karisimi (Hoca DUNCAN HINES tavsiye etti.)

Once yumurta, su ve siviyagi cok iyi cirpiyorsunuz. Sonra diger malzemeleri de karisima katip cirptiktan sonra 325F (160-170C derece) isida 40 dakika pisiriyorsunuz. Olculer malesef Amerikan cup olculeri. 1 cup 235ml`ye tekabul ediyor ve kucuk nescafe kupalarindan cok az eksik. Dedigim gibi, ben bu tarifi degil, sadece kek karisimini ve onun arkasinda yazan kendi tarifini uygulamaya karar verdim.



Icing Tarifi:

-113gr. oda sicakliginda tereyagi (1 sticks butter)
-1/2 cup hamur islerine katilan bitkisel yag (crisco-solid white vegetable shortening)
-453gr. pudra sekeri (elenmis) (1 lb. confectioners sugar-sifted)
-1/6 cup su
-1 kapak dolusu vanilya, portakal veya badem ekstrati yani ozu (Ben bunu tum cesitlerinin icinde alkol oldugu icin kullanmiyorum.)

Tum malzemeleri mikserle cirparak kremanizi hazirliyorsunuz.

Bana tarifi soran her iki arkadas da Amerika`da yasadiklari icin parantez icinde buradaki markalarini ve olculerini yazma ihtiyaci duydum. Turkiye`dekiler icin bazi ceviriler cok komik oldu ama inanin Turkce`de karsiligi olmayan seyler bunlar. Hatta bu urunlerin Turkiye`de satilip satilmadigini bile bilmiyorum. Mesela solid white vegetable shortening denen sey soya yagi ve pamuk yaginin karisimi ancak sivi olmayan, ama cok sert de olmayan kati hali. Belki Turkiye`de Teremyag tarzi yaglar karsilayabilir bunu tabi emin degilim. Zaten buyuk ihtimalle siz de denediginizde cok agir bulacaksiniz ve benim gibi kremsantiye doneceksiniz.

Gerisi malum sanirim. Kekinizi soguttuktan ve katlandirdiktan sonra ara kata kremayi suruyor ve istediginiz meyveleri, damla cikolata veya dovulmus findik, ceviz vb. seyleri yerlestiriyorsunuz. Ikinci kati da kapatip kekinizi mumkun oldugunca duzgun kapladiktan sonra biraz kremayi kurumaya birakiyorsunuz. Daha sonra kabartmasiz ve renksiz bir kagit havluyu pastanizin uzerine serip pasta malasi yardimiyla kekinizin ustunu duzluyorsunuz, mumkun oldugunca puruzsuz olmasi icin. Ve kalan kremayi krema sikacagina doldurup, degisik uclarla pastanizi gonlunuzce susluyorsunuz.

Elimden geldigince anlasilir olmasina calistim. Umarim faydali olabilmisimdir...

Sevgilerimle...

Tuesday, April 14, 2009

Ebru`nun ve Enistemin Dogum Gunu Pastasi


Bugun hem kardesim Ebru`nun, hem de ablamin esi Alaattin Abi`nin dogum gunu. Gunduz aradim ve kutladim dogum gunlerini. "Aksam pasta kursundan donunce de atarim pastanizi siteye" dedim.


Palyacolu pasta yapacagimizi saniyordum kursta. Hoca onu en son ders yaptiracagini soyledi. Elim kolum o kadar dolu gittim ki kursa, "kesin birseyler unutuyorum ama ne?" diye dusundum durdum yol boyunca. Hakliymisim, piping jelimi (bunun Turkce karsiligini bilmiyorum ama pastanin uzerine kuzu resmini cizdigimiz jelin adi) ve krema renklendiricilerimi evde unutmusum. Piping jeli hocadan, siyah boyayi da benim gibi kursiyer arkadaslarin birinden odunc alip kullandim.

Krema renklendiricisini istedigim hanim siyah boyasini uzatti bana. Ben de cekinerek az kullandigim icin gri oldu kremam. Dis hatlari ve ayaklari gri ile yaptiktan sonra kurdele icin ikinci kez boya istemeye cekindim ve devam ettim ayni renkle. Renklendiricilerimi evde unutmasaydim, pembe veya kirmizi ile calismak isterdim kurdeleyi ve pastanin kenarlarina calistigim yildizlari. Saglik olsun artik, boyle boyle ogrenecegiz bu isi de insallah.


Yeniden kutluyorum yeni yasini canim kardesim. Allah nice yaslarini sevdiklerinle ve sevenlerinle gecirmek nasip etsin. Sevgili Alaattin Abi, ayni dileklerim senin icinde gecerli tabi. Allah hayirli, uzun omurler versin tum sevdiklerinle ve sevenlerinle...

Sevgilerimle...

Monday, April 13, 2009

Frankfort Gezisi (Kentucky History Museum)


Gerci 3 yil once yapilmis bir geziydi ama yine de bahsetmek istedim. Biz D.C. ye tasinmadan once Amerika`nin 16. , Kentucky`nin ise en buyuk sehri olan Louisville`de yasiyorduk. Frankfort ise mini minicik bir sehir olmasina ragmen Kentucky`nin baskenti. 2 kez gezmeye gitmis, sakinligine, guzelligine doyamamistik. Gordugunuz tabela hukumet binasinin ve sehrin yukaridan seyredilebilecegi bir yere, sehrin girisine konmus. Hemen durduk, hem foto aldik, hem de sehri seyrettik.


Burasi da Vali Konagi. Bahcesi gercekten cok guzeldi. Ozellikle arka bahcede cok guzel fotolar cektigimi hatirliyorum ama her nasilsa bulamadim arsivimde. Yeni vali keyfini suruyordur artik bu konagin...


Burasi Kentucky Tarih Muzesi`nden bir kare. Eski Amerikan Mutfagi... Gordugunuz gibi ocak ve firin olarak kullanilan kuzineli soba. Mutfak dolaplari yerine ahsap seyyar bir dolap, tezgah yerine kirmizi bir masa, Amerikali Hanimin elinde ise mikser mi yoksa minik bir el degirmeni mi karar veremedigim garip bir alet. Kase de cinko veya emaye, dikkatinizi cekerim.



Burasi da sekerci dukkani. Dukkanin cok daha cicili bicili sekerlerle dolu bolumlerinin de fotolari vardi ama ben ozellikle minik zenci kizin sekere elini uzatisini gostermek istedim. Ben de seker kuregine elimi uzatmadan edemedim tabi.


Bu da tuccar bir asilzade. Giyinmis kusanmis, at arabasiyla tutmus dukkaninin yolunu. Tabelada gordugunuz gibi saat ve mucevher ticaretiyle mesgul kendileri. Ustteki Lemon yazisina kanmayin, o sirketinin adi.

Aslinda komur madeninde calisan iscilerin, Ic Savas sirasinda yaralananlari tedavi eden hemsirelerin, hatta kasap gibi kanlar icinde bir onlukle, yarali bir askerin satirla bacagini kesen bir doktorun fotograflari vardi. Tum bunlari harika seslerle efektlemisler ustelik. Ama her ne hikmetse bulamiyorum fotolari da, videolari da...

Yolunuz duserse gezmelisiniz Frankfort`u. Neredeyse 5 dakikada bir araba geciyor ana caddeden. O kadar sakin bir sehir. Zaten beni carpan da sakinligiydi en cok. Hukumet binasini yani White Capitol`i gezmek icin tura katilmistik. Turun basindaki rehber kadin, caddeden gecen bir tane bile araba olmamasina ragmen yayalara yesil yanana kadar bekletti bizi kaldirimda 40 saat. O kadar da kurallara uyuyor sehrin sakinleri yani. Siz anlattiklarimla yetinmeyin ve kendiniz gezin gorun mutlaka derim acikcasi...

Sevgiyle...

Sunday, April 12, 2009

Tulay Hanimin Nisanlanma Yildonumu Pastasi :)


Evet biz bu isi iyice abarttik, artik nisanlanma yildonumlerini de tebrik ediyoruz. Neredeyse, evlilikteki 1 yilini doldurmamis arkadaslarin aydonumlerini de kutlayacagiz. Aslinda biz pasta yemege bahane ariyoruz.

Gerci Tulay Hanim'in esi gecenin kacinda kutuphaneden doner de kutlarlar bilemem ama benden yapmasi, onlardan kutlamasi...

Dun kremalardan biraz artinca sIkma posetlerinin icinde, yine dunku pasta gibi sari mavi fenerbahce agirlikli oldu. Uzerine beyaz, sari ve gri pasta simleri serptim ama yine parlamadi, anlayamadim gitti sirrini. Cocuklar disaridan gelmeden bitirmek istiyordum, malesef bitiremeden geldiler ve romantik olmasini istedigim pasta, onlarin da eli degince, cocukca oldu.

Pasta 3 tane cupcake'ten olusuyor aslinda. Kalp o yuzden biraz yamuk. Uzeri icing ile kapli. Pasta suslerini cocuklarin israri uzerine serptik. Mavi kremanin uzerindeki beyaz garip cizgilerse Vedat Alp'in koluma carpmasi sonucu olustu ben minik yuvarlaklar yapmak isterken ve oylece de devam etmek zorunda kaldik.

Afiyet olsun Tulay Hanim ve Can Bey... Nice mutlu yillara...

Saturday, April 11, 2009

Aile Boyu Fenerbahcelilere


Bu pasta ailecek Fenerbahceli olan abim ve ailesine... Abim Turgut, esi Sultan, kizlari Rumeysa ve Saliha ve tekne kazintisi Ekrem Tamer... Ailecek hepsi Fenerbahceli. Eh...Fenerbahce`nin durumu pek ic acici olmasa da bu sezon, herkese saygimiz var.

Simdi abim bu pastayi gorunce ne der: "Kizim sen pastayi bana yaptin, sonra oturdun bi guzel kendin yedin, oyle mi?" Eh...malesef abicim. Arada okyanuslar olmasa size de tattirmayi cok isterdim ama...malum. Caresiz biz yiyecegiz birazdan afiyetle...

Bu arada Berat`a Galatasaray Pastasi sozumden once geldi bu FB pastasi. Umarim darilmaz bana. Yakin gelecek icin ne hayallerim var, bilemezsiniz ama... Simdilik sir kalsin... Cok yakinda dogum gunleri yaklastikca sirlar dokulecek ortaya...Bizi izlemeye devam edin.

Sevgiyle...

Thursday, April 9, 2009

Cilekli Pasta


Nesrin ve Sule Hanim`lar Turkiye`ye donmeden son gun aksam yemegine davet etmistim onlari. Hava guzel olursa da parkta piknik seklinde olur diye planlamistik. Hava cok guzel diye hazirliklarimizi tamamlayip yollandik parka. Aman Allah`im, o guzel hava yerini siddetli ruzgara birakmaz mi? Dondugumuza mi yanalim, ben ev sahibi olarak parka davet ettigime mi yanayim, bilemedim. Gerci onlar en cok boyle pikniklerin hatirda kaldigini, hallerinden memnun olduklarini soylediler ama benim icim icimi yedi. Biz karnimizi doyurur doyurmaz cocuklari da alip tuttuk evin yolunu 2 arabaya dolusup. Erkekler mangalin sonmesini beklemek zorunda kaldilar. Onlar gelene kadar biz de taze cay demleyip tabaklarimizi hazirlamaya basladik.



Anladiginiz uzere parka goturdugum gibi geri geldi eve bu pasta hic dokunulmadan. O kadar ruzgardan sonra sicacik evimizde yemek daha keyifli geldi hepimize. Hep yaptigim olculer bu kaliba fazla geliyor, o yuzden kalan kek karisimini bir de en kucuk kelepceli kaliba dokunce iki pasta cikti ortaya. Hem keki, hem de uzeri cilekli, yani tam cilek hastalari icin bu pasta. Kulaklarin cinlasin Vildancim... Sizlerden de son gununuzde bu kadar ruzgara maruz birakarak verdigimiz rahatsizliktan dolayi ozur diliyorum Nesrin Hanim ve Sule Hanim... Umarim Turkiye`de duzeninizi kurmussunuzdur ve keyfiniz yerindedir...

Sevgiyle...

Wednesday, April 8, 2009

Cake Decorating Class "Pasta Dekorasyonu Kursu"


Basliktan da anladiginiz gibi sonunda pasta dekore kursu buldum, yazildim ve hatta bugun ilk dersine de katildim. Ilk dersimiz oldugu icin daha ziyade aletlerin tanitimiyla gecti diyebilirim. Yukaridaki pastayi hoca dekore etti ipuclariyla, biz kursiyerler de seyrettik. Asagidaki kucuk mavi yildizlari bizlere yaptirdi. Yukaridaki buyuklu kucuklu yildizlari da yine asagida kendilerine yer kalmayan diger ogrenciler yapti.


Hocamiz Simply Sweet`in sahibi Mrs. Hailstalk. Yasli ama oldukca kabiliyetli, hala isinin basinda, calisan bir kadin. O`nun bu enerjisi saskina cevirdi beni bugun.


Bugun o susledi biz seyrettik ama haftaya hepimize anlattiklarina gore bir kek yapip, katlandirip, icing ile kaplayip ev odevi olarak getirmemizi soyledi. Palyacolu bir susleme yapacagiz bir sonraki ders. Yani herkes kendi dekorasyonunu kendi yapacak. Heyecanliyim, bakalim basarili olabilecek miyim?

Sevgiyle...

Tuesday, April 7, 2009

Cicek Sepeti Pastasi



Bu pastayi gecenin bir saatinde Efkan Serhat ve Vedat Alp istiyor diye yaptim. Keki kakaolu, ara kat ise butter cream, muz ve beyaz damla cikolatali. Pastanin disini da tamamen butter cream ile kapladiktan sonra, uzun suredir elimde olan turuncu seker hamurumu artik bitireyim istedigimden tek renk calistim.


Epeydir cicek sepeti calismayi istiyordum zaten. Iste firsat dedim. Cok yorulsam ve yine istedigim gibi yapamasam da cok da onemi yoktu. Nasil olsa sadece biz yiyecektik...

Sevgilerle...

Sunday, April 5, 2009

Nurdan Abla`ya Pasta


Baltimore`dan ziyaretimize gelen Nurdan ablalar icin yapmistim bu pastayi. Daha dogrusu kekini pisirmistim ama suslemesini yetistirememistim. Vakit daralmis ve ben de cok gerilmistim yetismedi diye. Kaplamaya yetecek kadar seker hamurum var zannediyordum, bir de baktim ki bircok renkten ama azicik azicik seker hamurlarim kalmis. Yenisini yoguracak vakit de yok. Caresiz en cok olan sari ve mavi hamurlarimi karistirarak bu ebruli rengi elde ettim ve pastayi onunla kapladim ve kaldirdim. Olmusla olmuse care yok derler. Artik suslemeyi mecburen onlarin yaninda yapacaktim. Nurdan abla pastayi gorunce "iyi ki biz yokken suslememissin, biz de seyreder ogreniriz" dedi.



Sonra misafir cocuklar Merve ve Gaye`nin de istekleri dogrultusunda bu sade suslemeyi yaptik beraberce. Yeni seker hamuru da yogurduk yapilisini ogrensinler diye.... Ve olanlar oldu. Nurdan Abla da pasta dekore isine basladi. O da harika pastalar yapiyor artik cevresine. Kizlari bir sonraki gorusmemizde anlata anlata bitiremediler pastalarini. Hatta baska kaplama sekilleri de kesfetmis Nurdan Abla marshmellow`un degisik kivamlariyla. En kisa zamanda O` nu da blog sahibi olarak gormek en buyuk dilegim.

Bu fotograf cocuklarin kamerasinda kaldigi icin bugune kadar unutulmus ve yayimlanmamisti. Arsivimi dikkatle incelerken rastladim, hemen yayimliyorum, kismet buguneymis. Ben pastalarinin fotolarini hala beklemedeyim Nurdan Ablacim...

Sevgiyle...

Friday, April 3, 2009

Aksam Oturmasi Tabagi


Aksam oturmasina gelen misafirlerimize hazirlamistim bu tabaklari. Daha once tarifini verdigim Pancar Salatasi, patates salatasi, yine sitede tarifi mevcut patates tatlisi, tadi guzel sekli bozuk kopuk kurabiye...


Patates salatasi hepimizin malumudur zaten de, kopuk kurabiyeden bahsedecek olursak, yillar once Oktay Usta`nin programinda Nuriye Ozen Toraman "3 Dakika" bolumunde yapmisti bu kurabiyeleri. Normal un kurabiyesi tarifi ile kuru meyveler ve ceviz, findik, fistik vb. ile yapilan, sekil vermeden de hamurdan koparilip tepsiye atilan bu kurabiyeyi daha once defalarca yapmis olmama ragmen bu sefer olmadi. Daha dogrusu tadi guzeldi ama piserken tepside yayildilar. Sebebini tam olarak anlayamamakla birlikte iki tahminim var.

-Birincisi; hamur istedigim gibi toparlanmayinca cok az siviyag koydum.
-Ikincisi de; firini onceden isitmayi unuttum.

Sanirim bu iki sebepten biri yada ikisi birden yuzunden kopuk kurabiyeler hamurdan koptuklari gibi pismeyip yayildilar. birbirlerine yapisip kare oldular. Napalim, bi daha ki sefere insallah.

Sevgiyle...

Thursday, April 2, 2009

Washington D.C. Gezisi



Hani seyahatten donenlere derler ya, "Yedigin ictigin senin olsun, neler gordun onu anlat" diye... Ben de anlatayim Meral Hanimlara Washington D.C. yi gezdirirken neler yaptigimizi. Oncelikle park yeri bulana kadar gobegimizin catladigini soylemeliyim, sonra da park yeri icin para atilan kumbaraya bozuk para bulma problemini. Bozuk para gerektigini biliyorduk ve tedarikli cikmistik ama 7 dakikalik park ucretinin 1 quarter (25 cent) oldugunu hic dusunmemistik dogrusu. :) Neyse ki ilk park ettigimiz White House civarini gezmeye yeterli park paramiz varmis. Park ettik ve rahat rahat gezdik. Beyaz sarayin damindaki keskin nisancilara dikkatinizi cekerim. Esprisini de yaptim esime "Ilerideki ciceklerin yakin plan fotografini cekmek icin metal bariyerlerden atlayacagim iceri ama keskin nisancilardan korkuyorum" diye... "Aman hatun, foto cekiyo demez zimbalar adami bunlar" dedi O da gulumseyerek...




Dogru mu okuyorum diye gozlerinize inanamayacaksiniz ama yukaridaki vatandas tam 28 yildir burada kendince protesto ediyormus Amerikan Politikalarini, tam da Beyaz Sarayin onunde... Elindeki materyallerle Gazze isgalini, Israil'i ve nukleer silahlari protesto ediyordu su bizdeki "Susma, sustukca sira sana gelecek" tarzi bir sloganla. "Baris istiyorum" diyormus bunca yildir civisi cikmis dunyamiz icin... Ne irade, ne azim ama. Hic mi umudu tukenip de "vazgeceyim" demedi bilmem ki karda, kista, ayazda ya da cehennem sicaklarinda...



Bu yaramaz sincap takibindeki iki sevimli kiz bir onceki post`umda bahsettigim Meral Hanim`in kizlari Beyza ve Vildan. Esimin onlar icin hazirladigi snack posetindekileri sincaplarla paylastilar. Washington D.C.'nin sincaplari hakikaten, kalabalik bir sehrin gobeginde yasadiklarindan olsa gerek, insanlara alismislar. Bizim oturdugumuz sehir olan Woodbridge, Washington D.C.'ye cok yakin olmakla birlikte aslinda Virginia eyaletine bagli. Anlayacaginiz bizim ordaki sincaplar bunlar gibi degil, cok yakinimiza kadar gelseler de, biz kipirdayinca kaciyorlar...


Ama bu sevimli seyler kacmadi. Beyza ve Vildan ablalarinin verdigi cubuk krakerleri yerken fotograflarini cekmemize bile izin verdiler. Turkiye`ye donunce ormanlarin icinde oturdugumuz bu sehirleri gercekten ozleyecegim, sincaplari, geyik ve ceylanlari... Rahmetli anneannem Nevsehir`de yasardi. Cocuklarini ziyaret icin Ankara`ya geldiginde hic bikmadan, usanmadan trenleri seyrederdi buyuk bir hayranlikla. Cunku Nevsehir`den tren gecmez. Tren ona cok olagan disi gelirdi. Ben de simdi burada hayvanlarla ancak tanistim desem yeri yani, vatanimizda orman mi biraktik ki orman hayvani gorelim vesselam... Turkiye`de kocaman kocaman apartmanlarda oturmak marifettir sanki, oysa burada koskoca kitaya yayilmis insanlar tek katli, ferah evlerde. Hem de ormanlarin icine kurmuslar sehirlerini, mumkun mertebe agaclarina dokunmadan. Site icindeki apartman tarzi olanlarda en fazla 2 veya 3 katli. Sadece buyuk sehirlerin merkezlerinde cok katli binalar var ve inanin onlarda cok abartili degil. Kara kara dusunuyorum simdi "Turkiye`ye gidince o koca koca, ust uste apartmanlarda nasil oturacagim" diye...


Yukaridaki minik lale tarlasi gibi daha ne fotograflar var dosyalar dolusu ama malum hangi birini yapistirayim buraya. Washington D.C.'nin merkezini gezdirdikten sonra, arkadaslarimiza muzeleri de gosterelim dedik. Dedik demesine de iste bu noktada bozuk para sorunu yasadik park etmek icin arabalari. Ancak misafirlerimizin park edebilecegi kadar para denklestirdikten sonra, onlar muzeyi gezmeye gittiler, biz de esimle biraz arabada muzik dinleyip sohbet ettikten sonra cocuklarimizi okuldan almaya gittik. Iyi ki de onlarla muzeyi gezmeyip erken cikmisiz yola, aksi halde trafik yuzunden gec kalirmisiz okul cikisina.


Cocuklari da okuldan aldiktan sonra memleket ozlemimizi Turk yemekleri ile dindirecegimiz Amity Cafe`de bulustuk arkadaslarimizla. Herkes gonlunce en cok ozledigi yemegi secti menuden. Benim Efkan Serhat ve Vedat Alp pasalarim disarida yemege bayilirlar zaten. Bazan haftaliklarini biriktirdikleri bile olur okula gelen dondurmacidan dondurma almamak pahasina, sirf disarida ailecek yemek yiyelim diye. Bir de Serhat, babasinin yenisini alinca eskisini kendisine verdigi cuzdani cikarir arka cebinden. Kardesiyle beraber biriktirdigi paralarini garsona kendisi uzatir ve mutlaka belirtir "Hesabi kardesimle biriktirdigim parayla ben odeyecegim" diye. Genellikle de bir aferin alir garsondan. Ayda bir kez disarida yedigimiz icin iple cekerler bir sonraki ayi da.

Netice de guzel noktaladik gezimizi ve yolda da komsumdan bir cay daveti aldik. Ruveyda Hanim`in essiz aromali Turk cayindan icerek yorgunluk attik Meral Hanim'la ben. Tulay Hanim`i da orada bulacagimizi saniyorduk ama kacmis evine biz gelesiye. Kendisi kacmis ama biz yiyelim diye harika bir aglayan pasta yapmis birakmis. Afiyetle yedik cayimizin yaninda. Komsumun kocasi Turkiye`de oldugu icin beyleri evde biraktik cocuklarla. Az sonra patir patir dokulduler gerci arkamizdan ama olsun, onlar da beraber oynayip eglendiler. Oyle ki benim oglanlari uyku saatleri gecerken zor gonderdim eve.

Bu sabah da Ruveyda Hanim`i da cagirdigimiz kahvaltimizdan sonra ugurladik Meral Hanim ve ailesini Kentucky`e evlerine... Guzel bir ani oldu bizim icin de. Tesekkurler Delice ailesi, ayaklariniza saglik, ne iyi ettiniz de geldiniz...

Wednesday, April 1, 2009

Meral Hanimlara Hazirlanan Sofra


D.C. den once yasadigim eyalet olan Kentucky`den arkadasim Meral ve ailesi bizi ziyarete geldiler. Onlarinda asagi yukari benim ogullarimin yaslarinda iki kizlari var. Beyza ve Vildan... Cocuklar birbirlerini ozlemisler, bu yuzden cok guzel vakit gecirdiler, bol bol eglendiler. Ben de onlara acizane bu sofrayi hazirladim.


Hazir paketten zeytinyagli karisik sebze sote. Hazir paketi tencereye bosaltip, uzerine zeytinyagi gezdirip, bir kesme seker esliginde kisik ateste hic su koymadan kendi kendine pisirdim.



Kozlenmis kirmizi biber ve ajvar... Bilmeyenler icin soyleyim, ajvar kozlenmis patlican ve kozlenmis kirmizi biberin zeytinyagi ve baharatlarla lezzetlendirilmis, kavanozlanmis ve Arap marketlerde piyasaya sunulmus hali. Belki baska marketlerde de vardir ama ben hic gormedim.


Bu da kenarlarina aci biber tursusu dizilmis bildigimiz limonlu, sirkeli coban salata.


Bu da kavurma. Kurban bayrami kavurmasinin tadini bulamiyorum malesef marketten alinan etlerde, ama vazgecemiyorum da kavurmadan. Basta kekik olmak uzere bol baharatlarla kisik ateste kendi suyunu salip cekene kadar pisirmelisiniz. Ocaktan indirmeden az evvel de siviyagini ve tuzunu ekleyin. Nefsinizi koreltmeye fazlasiyla yeter, kurban etiyle olursa beraberinde parmaklarinizi da yiyebilirsiniz.

Bir de kemik suyuna yalanci iskembe corbam vardi ki fotosu yine unutuldu. Ama onun tarifini bilahare mutlaka paylasacagim sizinle. Ogullarimin deli olduklari bir corba, bayiliyorlar, adina da chicken noodle soup diyorlar.

Bir de tereyagli pirinc pilavim vardi. Yemekten sonra ise daha once tarifini verdigim irmik tatlisinin kakaolu biskuvi ile kelepceli kalip icinde katlandirip pasta sekli verdigim versiyonu... Uzerine de muz dilimleri dizip jole doktum. Icecek olarak da canim salgam suyu...

Baska neler mi yaptik Meral Hanimlarla... O da sonraki post`lara kalsin. Bizi izlemeye devam edin.

Sevgiyle...

Tuesday, March 31, 2009

Sade Bir Kahvalti ve Kalpli Kepekli Ekmek


Misafirlerimiz icindi bu sade kahvalti sofrasi. Malesef yine telastan sicaklarin fotografi cekilmedi, unutuldu. Zaten benim asil bahsetmek istedigim de kepekli ekmeklerim.

Malumunuz, kepekli ekmek sagligimiz acisindan daha faydali. Beyaz ekmegin zor hazmedildigi de bilinen bir gercek. Turkiye`ye donen arkadasim Sule Hanim dolaplarinda kalmis bir dolu yiyecegi bana birakip gidince ilk isim kepekli undan ekmek yapmak oldu.



Bu kalpli kalibi da o kadar sevdim ki aldigim gunden beri neredeyse hergun kullandim. Makina ekmegini bir turlu sevemedim malesef. Ilk pisince sicacikken guzel de sonra cok cabuk bayatliyor. Belki de ben pek beceremiyorum, bilemeyecegim artik. O yuzden ekmegi makinada degil kalipta firinda yapmayi tercih ettim.

- 2 buyuk su bardagi ilik su
- 1,5 corba kasigi instant maya
- 1 kesme sekeri

15 dakika dinlendirdim. Uzerine

- 1 kucuk su bardagi sivi yag
- 1 yumurta
- 4 kupa kepekli un

koydum. Oldukca yumusak bir hamur elde ettim ve hamurumu gercekten cok ama cok fazla yogurdum, yogurdukca da guzellesti sanki. Bu hamuru geceden mayalamistim ve oylece buzdolabina kaldirdim. Sabah uyaninca cok hafif daha yogurarak havasini aldim. Ve yaglanmis iki ayri kaliba yerlestirdim. Firinin alt katina isiya dayanikli bir kapta su koydum. Orta katinda 400F isida (200-220C derece) pisirdim. Cikarinca uzerine soguk su serptim ve sofra bezine sararak beklettim. Biz tadina doyamadik. Iki gundur yiyoruz, hala tazecik, yumusacik. Denemelisiniz ama mutlaka kepekli unla... :)

Sevgiyle...

Sunday, March 29, 2009

Amerika`dan Kareler


Saksida mandalina agaci fotografini Fairfax`deki FairOaks Alis-veris Merkezi`nde cektim. Burada sezonun anlam ve onemine gore dizayn ediyorlar alis-veris merkezlerini. Gerci heryerde bu is boyle ama Amerika`da susleme isini baya bi abartiyorlar. Eastern yani bahar bayrami yaklasiyor ya, alabildigine renklendi carsi-pazarlar, marketler. FairOaks Mall`de de kucuk bir botanik park olusturmuslar. Renk renk cicekler, fidanlar, agaclar dikmisler, agaclara kus evleri asmislar. Ortami o kadar begendim ki kahvemi alip, laptop bilgisayarimi da acip yarim saatten fazla oturdum orada kendi basima. Daha dogrusu yanimda esim vardi ama varligi ile yoklugu arasinda pek fark yoktu, tezinin icine gomulmus durumdaydi.



Ayrica Cin, Japon ve Koreliler gibi uzak Asyalilara hitap eden Global Market`te de cok ilginizi cekecegini dusundugum Cin Bamyasi ($1.69) ve Tayvan Bamyasinin ($1.29) fotolarini da sirf sizlere gostermek icin cektim. Bunlar hormonlu mu yoksa cinsleri mi boyle, bilemeyecegim, ama ben bugune kadar alip denemeye hala cesaret edemedim.



Bu karedekiler de Cin Aci Kavunu. Turkiye`de sinuziti olanlarin aci kavun denilen ve aktarlarda satilan bir cesit tozu burundan cektiklerini duymustum. Bu da o tur bir seyin kurutulmamis halimi bilemeyecegim. Tek bildigim bu da hic bi sekilde denemeye cesaret edemeyeceklerimden biri. Merak ediyorum, siz olsaniz ne yapardiniz? Bu sebzelerden tuketmenin bir yolunu bulur muydunuz? Yoksa benim gibi, "Kalsin, yemesem de olur" mu derdiniz...?

Sevgiyle...

Saturday, March 28, 2009

Nesrin Hanim ve Sule Hanim`lara Veda Pastasi



Washington D.C. de yaprak dokumu basladi. Yavas yavas Turkiye`ye donuyor bazi arkadaslarimiz. Melek abla ayagini suruyerek gitmis olsa gerek, arkasindan Yasemin Hanim, onun arkasindan Kevser Hanim, simdi de Nesrin Hanim ve Sule Hanim`lar... 21 Haziran`da da ben kesin donus yapacagim ailemle insallah... Turkiye`ye, ailemize ve sevdiklerimize kavusmak elbette guzel ama hakikaten buyuklerin dedigi gibi dogdugu degil doydugu yer insanin vatani oluyor sanki. Buralari da ozleyecegimi dusunuyorum acikcasi Turkiye`ye olan tum sevgim ve ozlemime ragmen... Insan alisiyor iste, bir yani hep sila derken, bir yani da buradaki yeni arkadas ve cevreyi ozluyor, istiyor enteresan bir sekilde.

Basliktan da anladiginiz gibi Sule ve Nesrin Hanimlara veda icin yaptim bu pastayi. Kalpli kalibi dun aldim ve hemen bugun ilk onlar icin kismet oldu yapmak da.

Bu da pastamizin meyvelerle doldurulmamis hali. Hazir karisim keklerin cilekli olanindan kullandim ilk kez. Cok da memnun kaldim, icinde minik cilek parcaciklari da vardi. Boyle bir kekin uzerini cileklerle doldurmam ve jolesini de cilek suyuyla yapmam gerekirdi ama malesef evde cilek olmadigi gibi, marketten alacak vakit de yoktu. Mecburen evde olan kivileri kullandim. Jolesini de armut suyuyla pisirdim. Daha once jole tarifini vermistim, tekrarlamiyorum bu yuzden.

Nesrin Hanim ve Sule Hanimlar kalbimizde guzel izler birakarak ayrilacaklar Pazartesi gunu D.C. havaalanindan. Damaklarinda da bu kalp kekten tatli izler kalsin istedim. Hersey gonlunuzce olsun arkadaslar. Allah yolunuzu ve bahtinizi acik etsin.

En icten sevgilerimle...

Tatli Patates Tatlisi


Ilk gorenler kabak tatlisi saniyorlar bunu. Damak tadi cok hashas olanlar tadinca anliyorlar kabak tatlisi olmadigini. Ama cogunluk ben soylemezsem kabak tatlisi yedigini saniyor. Amerikaya ilk geldigimde onlarca cesit patates gorunce marketlerde cok sasirmistim. Yavas yavas eve alip denemeye karar vermistim sirasiyla. Ben bu kadar patatesin icinden en cok Idoha`nin sari patatesini sevdim acikcasi. Sweet Potatoes yani tatli patatesi ilk gordugumde kabugunu tirnagimla cok az kaziyip (merak etmeyin, tirnagimla kazidigim patatesi satin aldim, markette birakmadim) renginin turuncu oldugunu gorunce aklima ilk gelen bununla kabak tatlisi gibi birsey yapabilecegim olmustu. Zamanla uzun yillardir burada yasayan Turklerden ogrendim ki onlar da zaten hem tatlisini, hem de recelini yapiyorlarmis. Tip sitelerinden faydalarini arastirdigimda ise seker hastalarinin bile guvenle yiyebilecegi bir sebze oldugunu ogrendim. Hatta sitede "Amerika`da cokca yetisen sweet potatoes bir cok faydasina ragmen, Amerikalilar tarafindan malesef "Thanksgiving" yani Sukran Gunu haricinde tuketilmiyor" diye yaziyordu. Burada yasayanlar bilir zaten Amerikalilarin balkabakli yada tatli patatesli turtalarini.



Yukaridaki fotografi cekmek masanin ilk halini bozduktan sonra geldi aklimiza . Fotoyu koyup koymamakta tereddut etsem de "ne olacak sanki" dedim, "yabanci mi sitenin takipcileri". Hepsi sicakligiyla bu mutevazi blogu isitiveren samimi insanlar. Kravat seklindeki pecete katlamasindan ise bilahare bahsedecegim. En iyisi simdi yeniden patates tatlimiza donmek...

-5-6 adet iri tatli patates
-3 subardagi toz seker
-5-6 adet karanfil
-1 kahve fincani cekilmis ceviz

Patatesleri yikayin ve kalinca soyun. Yarim ay seklinde cok da ince olmayan dilimlere bolun. Tencerenize bir sira patatesleri dizdikten sonra toz sekerin yarisini uzerine serpin. Kalan patatesleri de tencereye dizdikten sonra onlarin uzerine de kalan sekeri serpin. Tencerenin dibine karanfilleri de atin. Kisik ateste bir kac saat pisirin. Uzgunum, ben saat tutmayi unuttugum icin net bir zaman dilimi veremeyecegim. Artik siz kontrol edersiniz pisip pismedigini. Uzerini de ceviz, badem veya findikla susleyebilir, isterseniz kaymak veya krem santi ile de sunabilirsiniz. Afiyet olsun...

Sevgiyle...

Friday, March 27, 2009

Peynirli, Maydanozlu Borek


Epeydir elim pogacaya gidiyordu nedense misafirim gelecegi zaman. Bu sefer borek yapayim dedim, pogaca istihkakimiz fazlasiyla doldu son gunlerde. 4 numarali yufkadan kullandim. Her ne kadar Turk yufkasini cok ozlesem de Turk markette cok taze bulamayabiliyoruz. Bekarken karsi apartmanin alt kati yufkaciydi ne guzel, tazecik alir yapardik boreklerimizi. Yine de 4 numarali yufka ile boregimiz de basariliydi, cok da aratmadi bize Turk versiyonunu.

-1 paket 4 nolu yufka
-1 kucuk subardagi sut
-1 kucuk subardagi yogurt
-1 kucuk subardagi siviyag
-1 yumurta
-150 gr. kadar peynir
-yarim demet maydanoz
-uzeri icin hashas ve susam

Yag, yogurt, sut ve yumurtayi cok iyi cirpin. Tepsinizi guzelce yagladiktan sonra en alta bir yufkayi yerlestirin ve karisimdan fircayla bolca surun. Yufkalarin yarisi bitene kadar her kata ayni islemi uygulayin. Tam yariya gelince (ben bazan alt kata 1 yada 2 yufka fazla koyarim) peynirli maydanozlu icinizi serpin. Tum yufkalari her kata karisimdan surerek yerlestirin. En uste kalan karisimi dokun ve fircayla guzelce her yerine yayin. Uzerine arzuya gore corek otu, hashas, susam, aycekirdegi vb. serpin. 350F isida (180C derece) uzeri kizarana kadar pisirin. Firindan cikarinca ya soguk su ile hafif sulayip sofra bezine sararak bekletin ya da nemli bez altinda bekletin. Afiyet olsun...

Sevgilerle....

Thursday, March 26, 2009

Pancar Salatasi


Pancari daha fazla tuketmeye karar vereli sebzelerle barisik Hacer Hanim`dan epey tuyo ogrendim. Yavas yavas deneyecegim ogrendiklerimi. Bu biraz da benim ekledigim degisikliklerle ortaya cikmis bir salata.

- 1 orta boy kereviz yumrusu (iri rendelenmis)
- 1 orta boy kirmizi pancar yumrusu (iri rendelenmis)
- 2-3 kereviz sapi ve yapragi (minik dogranmis)
- 2-3 kirmizi pancar sapi ve yapragi (minik dogranmis)
- 3 adet havuc (iri rendelenmis)
- 2 dal dereotu (ince kiyilmis)
- 1 cay bardagi kadar iri cekilmis ceviz
- 2 dis sarimsak (iyice dovulmus)
- 8-10 kasik yogurt
- 8-10 kasik mayonez
- istege bagli tuz (ben hic kullanmadim)
- biraz zeytinyagi (istege bagli)

Sebzelerin hepsini cigden kullandim. Kereviz yumrularini rendeler rendelemez yogurdunu ilave etmelisiniz ki kararmasin. Beni en cok carpan pancarin rengi oldu. Gida boyasi hazirlayanlar hic baska sey aramasinlar dogada kirmizi, mor vb. renkleri elde etmek icin. Harika bir rengi var cunku. Malzemelerin hepsini karistirip afiyetle yiyorsunuz, fazla soze ne hacet. Ancak belirtmeliyim ki benim bunyem tuzu sevmedigi icin, hem de sebzelerin kendi tadini almak istedigimden ben hic tuz kullanmadim. Mayonezin yagi da salata icin fazlasiyla yeterli, yine ben mayonezi de cok az kullandigimdan ayriyeten zeytinyagina ihtiyac duydum. Artik damak tadiniza ve aliskanliginiza gore sizler kendi ozgun salatanizi ortaya cikarirsiniz. Afiyet olsun...Sevgiyle...

Wednesday, March 25, 2009

Naneli, Limonlu Su


Onceleri sirf sofra aksesuari olsun diye koyuyordum Portakal Agaci`ndan gordugum limonlu, naneli surahiyi sofraya. Sonralari tadi da hosuma gitmeye basladi. Simdilerde bu surahiyi hergun tek basima bitirebiliyorum. Allah`im biz kadinlar zayiflamak adina neler yapabiliyoruz, ben bile sasiyorum kendime bazan...

Sevgiyle...

International Dinner "Yabanci Mutfaklar" Gecesi


Yasadigim sehirde The Bel Air Woman`s Club adli kadinlar kulubunun geleneksellesmis "Yabanci Mutfaklar" gecesi icin Theresa adindaki Amerikali arkadasimiz bizden yardim istedi. Zaten kuluplerinin kendi ascilari menuyu belirleyip kendileri pisireceklermis tarifine uygun sekilde yemekleri. Mercimek Corbasi, Karni Yarik ve Hunkar Begendiyi secmisler ve pisirmisler kendileri yaninda pilav ve salatayla beraber. Bizden de meze cesitleri ve tatli hazirlamamizi rica ettiler. Bizler de elimizden geldigince yaptik biseyler. Malesef kameramin bataryasi bittigi icin dogru duzgun forograf yok elimde o gune ait. Ama geceden oylesine memnun kaldilar ki bugune kadar hicbir international dinner`da bu kadar iyi hazirlik ve bol cesit gormediklerini soylediler. Belediye Baskani, esi ve kizi da davetliymis geceye. Yanimiza kadar gelip ozellikle tesekkur ettiler. Ben de acizane seyyar bir ocakda canli canli Turk Kahvesi yaptim yemegin uzerine klup uyelerine ki, yanina Theresa`nin hazirladigi lokumlarla mest oldular. Garsonlar da servis isinde oldukca hizli ve becerikliydiler. Theresa fazlasiyla hazirlikli gelmis geceye, Turk kosesi, caydanliklar, kahve takimlari... Ascilara ayran bile yaptirmisti. Hatta kadin hizini alamayip bizim Turk cayi gecikince, ascilara icetea bile yaptirdi.

Ve gecenin sonunda yardimlarimiz icin birer hediye paketi sundular bizlere. Yukarida gordugunuz yemek kitabi, tesekkur karti, tesekkur cercevesi, kahve fincani, patchwork`tan yapilmis tutacak ve yine patchwork`dan yapilmis yeni yil agaci susu... Klup uyelerinin el emegi goz nuru... Hepsi o geceden hatira... Bunlari Turkiye`ye goturecegim ve omrum oldukca da saklayacagim kismetse...

Sevgiyle...

Monday, March 23, 2009

Kahvaltim


Bir haftadir rahatsizdim, uykumda bile kendini dusunduren bir dalak agrisi cekiyordum ki artik cocuklar bile uzuluyordu halime. Bir hafta boyunca bir iki istisna haricinde hep yatak istirahatindeydim. Baska turlu gecmeyecegi tecrubeyle sabit cunku. Hafta sonunu iple cekiyordum cocuklar ve esim yanimda olsunlar diye. Bosuna ozlememisim onlari hafta ici. Hem Cumartesi hem de Pazar gunu hazir kahvaltiya uyandim. Patatesli yumurta, beyaz peynir, yesil ve siyah zeytin, yarim kasarli tost, domates ve cay... Uzerine tatli niyetine de cevizli, balli muz dilimleri... Daha ne olsun, en sevdigim seyleri hazirlamis bana ogullarim babalarinin da yardimiyla. Uykumdan da nasil kibar bir sesle uyandiriyorlar anlatamam. "Annecim kahvalti hazir, biz sana yardim edicez dikkatli kalk yataktan, dalagin agrimasin" Hani diyorum bir haftadir kahvalti yapmamis, meyve suyu icmis birine ancak boyle guzel bir surpriz yapilabilirdi. Dalak agrimda azaldi cok sukur. Simdi baharla beraber parklarda kahvalti yapacagimiz gunlerin hayalindeyim.

Sevgilerle...

Sunday, March 22, 2009

Odamdan Kis ve Bahar Manzaralari



Bu odamdan kis manzarasini ayni baslikla facebook`daki sayfama atmistim Ocak ayinda. Dallarini uzerindeki bembeyaz karlarla bana uzatan bu buyuk agac cok sevindirmisti beni Ocak ayinin tum dondurucu soguguna ragmen.

Bir de buraya yani Kentucky`den D.C.'ye yeni tasindigimiz Agustos`un son gunlerindeki sari-kizil karisimi bir hali vardi ki bu agacin, benim ve Vedat Alp`in dogum gunlerimiz oldugu halde cok aglatmisti beni. Hem Kentucky`deki cok sevdigim birkac arkadastan ayrilis, hem tasinmanin yorgunlugu yuzunden hasta olusum, hem hasta halimde biricik ailemden ayri olusum, hem sevgili Melek Abla`nin D.C.'den Turkiye`ye donusu, hem de penceremin onunde dallarini hasta yatagima kadar uzatan sari-kirmizi yaprak doken bir agac... Aglamak icin her turlu sebebim vardi yani. Kardesim Ebru`ya ve birkac arkadasima "Son yapraklarimi dokmemeye calisiyorum" dedigimi hatirliyorum. O kadar zor ve yorucu bir hastalik sureciydi ki yattigim yerden bu agaci seyrederek agladigimi cok bilirim.



Simdi ise cemreler havaya, suya ve topraga dustu. Agaclar beyazli, sarili, pembeli ciceklerini acmaya basladi. Cimenlerin yesili daha da bir canlandi. Ve 3. kattaki evime kadar uzanan bu buyuk agac, bu sefer de bana pembe elini uzatti tum umuduyla. Severek ve sevinerek tuttum o eli. Hic eve girmek istemiyor canim. Mustakil ev sahipleri basladilar yavastan bahce duzenlemesine. Beyaz cicekli agaclar patlamis misir yuklu gibi.

Kentucky`deki ilk evimin balkonunda bir de kus evim vardi ki icini yemle doldurunca daha once hic gormedigim orman kuslari gelirdi beslenmeye. Balkonumuzdan ekmek calan kis uykusundan yeni uyanmis yaramaz sincaplar da cabasi.


Diger mevsimlere haksizlik etmek istemem ama ben bahari cok ama cok seviyorum...

Friday, March 20, 2009

Pogaca


Daha once yazmistim Tulay Hanim`in pogacalarindan sonra kendi tarifimi biraktim, artik hep Tulay Hanim`in tarifini yapiyorum diye. Canim kendi pogacama da fazla haksizlik etmisim. Uzun bir aradan sonra benim tarifimin olculeri daha az oldugu icin, az sayidaki misafirlerime bunu yapmayi tercih ettim. Cok da guzel kabardilar, ozlemisim hani. Gerci simdi dikkatimi cekti, iki tarif arasinda aman aman bir fark da yokmus. Denemek isterseniz:

-4,5 su bardagi un
-1 su bardagi siviyag
-1 yumurta (aki icine, sarisi ustune)
-3 cay kasigi tuz
-2 tatli kasigi toz seker
-1 yemek kasigi instant maya
-1,5 su bardagi ilik su

Ilik su, maya ve sekeri dinlendirip kabartin. Uzerine diger malzemeleri de ekleyerek yumusak bir hamur elde edin. Bir saat ustu kapali mayalanmasini bekleyin. Istediginiz ic ile sekil vererek kapatin. 350F isida pisirin. Firindan cikarinca nemli bez altinda dinlendirin.

Afiyet olsun...

Thursday, March 19, 2009

Cigden Zeytinyagli Fasulye


Internette tip sitelerinde vitaminler uzerine arastirma yapmak istedim biraz. Acaba kulaktan dolma bilgilerimiz dogru mu gercekten diye. Evet gercekten dogruymus sebzelerin pistikce vitamin kaybina ugradiklari. Cig olarak hicbir sekilde tuketemiyorsak, mumkun oldugunca az haslanmis yemeliymisiz, hatta buharda haslamak da en iyi secenek. Tabi bu, tum sebzeler icin gecerli degil. Ornegin domates de kabugu soyulmus ve pismis haliyle daha faydali. Bir de kokusu yuzunden pismis olarak tercih edilmesi gerekenler var ki bunlar da sarimsak, sogan tarzi yiyecekler.

Bu okuduklarimdan sonra taze fasulyemi iki ayri sekilde pisirdim. Birincisi esimin ve cocuklarin yememe ihtimalleri uzerine normal zeytinyaglilari yaptigim gibi tum malzemeleri ayni anda tencereye koyup uzerinden zeytinyagi gezdirerek kisik ateste hafif pisirmek. Ikinci secenegi ise tahmin ettigim gibi esim yemedi.

Temizledigim taze fasulyelerimi kucuk dograyip servis kabina yaydim. Tavada sogan, biber ve domatesleri tuz, karabiber ve az siviyag ile kavurup fasulyelerin uzerine yaydim. Onun uzerine de yogurt dokup, tum yemegin uzerine zeytinyagi gezdirdim. En uste de isirgan otu serptim. Benim icin lezzetli ve hafif bir aksam yemegiydi. Ilk gun babalarinin pismis yemeginden yemeyi tercih eden ogullarim ertesi gune bi miktar kalan benim cig yemegimden de severek yediler. Cocuklar bile yiyebildigine gore o kadar da urkek olmayin derim.

Sevgilerimle...

Babacigima ve Cafer`e Dogum Gunu Mini Pastalari


Anlasildigi uzere bugun hem canim babacigimin, hem de gorumcemin esi, Elif`in babasi sevgili enistemiz Cafer`in dogum gunu. Sizler icin kocaman kocaman pastalar yapmak isterdim. Ama dogum gunleri boyle pespese gelince, yapilan pastalari nasil tuketecegimizi sasiriyoruz. O yuzden yarim elma gonul alma hesabi bu minik cupcake`ler yetisti imdadima. Kekimiz kakaolu, kremamiz da sade...Biraz da siyah krema var goruyorsunuz. Kiviler de renklerdirsin istedim pastaciklari. Tadina da bakabilmenizi ne kadar isterdim. Neyse ki az kaldi kesin donuse...

Canim Babacigim, dogum gunun kutlu olsun. Allah sana sevdiklerinle ve sevenlerinle yani bizlerle daha nice hayirli, saglikli, mutlu, huzurlu, uzun omurler versin insallah. Allah seni basimizdan eksik etmesin. Nice yaslarin olsun. (amin)

Sevgili Cafer, ayni dileklerim senin icinde gecerli tabi ki. Daha nice dogum gunlerini karabiber kizin Elif`le, sevgili esin Funda`yla ve tum sevdiklerinle kutlaman dilegiyle...

Ve en onemlisi sevgiyle....

Wednesday, March 18, 2009

Elif`e Dogum Gunu Pastasi


Bugun gorumcem Funda`nin kizi Elif`in 7. dogum gunu. Enteresandir, aile fertlerinin hepsi Mart ayinda dunyaya gelmis. Yarin da Elif`in babasi Cafer`in dogum gunu. Hani insanin aklina geliyor "Tek bir parti yapin, kurtulun..." diye :)


Elif kara kasli, kara gozlu dunyalar guzeli bir kiz. Ben kendisine karabiber derim hep... Malesef bu pastanin tadina bakamayacak aradaki okyanuslardan dolayi ama biz yine de ailesiyle bu mutluluklarini paylasalim istedik.


Keki 3 kat minik cupcake`den. Ara katlar sade krema ve kivili. Elbisesini giydirdikten sonra basindan asagi pasta simlerinden serptim isil isil parlasin diye. Simler yesilimsi gorunmus, sanirim isiktan ama ne yapsam elimden bisey gelmedi. Artik olacak o kadar diyor ve dogum gununu kutlayarak yanaklarindan opuyorum Elif`cim. Nice yaslarinda sevdiklerin ve sevenlerin hep seninle olsun...

Sevgiyle...

Tuesday, March 17, 2009

Mantar ve Ugur Bocegi


Anne olanlar bilir cocuklara yemek yedirmenin ne kadar zor oldugunu. Bloglar arasinda dolasirken rastlamistim bu guzel urune. Malesef hangi blog oldugunu hatirlayamadigim icin link veremiyorum. Bu guzel urunun sahibi veya yakinlari gorurse ve linki bana bildirirse, hemen eklerim siteye. Emege saygisizlik etmek istemem hic bi sekilde...

Oncelikle mantardan baslayayim anlatmaya. Haslanmis yumurtayi duz kismi tabaga oturacak sekilde yerlestirin. Kucuk bir domatesi ortadan ikiye bolerek icini bosaltin ve yumurtaya giydirin. Domatesin uzerine minik benekler olusturacak sekilde mayonez degdirin. Hepsi bu, mantariniz hazir...


Ugur bocegi icin ise ekmekten bardak yardimiyla yuvarlak iki sekil kesin. Ince bir dilim kasardan da ayni yontemle bir yuvarlak hazirlayin. Birinci ekmegin uzerine ince bir tabaka krem peynir surun. Uzerine kasari, onun uzerine de marulu yerlestirin. Sandvicinizi kapatmadan once kanatlarin belli olmasi icin ikinci yuvarlak ekmegin alt orta kismini ucgen kesin. Ugur boceginin beneklerini de ketcap ile olusturun. Antenler icin de maydanoz sapi kullanabilirsiniz.

Ellerinize saglik anneler, afiyet olsun cocuklar... Sevgiyle...

Monday, March 16, 2009

Seker Hamurlu Kurabiyeler


Bu seker hamuru ile kaplanmis suslu kurabiyeleri ogullarimin snack time`i (atistirma zamani) icin hazirladim. Benim icin keyifli bir calisma olmasina ragmen gunun yorgunlugundan ince ayrintilara giremedim. Hayvanciklara goz taktim o kadar. Cocuklar da cok begendiler, duyduguma gore okuldaki arkadaslari da...

-3 subardagi un
-3 corba kasigi pudra sekeri (100 gr.)
-250gr. oda sicakliginda margarin veya tereyagi
-bir yemek kasigi kakao

Oncelikle yag, kakao ve pudra sekerini iyice birbirine yedirin. Unu da katip guzelce yogurun. Hamurunuzu parmak kalinliginda acarak istediginiz kaliplarla kesin. 325F (150-175C derece) isida pisirin. Firindan firina degistigi icin dakika veremiyorum ama kurabiyelerin cabuk pistigini unutmayin. Soguduktan sonra sira kurabiyeleri seker hamuru ile kaplamada...

Bu asamada Turkiye`dekiler malzeme problemi yasayabilirler.

- 2 corba kasigi kadar erimis marshmallow
- 1 tatli kasigi kadar su
- 1-2 damla istediginiz gida boyasi
- aldigi kadar pudra sekeri

ile seker hamurunuzu yogurun. Ince actiginiz seker hamurunu yine ayni kaliplarla keserek kurabiyelerin ustune yerlestirin. Hayvanlari, cicekleri, daha dogrusu kurabiyelerinizi gonlunuzce susleyin.

Ellerinize saglik anneler, afiyet olsun cocuklar...

Kirmizi Pancar, Havuc, Elma Suyu


Bazilariniz basliktan hemen anlamistir Maranki Hoca`nin Kozmik Beden Temizligini uyguladigimi. Evet bugun 1 haftalik programin son gunuydu. Kendimi oldukca bitap hissediyorum. Programi harfiyyen uygulayamadim ama tam olmadi diye de birakmadim. Bakalim bir faydasini gorebilecek miyim?

Gordugunuz meyve suyu da sabah 05:00 ve 07:00 arasindaki kahvaltimdi bir hafta boyunca. Bu meyve suyundan her sabah 500ml. icmem gerekiyordu. Malesef ben yarisi kadarini ancak icebildim. Tadi kotu oldugu icin degil, miktar cok olunca icemiyorsunuz. Merak edenler icin tarif edeyim. Tabi uygulamak isterseniz bu tarifle yetinmeyip Maranki Hoca`nin kendi sitesinden ulasmalisiniz bilgilere.

-2 buyuk kirmizi pancar
-3 adet havuc
-2 buyuk elma

Kati meyve sIkacaginda sIkIlIr, icine 1-2 tatli kasigi zeytinyagi eklenerek karistirilip sabahlari kahvalti yerine icilir. Malum havuc gibi sebzeler yagda cozuluyor, bunun icin zeytinyagi karistirilarak iciliyor. Ayrica bu program icin aldigim kati meyve sIkacagini da simdiye kadar neden almamisim diye epey hayiflandim. Piyasada cok ama cok pahali olan bu aleti ben Wallmart`tan $29.99 a aldim ve memnun kaldim. Almayi dusunenler icin belirtmeliyim ki ben cok arastirdim, en uygun fiyat Walmart`tan Black&Decker markali urun.

Hepinize saglikli gunler dilerim...

Sunday, March 15, 2009

Kabakli, Kerevizli, Havuc Salatasi


Bu tarifi Turkiye`de iken kabak koymadan, kerevizinde yumrusu ile yapardim. Degerlendirmem gereken birkac kabak vardi. Birkac kereviz sapi, birkac da havuc olunca aklima en iyi secenek bu salata gibi geldi.

-2-3 kabak (rendelenmis ve suyu suzulmus)
-2-3 kereviz sapi (minik dogranmis)
-2-3 havuc (rendelenmis ve suyu suzulmus)

Hepsini teflon tencerede yagsiz hafif olecek kadar cevirin ve sogutun.

-2 dis sarimsak (iyice dovulmus)
-4-5 kasik yogurt
-4-5 kasik mayonez
-tuz
-1 cay bardagi kadar cekilmis ceviz (cok cekilmemeli)

ile sosunuzu hazirlayip sebzelerinize karistirin. Salatanizi servis kabina alip, uzerini iri cevizlerle susleyin.


Afiyetler olsun efendim...

Friday, March 13, 2009

Patriotic Party Ikramlarim



Dun aksam Vedat Alp`in sinifinin Patriotic Day yani Vatanseverlik Gunu kutlamasi vardi. Biz velilerden de Amerikan Mutfagi`ndan birer ikram getirmemiz istendi. Amerikali Theresa adinda bir arkadasin hediye ettigi Guney Bati American Yemekleri Kitabi`ndan bir tarif denemenin tam zamani diye dusunsem de bir turlu ne yapacagima karar veremedim. Nihayetinde her zaman yaptigim kardesim Ebru`nun meyveli tartindan yapmaya karar verdim. Meyveli Tartlar American Mutfagi`nda genis yer tutuyor cunku.

-3 yumurta
-3 kasik ilik su
-2 caybardagi seker
-1 paket vanilya sekerini

10 dakika mikserinizin yuksek ayarinda cirpin.

-1,5 subardagi un
-1/2 subardagi nisasta
-1 kahve kasigi kabartma tozunu

da ekleyerek cirpmaya devam edin. Normalde bu tarifte hic yag yok ama ben yine de az da olsa yag koyuyorum lezzet acisindan. Yaglanmis kalipta 350F isida (180C derece) pisen tart hamurunuzu firindan cikarip sogutun. Kaliptan ters cevirerek cikardiginizda ust kismi cukur olan hamurunuzun icini arzu ettiginiz meyvelerle doldurun.

-1 corba kasigi nisasta
-300ml. istediginiz bir meyvenin suyu

ile kisik ateste muhallebi kivaminda surekli karistirarak tartinizin jolesini hazirlayip, ocaktan alir almaz meyvelerin ustune dokun.



Meyveli Tartim hazirlaninca kara kara dusunmeye basladim. Tam yemek vaktinde kutlama, peki ben diyetteyim ve ne yiyecegim? Kendim icin de yukarida gordugunuz coban salatayi yaptim. Gerci tabagima biraz alip yedikten sonra tekrar almaya gittigimde bos tepsiyle karsilastim. Her kulturden insanin bildigi sey oldugundan sanirim, tamami bitti salatamin. Gordugunuz gibi siyah zeytin, yesil zeytin ve taze nane yapraklari ile susledim.




Guney Bati American Yemekleri kitabimdan bir tarif denemek de yine bir baska bahara kaldi...

Muhabbetle...

Wednesday, March 11, 2009

Bes Cayi


Bes Cayina gelen arkadaslarima hazirladim gorduklerinizi. Ispanakli Pizza, Kisir ve Irmik Tatlisi... Ben bu Bes Cayi Davetlerine bayiliyorum....

Ispanakli Pizza

Daha once tarifini verdigim mayali pogaca hamurunun aynisini tart kalibina doseyip firinda pisirdim. Hamuru kaliptan ters cevirerek cikardiginizda ortasi cukur oluyor. Cukur kisma da kirmizi biber, yesil biber ve ispanagi kavurduktan sonra yerlestirdim. Uzerine rendelenmis kasar serpip tekrar firina gonderdim. Kasarlari hafif eriyince firindan cikararak sicakken servis yaptim.

Irmik Tatlisi

-10 kasik irmik
-10 kasik seker
-1 litre sut
-birkac damla limon

Hepsini beraber muhallebi kivaminda pisirdikten sonra ocagin altini kapatmak uzereyken birkac damla limon damlatin. Servis yapacaginiz borcam tepsiye duzleyin. Isterseniz kakaolu biskuvi ile kat da verebilirsiniz. Istege gore ceviz, badem, findik vb. seylerle susleyin. Afiyet olsun.

Kisir

-1 subardagi ince bulgur
-1 kuru sogan
-1 yesil biber
-yarim demet maydonoz
-2 kasik biber salcasi
-1 domates
-birkac yaprak marul
-istediginiz baska salata malzemeleri
-kimyon, tuz
-zeytin yagi, limon

Ince bulguru suzgec icinde sicak su ile yikayin, ve birakin iyice suzulsun. Sogan ve biberi hafif sivi yagda kavurun. Bu zeytinyagi disinda herhangi bir siviyag olabilir. Cunku zeytinyagini cig olarak kullanmamiz gerekiyor saglik acisindan. Kavrulan sogan ve biberlerin uzerine biber salcasini da ekleyerek biraz daha kavurun. Uzerine bulguru da ekleyerek bir iki cevirdikten sonra ocagin altini kapatin. Bu sayede kisirinizin cok guzel bir rengi olacak. Diger salata malzemelerinin hepsi ile salatanizi hazirlayin. Zeytinyagi, limon, tuz ve kimyonu ekleyerek karistirin. Soguyan bulgurunuzun uzerine salatanizi ekleyerek servis edin. Afiyet olsun. Sevgiyle...

Tuesday, March 10, 2009

Sebzeli Guvec 2


Zaman zaman evde kalan azar azar sebzelerden yapiyorum guvec yemekleri. Ailecek seviyoruz. Hem de tek basina yenmesi zor sebzeler tuketilmis oluyor. Siz siz olun, sebzelerle barisik yasayin. Okudugum kadariyla et ile sebze beraber dogru bir secim. Etin yaninda sutlu, yogurtlu besinleri tercih etmek ise dogru degil. Cunku et ve sut urunleri farkli mide asitleri ile sindiriliyor. Ikisini ayni ogunde tuketirseniz, mide hangi asidi salgilayacagini bilemiyor. Netice olarak sindirimi daha zor olan eti hazmedemiyorsunuz. Sindirilmeyen et bagirsakta curuyor ve bize toksin yani zehir olarak kaliyor. Sonrasinda da bir dizi saglik problemleri yasiyoruz. Sanirim her ogunde tek cesit yemek en guzeli...

-250gram kadar kusbasi et
-1 bas sogan
-2-3 dis sarimsak
-1 yesil biber
-1 kirmizi biber
-3 kabak
-1 tatli patates
-1 kirmizi pancar
-1 havuc
-1 elma
-istediginiz baharatlar

Eti suyunu salip tekrar cekene kadar baharatlariyla kisik ateste kavurun. Uzerine diger sebzelerinde tamamini ekleyerek kisik ateste pisirin. Besleyici ve azar azar kalmis sebzeleri degerlendirmek icin guzel bir tarif...

Afiyet olsun...

Monday, March 9, 2009

Tulay Hanim`in Dogum Gunu Cupcake`i


Bugun Tulay Hanim`in dogum gunu ve kendisi diyette. O yuzden boyle kucuk cupcake`ler yapmayi tercih ettim. Biri kendisi, biri esi, biri de kizi Cemre Naz icin.

Cilekleri butun koymak istesem de, o kadar buyuktuler ki yakismadilar kucuk cupcake`lere. Dograyinca da istedigim gibi olmadi susleme. Ama maksat yarim elma, gonul alma...O kadar kusur kadi kizinda da olur dimi hocam.

Nice yaslarinizi sevdiklerinizle ve sevenlerinizle kutlamaniz dilegiyle...Iyi ki dogdunuz...

Ahmet`in Dogum Gunu Pastasi


Cok zorlandim bu pastanin butun asamalarinda. Ahmet`e soz vermistim ve yapmaliydim. Bir ara asla basaramayacagim sandim. Neyse ki cok kusurlu olsa da arabaya hafiften benzeyen bir sekil cikti ortaya.


Bu Ahmet, Spongebob Pasta`nin sahibi Melike`nin abisi Ahmet. Ayrica Vedat Alp`in sinif arkadasi. Bugun su saatlerde okulda, son derste kutlayacaklardi dogum gununu. Tek tesellim cocuklarin cabuk mutlu olmalari ve kusurlari pek farkedememeleri. Umarim pastayi begenirler ve cok eglenirler.

Keki iki boy borcam tepside yaptim. Ara katin bir kismi cikolatali krema, bir kismi sade krema dolgulu. Malesef yasanan bazi olumsuzluklardan dolayi gozumun onunde hazir beklettigim muzu koymayi unuttum ara kata. Keki trasladiktan sonra tamamini icing ile kapladim ve uzerine seker hamuru kaplamasini giydirdim. Lastikler kremali biskuvinin kurdanla sabitlenmis hali. Tepe lambalari ve farlar da seker hamurundan. Yazilari ise pasta kalemi ile yazdim.

Sanki biraz umutsuzluga kapildim bugun. :( Ya ben ne zaman ustalasacagim....??

Sunday, March 8, 2009

Ariana Afghan Restaurant



Biz bu Afgan Restorani cok seviyoruz. Ayda bir kez burada aksam yemegi yiyoruz. Cocuklar bayiliyorlar disarida yemege. Yemeklerini de cok sevdik. Bizim Turk yemeklerine benziyor, sadece biraz daha baharatli. Esim ozellikle "side dish" olarak sunduklari kendi ikramlari olanlari cok begeniyor. Bir de sosluklarda gordugunuz aci soslari.


Bu karisik sebze corbasi onlarin ikramiydi mesela. "Siparisleriniz hazirlanana kadar siz karisik sebze corbamizi tadin" diyerek sundular. Sebze corbasini hic sevmeyen biriyim ama buna bayildim, severek ictim.


Garsonumuzdan da cok memnun kaliyoruz her seferinde. Buyuk oglum masamiza her gelisinde "Thank you, you`re a nice waiter." diye iltifat etmesi uzerine, o da ogluma is teklifinde bulundu. Efkan Serhat`in ona cevaben "yerleri paspas yapabilirim, yemekleri servis edebilirim, bulasik yikayabilirim, kolay yemekleri yapabilirim, ama butun yemekleri yapamam" demesi uzerine ise kucuk oglum Vedat Alp "Ben buranin patronu olarak calismak istiyorum" demez mi? Guldurdu hepimizi...
Fotoyu oglum cektigi icin bulanik cikmis, ekipmanlarini da almamis oglum kareye. Yine de tesekkur mahiyetinde koydum fotoyu. Tesekkurler Ariana Afghan Restaurant.

Saturday, March 7, 2009

Funda`nin Dogum Gunu Pastasi


Bu tepeden tirnaga cikolatali pasta sevgili gorumcem Funda icin... Her ne kadar abisi "Keci inadi tasiyan kardesime kecili bir pasta yap" dese de, ben yine de ona kiyamayip kuzulu bir pasta yaptim.


Funda uysal, uyumlu bir insandir, hazir bahar gelmisken, Funda`nin ve kizi Elif`in de kuzulardan hoslanacagini dusunerek boyle bir tema tasarladim.


Mart ayi tam da kuzularin dogma mevsimi. Ben Bala`nin Abazli koyunde ogretmenlik yaparken, Ankara`dan koye gidis gelis esnasinda, cobanlar hayvanlari otlatmaya gotururdu. Bu aylarda sabahin erken saatlerinde, eger ki suru de yeni dogmus yavru kuzular da varsa, kesinlikle servisi durdurur, cobanlardan rica eder, kuzulari severdik. O kadar sirin oluyor ki yavru kuzular...anlatamam...


Bu pastanin keki mozaikti, yarisi sade, yarisi cikolatali. Ara kat da cikolatali krema ile dolgulandi. Ve gordugunuz gibi ust de cikolata kapli. Tahmin ettiniz sanirim, Funda tam bir cikolata hastasi. Gerci o bu pastadan yiyemeyecek ama yine de boyle yapmayi tercih ettim.


Kuzulari, cikolatayi benmari usulu eritip kaliplarda dondurarak hazirladim. Kremayla kaplanan pastanin cizgilerini pasta taragiyla cektim. Aslinda duz cekerken cizgileri, elim kayinca, ben de zikzak devam ettim.


Umarim pastani begenirsin Funda`cim. Nice yaslarini sevdiklerinle ve sevenlerinle kutlaman dilegiyle...Allah herkese senin gibi gorumce versin. Yorumlarini bekliyorum canim...Sevgiyle...

Friday, March 6, 2009

Desenli Beyaz Pasta


Iste bahsettigim Rukiye bebegin Baby Shower ve Subat ayinin toplu dogum gunleri pastasi. Iyi ki dogdunuz Birgul, Rukiye, Gulcin, Pelin ve Ruveyda Hanimlar... Nice mutlu yaslarinizda sevdikleriniz ve sevenleriniz hep yaninizda olsun...

Bu arada kenarlari ucgen kesme fikri de Ayse Yaman`a ait, onun ask ve kelebekler adli pastasindan gordum.

Sevgiyle...

Thursday, March 5, 2009

Atom Pasta (Punkcu Pasta)


Kahvaltiya gelecek arkadaslarima, kahvalti sonrasi icin bir pasta yapmak isteyince esim "Bu sefer seker hamurlu degil kremali yap ve fazla da susleme istersen" dedi. "Peki" dedim ben de. Sonra da nasil susleyecegimi bilemeden bakakaldim oylece. Buzdolabinda cikolata ve uzumleri gordum ve rastgele yapistirdim pastanin ustune.

Ertesi gun dogum gunu olan Pelin Hanim da bu pastayi dogum gunu pastasi olarak kabul etti. Subat ayinda o kadar cok arkadasin dogum gunu vardi ki, hepsine yetisemedim malesef. Pelin Hanim da kendi pastasini boylece aradan cikarmis oldu. Ama ben yine de topluca Rukiye Bebegi gormeye gittigimizde hem baby shower hem de toplu dogum gunleri icin bir pasta hazirladim ki bir kac gune yayimlayacagim kismetse.

Bu pastayi ben atom modeline, Nesrin Hanim ise Punkculara benzetti. O yuzden iki isim verdim. Sevgilerimle...

Wednesday, March 4, 2009

Lubnan`li Pastaci


Birkac gun ust uste cocuklari okula biraktiktan sonra "Giant" adli marketin pasta bolumundeki ustayi seyretmeye gidiyordum. Sanirim o da onu seyretmemden cok hoslandi. Neticede bir sanat eseri ortaya cikariyor ve onun begenilmesi, hayran hayran seyredilmesi pek tabi hosuna gidiyordu ustanin. Seker hamuru kaplamasi gormeyi cok istedim ama benim seyrettigim gunler hep icing ile kapladi pastalari. Onundeki kagitlarda ne de cok siparis vardi. Bu fotografini cektigim pasta da bir doktor hanima gidecekti.

Sunu anladim ki; kabiliyet cok onemli olmakla birlikte, olay tamamen malzeme, ekipman meselesi. Ustanin oyle profesyonelceydi ki alet-edevatlari. Mesela izledigim bir pastada asfalt yapmak istedigi kismi pompali bir minik aletle puskurterek boyadi. Beyaz kalmasini istedigi yerlere boya sicramasin diye yagli kagit serdi. Ben olsam ne yapardim. Asfalt yapacagim kisim icin ayrica bir siyah seker hamuru yogururdum. Iki saat onu acip kesicem diye ugrasirdim. Usta bir pastayi resmen bir kac dakika icinde dekore edip bitiriyordu. Eli de iyice alismis tabi... Adi ustunde, pasta ustasi... En kisa zamanda bir pasta kursu bulmaliyim, cok aceleeee...

Tuesday, March 3, 2009

Nurefsan`in Sofra Pastasi


Almanya`da yasayan kiz kardesim Ebru`nun 11 yasindaki dunyalar guzeli, Italya prensesi kizi Nurefsan pek bi bozuluyormus sitede onun veya kardeslerinin adina bir pasta yayimlanmamasina. Almanya`da yasiyor ama nicin Italya prensesi diyeceksiniz. Ruyasinda gormus Italya prensesi secildigini...

Iste bu pasta onun gonlunu almak icin. Ozellikle Hosgeldin Bebek pastalarina icerliyormus, onun 8 aylik kardesi Enver Fatih`e Hosgeldin Bebek Pastasi yapmiyorum diye... "Bitanem" diyorum, "kardesin dogdugunda ya da Berat ve senin dogum gunlerinizde ne bu site vardi, ne de pasta dekorasyon isi. Gor bak teyzen sana ne pastalar yapacak." Ama cocuk iste, birazcik simartilmak onun da hakki.



Iste bu sofrayi Nurefsan`im icin kurdum ben de. Ortasina gul kondurdum, etrafina ara kattaki gibi beyaz damla cikolatalardan. Minik bir caydanlik annesinin olmazsa olmazi zaten. Rengi mavi de olsa Turk ekmegini de unutmadim. Tabaklarin icindekileri de kofte farzedebilirsiniz. Peceteler biraz yamuk, cay bardaklari da pek anlasilmamis ama olsun, Nuris beni affeder. Simdi baristik mi guzel kizim benim. Tatilde teyzen sana ve kardeslerine daha guzellerini yapacak insallah. Opuyorum hepinizi kocaman.
Muhabbetle...

Monday, March 2, 2009

Cikolatali Un Helvasi


Newyork`tan Aysun Hanim tutan bir un helvasi tarifi istemisti. Annecigime sordum ama malesef o olcusuz, goz karari calistigindan bir tarif veremedi. Ben de zaman zaman yaptigim Oktay Usta`dan puding kivamindaki cikolatali un helvasini yapip, yayimlamaya karar verdim. Ben kahverengi sekerle yaptigim icin cikolata kullanmadim.

-3 corba kasigi un
-1 bardak seker
-3 bardak sut
-bir parca cikolata
-100gr. kadar tereyagi
-istediginiz kadar dolmalik fistik

Tereyagi, un ve dolmalik fistiklari kavurun. Rengi sararinca sekeri de ilave edip biraz daha karistirin. hemen akabinde sutunuzu de ilave edip puding kivamina gelene kadar karistirmaya devam edin. Ocaktan indirmeden cikolatayi da karistirarak ekleyin. Ocagi kapatip servis kaselerine paylastirdiginiz helvanizi dilediginiz gibi susleyin.

Aysun hanim, biliyorum, siz annelerimizden alistigimiz kivamda bir un helvasi istemistiniz ama simdilik bunu vermekle birlikte arastirmalarim devam ediyor. Bi de ablama sorayim bakalim, o bana kesin olculer verebilecek mi?
Sevgiyle kalin...

Profiterol


Tulay Hanim aradi sagolsun, "profiterol aldim, gel beraber yapalim da sitene koy" diye. Dr.Oetker hazir paketten. Uzerindeki tarifi harfiyyen uyguladik. Cok da guzel oldu, sadece bir daha ki sefere daha buyuk yapmaya karar verdik. Hazir paketin icinden hem hamuru icin, hem beyaz krema, hem de cikolatali krema icin ayri ayri karisimlar paketlenmis halde cikiyor. Tek yapacaginiz, kutunun uzerindeki tarifi harfiyyen uygulamak. Ellerimize saglik dimi Tulay hanim?
Sevgilerimle...

Sunday, March 1, 2009

Neda`nin Dogum Gunu Pastasi


Yanlis anlasilmasin, bastan belirteyim, bu pastayi ben degil, Neda`nin annecigi Nesrin Hanim yapti. Keki cikolatali, kremasi cilekli ve sadeydi. Yanlis hatirlamiyorsam 3 yada 4 kata ayrilmis oldukca yuksek bir pastaydi. Ellerinize saglik Nesrin Hanim, ben diyetime ara verdim ve hem cig kofteden, hem lavastan, hem sigara boreginden, hem de pastadan bolca yedim. Hepsi nefis degil enfesti. Ama malesef davetlilerin hepsi pasta ortaya gelince fotograf makinelerini cikardigindan, ben de onlardan biri olarak, pastadan once yedigimiz cig koftenin resmini cekmeyi unuttum. :(



Nesrin hanim sadece cig kofte ve pastasiyla degil, cocuklar icin hazirladigi oyunlarla da herkesi eglendirdi. Yukaridan bir pinyata sarkitilmisti. Cocuklar sirayla oklavayla pinyataya vurarak dusurmeye calistilar. Ilginctir ki en kucuk cocuk dusurebildi pinyatayi. (eee oklavayi annesiyle beraber vuruyordu Fatmacik) Icinden her cocuk icin ici cikolatalarla doldurulmus hediye posetleri ile, renkli kagitlar, pullar bosaliverdi cocuklarin baslarindan asagi. Kapisiverdiler hemen...
Bir de muzik esliginde oynarken sandalye kapmaca yarismasi vardi. Kucuk oglum Vedat Alp ve Neda`nin abisi Yusuf finale kaldilar. Oglusum hedefe cok yaklasmisken finalde elendi ama olsun, adini daglara, taslara yari finalist diye yazdirdi.
Bu guzel aksam icin tesekkur ederim Neda Hanim...Nice mutlu yaslara...

Hosgeldin Rukiye Bebek


Size Tongur ailesinden bahsetmistim ilk pastalarimdan birinde. Hani hamile komsumun yapmaya basladigi pastayi, aniden rahatsizlaninca ben dekore etmistim. Iste nihayet beklenen Rukiye bebek tesrif etti 24 gun once. Nasil guzel bir bebek anlatamam size...masallah...



Uzerinde nazar boncuguyla bu pasta Rukiye bebegin annesine gitti hastaneye surpriz olarak. Ogrendigimize gore aile kadar hemsire ve doktorlarinda ilgisini cekmis pasta. Kedi haricindekileri begendim ben, nazar boncugundan pek emin degildim ama, simdi fotoya tekrar bakinca benzetebildim, fena sayilmaz. Kedi tam bir fiyaskoydu ama, bacagin birini bi turlu takamadim. Hamuru yogururken suyu mu az koydum nedir, kuru oldu, fotodan bile belli oluyor beyaz seker hamurunun kuruca oldugu.


Iste bu da minik Rukiye...Annesinin ve abisinin tipatip aynisi. Annesine cekmis pek bi bakimli. Annesi ne hamileliginde, ne de dogumdan sonra birakmadi kendini masallah, hala cok bakimli bir hanim. Allah mutlulugunuzu daim etsin insallah, sen de adinla yasa, anali-babali buyu masum yavru... (amin deyin lutfennnn)
Sevgiyle...

Friday, February 27, 2009

Zencefilli Kurabiye


Pazardan yanlislikla yerelmasi zannederek taze zencefil almisim. Nasil tuketecegimi bilemedim gunlerce. Birkac blog dolastiktan sonra Yemek ve Biz`den sevgili Figen Karavas`in onerisiyle zencefilli kurabiye yapmaya karar verdim. Normal un kurabiyesi tarifimi zencefili de ekleyerek uyguladim. Sonuc benim zencefilin miktarini ve rendelerken daha saglikli olur diye dusunerek lifleriyle beraber koymami saymazsak basarili sayilabilir. Bazi arkadaslara tadi keskin geldi. Sanirim daha az konulmaliydi zencefil. Ancak kapali saklama kabinda gunlerce tazeligini korudugu gibi, sanki daha da lezzetlendi ve keskinligi azaldi. Netice olarak biz bir tanesini bile ziyan etmeden hepsini severek yedik. Tarif cok kolay ve asagida...

-3 su bardagi un
-3 corba kasigi pudra sekeri
-250 gr. margarin (ben margarini eve sokmadigimdan tereyagi kullandim.)
-1 yumru zencefil (ben daha fazla kullanmistim ama sanirim bu miktar daha iyi olur.)

Oda sicakligindaki tereyagi ile pudra sekerini birbirine iyice yedirin. Ardindan un ve rendelenmis, liflerinden ayrilmis zencefili de ekleyerek hamurunuzu yogurun ve sekil verin. 350F isida (180C derece) pisirin. Ilikken uzerine pudra sekeri serperek servis yapin.



Masadaki diger ikramlarimdan da bahsedecek olursak, peynirli, maydanozlu sigara boregi ve patetes salatasiyla sade bir menum vardi yine. Genel gecer bilinen seyler diye tarif vermemekle birlikte, patates salatasindan zeytinyagini esirgemez ve comert davranirsaniz, istediginiz lezzeti elde edersiniz derim. Aksi halde patates salatasi biraz yavan kalabiliyor. Sevgilerimle...

Thursday, February 26, 2009

Yaprak Sarmasi ve Kabak Dolmasi


Esim sitem edip duruyordu ne zamandir yaprak sarmasi yapmiyorum diye. "Hadi yardim et, saralim o halde..." dedim ben de. Sagolsun yardim etti de sardik. Yemesi guzel oluyor tabi ama ben acikcasi yanimda yardimci bir arkadas olmadan sarmiyorum. Cunku 2 kisi sarinca yarim saatte biten bir kavanozu, tek basima 2 saatte ancak sarabiliyorum.

Biraz ic artti, onunla da hemen minik bir tencere kabak dolmasi yaptik. Sonra da yogurtla bir guzel yedik. Iste malzemeler:

-2 bas kuru sogan
-1 yesil biber
-1/2 demet maydanoz
-2 yada 3 yemek kasigi salca
-2 subardagi pirinc
-1 kahve fincanindan biraz az zeytinyagi
-istediginiz baharatlar (ozellikle kuru nane)
-tuz

Ben yaprak sarmasinin icini bazan hafif kavurarak yaparim. Ama bu sefer cigden yaptim. Ustalari ne der bilmem ama, bana gore sarmanin puf noktasi maydonozu, kurunanesi ve zeytinyagi...Bunlar bol olursa sarmaniz da nefis oluyor...Afiyetler olsun efendim...

Firinda Sebzeli Guvec


-2 bas kuru sogan
-4 yada 5 dis sarimsak
-1 adet kirmizi biber
-1 adet yesil biber
-3 yada 4 adet kereviz sapi
-kucuk bir karnabaharin yarisi
-2 adet patates
-3 adet domates
-300gr. kadar kusbasilik et
-istediginiz baharatlar


Malzemelerin hepsini ayni anda toprak tencerenize koyun. Sadece et daha onceden kendi suyunu salip tekrar cekene kadar pismis olsun. Istediginiz baharatlarla hic su koymadan firinda 350F isida agzi kapali pisirin. Kolay yenmeyecek sebzeler olan kereviz ve karnabahari bile cok rahat yediren, hafif acili bir yemek oluyor. Baharat konusunda korkak davranmayin. Ben evdeki butun baharatlarimdan koydum, guvec yemekleri her turlu baharati kaldiriyor.

Bu yemekten iki tencere yaptim, biri firinda toprak kapta, digeri teflon tencerede ocakta. Toprak tencereniz yoksa uzulmeyin, cunku yemeklerin ikisi de cok guzel olmustu. Tencerelerden biri yeni dogum yapan komsuma gitti. Digeri ev halkina kaldi. Bize kalan, evdeki en buyuk tencerem olmasina ragmen yemekten ertesi gune hicbirsey kalmadi. Ogullarim bile beni sasirtacak bir sekilde silip, supurduler tabaklarini. Deneyin derim. Sevgiler...

Wednesday, February 25, 2009

Sule Hanim`in Kurdele Nakisi


Bu guzel kurdele nakislari da Sule Hocam`a ait. Kendisi Matematik ogretmeni olmasinin yani sira harika elisleri de yapiyor, dikis dikiyor. Hem de tamamen kendi gayretleri ile ogrenmis hepsini, herhangi bir kurs alarak falan degil. Buradan yola cikarak Matematik ile Elisleri arasinda bir baglanti oldugunu dusunuyorum ben beynimizde. Ne kadar sayisalci gorduysem hepsi el sanatlariyla mutlaka alakadar.
Bana da bu guzel havlulardan bir tane hediye etti sagolsun. Hediyenin her cesidi guzeldir mutlaka ama ben el emegi, goz nuru olanlari o kadar seviyorum, o kadar memnun oluyorum ki anlatamam. Fotografta gorunen kucuk cantanin henuz tamamlanmadigini soylemisti Sule Hocam. Sanirim tamamlaninca o da kucuk kizi olan bir arkadasa hediye gitti.




Evet, ben de uzun suredir esinin arkasinda, ucretsiz izinde, meslegine ara vermis bir ogretmen olarak bos durmayayim dedim. Sagolsun Sule Hocam izin verdi makinesiyle oynamama. Ben de oracikta kucuk bir mutfak tutacagi diktim. Eh biraz buzdurdum kumasi ama olsun, sorana onun modasi boyle diyorum. Sevgiyle...

Tuesday, February 24, 2009

Melike`nin Spongebob Pastasi


Arkadasim Gulcin Hanim`in biricik kizi Melike istedi Spongebob pastasini dogum gunu icin...Ve bu sefer pastami ben de begendim. Kekini cikolatali istedi hanimefendi. Ara kat herzamanki gibi muzlu ve beyaz damla cikolatali. Ust kisim sari gida boyasiyla yogurdugum seker hamurundan. Pantolon kismindaki kahverengi seker hamurunu da kakao ile yogurarak elde ettim. Arkadaslar ayakkabilar gercek gibi dediler. Melike, abisi Ahmet ve diger cocuklar da cok begendi pastayi. Ahmet ise daha o gunden Mart`taki dogum gunu icin isi bagladi. "Nafiye teyze, lutfen benim dogum gunumde Polis arabasi pastasi yapar misin" dedi durdu. Boyle tatli dilli cocuk kirilir mi hic? Benden sozu aldiktan sonra da diger cocuklara "Nafiye teyze bana polis arabasi pastasi yapacak dogum gunumde " dedi surekli.



Fotograftaki cicekli elbiseli, kucuk, esmer kiz Melike. Yanindaki yakisikli da abisi Ahmet. Ayaktaki sarisin, lacivert gomlekli delikanli da benim buyuk oglum,pasam Efkan Serhat. Kucuk pasamin ise sadece kolu gorunmus.
Eveeet, anlatmak istedigim baska birsey daha var. Melike pastasini begendi begenmesine ama, hediyem olan pembe, pullu bluzu alinca masanin altina girip aglamaya basladi. Neymis, herkes hediye olarak kiyafet getirmis, kimse oyuncak getirmemis. Guzel prenses dogum gununde gozyasi doktu diye uzulduk uzulmesine de Allah`tan cocuk iste, biraz sonra unuttu ve tekrar kosturup oynamaya basladi. Iyi ki dogdun Melike, mutlu yillar sana...
Sevgilerimle...

Monday, February 23, 2009

Sirk Cadiri Pastasi


Nida, Yusuf ve anneleri Sidika hanim ile Salih, Yusuf ve anneleri Ayse Hanim misafirimdiler caya. Gordugunuz bu kremali pastayla, patatesli borek ve makarna salatasi hazirladim ben de. Misafir sayisi az olunca boyle minik pastalar hazirliyorum her defasinda israf olmasin diye...

Pastaya ne isim verecegimi bilemeyince, sirk cadirlarina benzettim ve bu ismi verdim. Nida hanim hanimcik oturdu bizimle masada. Diger cocuklarin hepsi erkek oldugundan yanimiza bile ugramadan guzel guzel oynadilar. Biz de rahatca ictik caylarimizi.

O kadar korkarim ki sicak birseyler icerken cocuklarin kosturmasindan. Aklim cikar yanacak birisi kazara diye. Ikramlarim cok cesitli olmasa da hep masaya davet ederim misafirlerimi bu yuzden. Sehpalardan daha guvenli geliyor bana. Neyse ki cay faslimizi kazasiz belasiz ve keyifle tamamladik. Bu fotografta ani olarak sayfamda yerini aldi. Tesekkurler hanimlar...Herkese sevgiyle...

Fatma`nin Orgu Takimi ve Sali


Tanistirayim, fotografta gordugunuz arkadasim Birgul Hanim`in kizi Fatma. Lutfen masallah demeyi ihmal etmeyin fotografa bakarken. Bu guzel takimi sevgili halacigi ormus. :) Her parcasi birbirinden guzel elbette ama ben atki ve sapkaya vuruldum resmen. Boyle hala dostlar basina... Su zerafete bakar misiniz? El emegi, goz nuru dedikleri bu iste...



Ya bu kirmizi sala ne demeli. Bunu da Fatmacigin anneannesi ormus, annesi Birgul Hanim da islemesini yapmis. O kadar sevimli oluyor ki Fatma bu sali giyince, anlatamam. Fotodan degil, canli canli gormeniz lazim.



Foto alicaz derken fazla bunalttik hanimefendiyi galiba, koyverdi gozyaslarini. Annesi hemen bu ani da fotoladi. Minik kus ise parmagiyla sizlere kamerayi sikayet ediyor. Bize karsi elinden ancak bu geldi yavrucagin... Allah seni sevdiklerine bagislasin, nazarlardan korusun minik papatya...

Sunday, February 22, 2009

Pecete Katlama


Nesrin hanim`in kol boreginde gormustunuz bu pecete katlamasini. O katlarken ben de fotolamistim. Kendisi de oglu Yusuf`un ders kitabindan ogrenmis.



Oncelikle pecete normal dorde katli iken bir kati alip ters yone dogru 1cm. kadar bosluk kalacak sekilde katliyorsunuz.



Ikinci ve ucuncu kati da ayni sekilde ters yone dogru 1cm. kadar bosluk kalacak sekilde katliyorsunuz.




Fotograftaki hali aldiktan sonra pecetenizi ters ceviriyorsunuz.



Sag ve soldan iki uc ortada ust uste bulusacak sekilde tekrar katliyorsunuz.



Evet, iste boyle. Simdi pecetenizi tekrar ters cevirmelisiniz.



Cep gibi birsey elde edeceksiniz.



Icine catal ve kasiginizi da yerlestirince guzel bir katlama oluyor gercekten...Sizi bilmem ama ben bayiliyorum kagit pecete katlamalarina, kumas pecete ve pecete yuzuklerine, servis tabaginin altina serilen Amerikan servislere ve abartmamak sartiyla bilimum butun sofra aksesuarlarina. Siz de begendiyseniz, uygulayin, gule gule ve iyi gunlerde kullanin...
Sevgilerimle...

Saturday, February 21, 2009

Ogretmenler Gunu Pastasi


"Bayram degil, seyran degil, enistem beni niye optu?" hesabi bu da... Ogretmenler gunu degil... Nereden cikti bu pasta? Malum hala eski pastalarimi yayimliyorum. Ogretmenler gununde cocuklarin okuluna hazirlamistim. Her ne kadar Amerikalilar ogretmenler gununu kutlamasalar da Turk ogrencilerinden boyle bir pasta almak hoslarina gitmis. Pasta cilekli santiyle kapli. Gordugunuz bayan ogretmen kitap okusun istedim. Yanina iki tane de kalem yaptim. Kalemlerim akti ama farzedin ki bunlar keceli kalem... Aksin, biseycikler olmaz.




Bu erkek ogretmen de cicek alacak az sonra ogrencilerinden. Cok sevilen bir ogretmen olmali. Nasil da sarilmis ogrencilerine...



Baktim ogretmenler yana yatiyor, sirtlarini kurdanla sabitlemek zorunda kaldim. p ve a harfleri okulun ambleminden alinti... Gulleri calismak da ayrica cok keyifliydi benim icin. Minik, renkli toplar da bu pastanin esantiyonu olsun artik. Son soz: Zamani olmasa da hem benim, hem de tum ogretmenlerimizin gecmis ogretmenler gunu kutlu ve mutlu olsun...
Sevgiyle...

Isar`in Polis Amca Pastasi


Erkek cocuklarindaki polis sevgisi aksiyona olan hayranliktan olsa gerek. Sule Hanim`in ogullarinin da polisleri sevmelerinden yola cikarak bu surpriz pastayi tasarladim. Gerci dogum gunu olan Isar`dan ziyade abisi Omer ilgilendi polis amcayla ama olsun. "Isar daha yeni iki yasini doldurdu, ne anlasin pastadan" diye teselli ettim kendimi. Uniformada amblem falan da yok, simdi dikkatimi cekiyor, hic aklima gelmedi acikcasi. Nice mutlu yaslarini, kusurlu olsa da sicacik, samimi pastalarla, sevdiklerinle ve sevenlerinle kutlaman dilegiyle Isar`cim...
Muhabbetle...

Friday, February 20, 2009

Bahar Gelsin Pastasi ve Islim Kebabi


Bu sofrayi Turkiye`den yeni evlenip gelen mufettis arkadasim sevgili Sati Hanim icin hazirladim. Yogurtlu corba, yaprak sarmasi, islim kebabi, kizarmis tavuk, corekotlu pilav, salata, yogurt, ve tatli olarak "Bahar Gelsin" pastasi... Surahideki suyun icinde 2 dilim limon var. Evde olsaydi taze nane yapraklari da koyacaktim ama yoktu malesef. Bunu, Portakal Agaci`ndan Hatice Hanim`in sitesinde gordum ve denemek istedim.



Pastanin kekini limonlu hazir kek karisimindan yaptim. Hazir kek karisimlari insani uzmuyor, kesin tutuyor. Ara katlar erik suyuyla hazirlanmis krema, muz ve beyaz damla cikolatali.



Keki yesil seker hamuruyla kapladim. Ne yazik ki hala puruzsuz kaplayamiyorum. Niyetim cimenler uzerinde renk renk cicekler, bocekler yapmakti. Hatta gordugunuz kahverengi dallari sarmasik yapacagim diye sarkittim. Fotografin arkasinda gorunenler, degisik renklerde hazirladigim seker hamurlarim.



Arinin antenlerini takmak nasil zordu anlatamam. Ugur bocegine goz bile yapamadim. Kelebegim ise, gordugunuz gibi, kanatlarini tasiyamiyor, cok kalin acmisim hamurunu. Uzerine benekten baska birsey yapmak da aklima gelmedi. Sarmasik hayalim de bir baska bahara kaldi.



Malesef kizarmis tavugu fotolamayi unuttum yine. Bu yuzden hemen Islim Kebabi'na geciyorum.
Islim Kebabi icin uzun patlicanlariniz olmasi gerekiyor ki kolay sarasiniz koftelere. Genelde kofte ile yaparim ama bu sefer kusbasilik etle yaptim.

- 5-6 adet uzun patlican (uzun ince seritler halinde kesilip hafif kizartilmis)
- 250gr. kadar kusbasi et (istediginiz baharatlarla kisik ateste kavrulmus)
- 10-15 adet cherry domates
- 3-4 adet yesil biber

Kizarttiginiz iki parca patlicani, arti sekli olusturacak sekilde ust uste koyun, icine bir parca kusbasi eti koyup uclari etin uzerinde bulusturarak kurdanla sabitleyin. Kurdanin uzerine bir parca biber, bir tane de domates saplayin. Uzerini gecmeyecek kadar suyla firinda 350F isida (180C derece) pisirin. Afiyet olsun...
Sevgiler...

Papatya Pastasi


Aslinda daha fazla ic ice gecmis papatyalar calismak istemistim. Ama yine pasta yapimini son saatlere birakinca vakit darligi soz konusu oldu. Ben bunu hep yapiyorum. Soyle vakitlice yap pastani, otur dinlen ondan sonra da...dimi ama...Tabi iki cocuk annesi iseniz, boyle bir luksunuz olmuyor. Siz dinlenirken cocuklarinizin pastayi parmaklama, uzerindeki figurleri yeme, tirtiklama ihtimali var. Evde koyacak guvenli, serin yer bulma problemi de cabasi. Bu pasta Tulay Hanim`lara sehir disindan, Florida`dan ziyarete gelen arkadaslari Neslihan Hanim ve Husna Hanimlar icin yapilmisti. Ara kat her zamanki gibi, sade krema, muz ve beyaz damla cikolatali...Daha fazla yapraklar, papatya bahcesi gibi bir pasta duslemistim ama bir dahaki sefere insallah...Muhabbetle...

Thursday, February 19, 2009

Nesrin Hanim`in Patlicanli Kol Boregi


Oncelikle belirtmeliyim ki, bu saheseri ben degil arkadasim Nesrin Hanim yapti. Birgun sohbet ederken patlicanli borege bayildigimi soylemistim. Ertesi gun yapmis sevgili arkadasim. Bana da bir tabak gondermeyi dusunuyormus ki, kapiyi ben calmisim Birgul Hanim`la beraber.




Bir de yanina toprak surahiden soguk ayran sunmaz mi bize? Bayildik, bayildik....



Oturup bir guzel bitirdigimiz gibi tabaklarimizi, eve de paket yaptirdik. Pecete katlamasindan ise bilahare bahsedecegim. Malesef tarif veremiyorum, cunku olculu tarif suan elimde yok. Ancak mayali hamurdan ve patlicanli, domatesli, biberli, soganli icten yapildigini biliyorum. Siz de olcusuz, goz karari calisanlardansaniz ve denerseniz simdiden afiyet olsun. Kucak dolusu sevgiler...

Monday, February 16, 2009

Cocuklar Pastasi


Kucuk oglum Vedat Alp`in sinifinin "Talent Show"u vardi cocuklarin okulunda. Veliler hazirlayacakti ikramlari da. Ben de bu pastayi hazirladim. Cocuklarin yuzlerini esmer pudra sekerinden yaptim. Niyetim esmer hamurla zenci cocuklarin yuzlerini hazirlamakti. Ancak "yanlis anlasilir mi?" diye endise ettigimden butun cocuklarin yuzlerini esmer yaptim. Ara kat herzamanki gibi muzlu ve beyaz damla cikolatali. Pastanin uzeri ise cilekli kremsanti ile kapli. Erkek cocuklara sac yapamadim malesef. "Kel oluversinler artik" dedim, vakit darligindan. Isin en zor kismi ise servis yapmakti. Dilimleri oldukca kucuk tutmak zorunda kaldigim gibi butun cocuklar bebekli dilimlerden istiyorlardi. Artik velilere ortalardan, cocuklara da bebekleri iki ayri dilime paylastirarak falan durumu kurtardim. Benim oglanlar arkadaslarina "Bu pastayi benim annem yapti" diye acaip hava basiyorlardi. Cocuklar da "waw" deyip durdular. Ogretmenlerden yanima gelip tarif isteyenler oldu. Moral buldum yani. Oysa bana gore oyle cok hata var ki pastada. Gercekten bu pastalar cocuklari muthis mutlu ediyor. En kotulerine bile hayran hayran bakakaliyorlar. Gelelim Vedat Alp`in yetenek gosterisine... Aslinda karate yapacakti. Ama ogretmeninin istegi uzerine, okumayi en once ogrenen 3 cocuktan biri olarak, kisa bir paragraf okudu. Evde de karate yapan arkadasi icin "Ben ondan daha guzel yapardim" dedi durdu.
Hepinize sevgiler...

Sunday, February 15, 2009

Pelin Hanim`in Karalahana Sarmasi


Bu tarifi de Rize`li arkadasim Pelin Hanim oyle methetti ki yapmak farz oldu. Ben Ankara`da buyumus biri olarak karalahanayi tanimam bile. Marketten bulup almam dahi Pelin Hanim`in telefonda beni yonlendirmesiyle oldu. Bitkiyi gorunce cok sasirdim, kocaman bisey. Ama bir yapragindan damarlarini kestikten sonra 4 tane sarabiliyorsunuz. Pelin Hanim`in tarifi soyle:


- 1 kucuk cay bardagi pilavlik bulgur.
- 2 kucuk sogan
- biber salcasi (istediginiz kadar)
- kiyma (250 gr. gibi)
- bol maydanoz
- pul biber-karabiber (cok degil)

-ve tuz

Oncelikle bir kapta su kaynatin. Yapraklari birer birer kaynar suya sokup 5-6 saniye bekletin. Daha sonra ortadaki kalin damari bicakla keserek bir kenara ayirin. Yapragin buyuklugune gore 2`ye, 3`e veya 4`e bolun. Cikardiginiz damarlari tencerenin altina dizin. Hazirladiginiz icle yapraklarinizi sarin. Uzerini gecmeyecek kadar su ile pisirin. Gordugunuz gibi kiyma olcusu bulgurdan fazla, tarifin ozelligi buymus zaten. Malesef ben bir baktim kavanozuma, yarim cay bardagi bulgurum ancak kalmis. Evde asiri malzeme depolamayi da sevmeyen biri olarak ilk kez bu kadar hayiflandim. Benim sarmam yari bulgur-yari pirincle oldu. Olsun, boyle de nefisti. Tarif icin tesekkur ederim Pelin Hanim. Siz okuyuculara da kesinlikle oneriyorum Pelin Hanim`in bana siddetle onerdigi gibi. Deneyin, pisman olmayacaksiniz...
Sevgilerle...

Tulay Hanim`in Pogacasi


Tulay Hanim`in pogacasi bir baska olur gercekten. Ben kendi tarifimden vazgectim, artik bu tarifi yapiyorum, o kadar yani. Isterseniz icli, isterseniz acma gibi bos yapin, sonuc her halukarda mukemmel. Ben peynirli-maydonozlu yaptim.

- 2 yemek kasigi maya
- 1 su bardagi ilik sut
- 1 su bardagi ilik su
- 5 yemek kasigi seker

Bu malzemeleri karistirip 15 dakika dinlendirin. Sonra icine;

- 1 su bardagi sivi yag
- 1 tatli kasigi tuz
- 1 yumurtanin tamami
- 1 yumurtanin sadece beyazini (sarisini uzerine sureceksiniz)

katarak, aldigi kadar un ile yumusak bir hamur elde edin. Istediginiz ic ile sekil verdikten sonra yumurta sarisini surun ve 15 dakika tepsi mayasinin gelmesini bekleyin. Daha sonra 350F isida firina surun, kizarana kadar pisirin. Bu isi Turkiye icin 180C derecedir diye tahmin ediyorum. Firindan cikarinca nemli bez altinda bekletin. Afiyet olsun...
Sevgiyle...

Saturday, February 14, 2009

Sevgililer Gunu Tabagi


Tahmin ettiginiz gibi... Karanfiller sevgililer gunu icin esimden bana... Muzikli pembe kartta ise esimin kendi ses kaydinin oldugu bir kac tebrik cumlesi, ardindan da romantik bir muzik... Nedense 30`unu asinca daha bir duygusal oluyor insan. 10,5 yilinizi verdiginiz, 2 erkek cocuk armagan ettiginiz, onun da size inanilmaz fedakarliklarini bildiginiz, kisacasi sevdiginiz erkekten gorebileceginiz kendisi gibi sicacik bir jest oldu yine bana... Ne yapsam karsiligi olamazdi ama ben de kendisine bu mutevazi tabagi hazirlayabildim ancak. Peynirli-maydanozlu pogaca, karalahana sarmasi ve tatli olarak da hazir paketten kazandibi...


Karalahana sarmasi ve pogaca tariflerinden daha sonra ayrica bahsedecegim. Ama simdi anlatmak istedigim baska birsey var. Sabah ben de Nesrin Hanim ve Birgul Hanim`la alisveris merkezindeydim aslinda. Malesef ucumuz de eslerimize uygun bir hediye bulamadik. Ama kendimiz icin birseyler almayi ihmal etmedik. Yorgun argin eve donerken benim agzimdan su esprili cumleler dokuldu: "Biz de eslerimize diyelim ki: -Hayatim aslinda sana bir hediye alacaktim. Ama aklima birden senin beni kendi canindan bile cok sevdigin geldi. O yuzden sen daha mutlu ol diye hediyeyi kendime aldim." Arkadaslar cok guldu... Eve gelince cumlelerimi esime de tekrarladim: -Cok dogru dusunmussun dedi :)
Belki "ozelini anlatmis" diyeceksiniz ama paylasmadan edemedim bu guzel gunumu... Dilerim herkes sevgililer gununu sadece esiyle degil, sevgiyi paylastigi herkesle cok ama cok ozel gecirmistir. Benim gibi gozleri islanacak ama kalbi isinacak kadar ozel. Insanligin sevgiye ne kadar da ihtiyaci var...

Friday, February 13, 2009

Welcome Baby Pastasi ve Provasi


Merhabalar,
Bu minik pasta da dogum yapacak olan arkadasim Kevser Hanim`a yapacagim "Welcome Baby" pastasi icin prova mahiyetinde idi. Ne yapacagimi hic bilemedim. Battaniye cok sade gelince minik yuvarlaklari koydum ustune ama istedigim gibi olmadi, kalin ve sekilsiz kaldi sanki. Bebegin yalanci memesinin tutacak yerini de beceremeyince yapmaktan vazgectim. Kirmizi sapkasi da sac gibi durmus ama o sapka aslinda. Kirmizi aydede de hic gormedik derseniz, ben de size hayal gucune sinir yok derim. Bebegin yuzu neden mi sari? Canim siz de, yeni dogan butun bebekler sarilik olur, unuttunuz mu? Neyse alti ustu provaydi iste, ama oyuncak ordegi ben cok begendim, ya siz?



Gelelim Vildan Zeynep bebegin asil pastasina... Oncelikle en buyuk hatami soylemeliyim: Bebek yuzleri kesinlikle beyaz yapilmamaliymis, bu bebek gibi degil kardan adam gibi durmus. Oyuncak ayi ve ordegi ben yine cok sevdim ama pembe panter, panter degil de acuze gibi durmus. Bu sefer battaniyenin uzerine yuvarlaklari koyduktan sonra tekrar actim hamuru. Sanki boyle biraz daha iyi gibi. Balon nasil ama? Kurdanla diktim onu oraya. "Welcome" yazisina gelince; o tamamen fotograf yukaridan kusbakisi cekildigi icin o kadar tuhaf gorunuyor. Yoksa pasta ile yazi birbirine o kadar yakin olmadigi gibi arada biraz bosluk bile vardi. Bebek ve annesi mi? Ikisi de iyiler, birbirlerine alistilar bile... Buradan size de sevgilerimi gonderiyorum Kevser Hocam. Vildan Zeynep`i bizim icin opun yanaciklarindan. Buralari ozleseniz de Turkiye`mizin keyfini cikarin.
Sevgiyle...

Thursday, February 12, 2009

Aksam Yemegi Masasi


Bu masa bir onceki post`ta gordugunuz iki minik pastayi yiyen misafirler icin hazirladigim aksam yemegi masasi. Ben sicak yemekleri sirasi gelmeden masaya goturmeyi sevmiyorum. Masada yer kalmiyor cunku, hem de soguyabiliyor. Sirasi geldikce mutfaktan servis yapiyorum. Boylesi daha zor oluyor belki ama hic degilse masa serbest kaliyor. Gerci fotografi peceteleri, catal, kasik, bicak ve bardaklari yerlestirmeden cekmisim telastan. Mutfaktan servis yapmanin bir diger kotu tarafi da sicaklarin fotograflarinin cekilmesinin unutulmasi. Bu fotoda oldugu gibi...Malesef sadece kisir, coban salata ve caciklar gorunuyor sofrada. Bi dahaki sefere unutmamak dilegiyle...
Sevgiyle...

Kremali Pasta ve Ugur Bocegi


Bu pastayi esimin TR`den gelen misafirleri icin hazirlamistim. Seker hamuruyla kaplanmis pasta bazilarinin damak aliskanligina uymayabilir dusuncesiyle iki kucuk pasta olsun dedim. Biri seker hamur kaplamali, biri kremali. Ikisinin arasi da yine muzlu ve beyaz damla cikolatali. Kremalinin uzerindeki guller yine seker hamurundan mamul.



Ikinci pastaya gelince, nasil susleyecegimi bilemeden hizlica bir ugur bocegi cikti elimden. Aslinda kirmizi uzerine siyah benekli olur degil mi bu sevimli yaratik, malesef vaktim cok azdi ve zaten siyah gida boyam da yoktu. Antenler ve minik ayaklariyla cok komik cok...Kafasi da kremali biskuvinin kaplanmis hali... :) Neyse ki bu sirin bocegin bana dava acma ihtimali yok...
Sevgilerle...

Wednesday, February 11, 2009

SpongeBob Square Pants ve Arkadaslari Pastasi


Evet, burada da gordugunuz gibi spongebob`in pantolonu olmamis, gomlek, kravat, hic olmamis, Patric idare eder, squidward beni boyle kabul edin diyor, Gary ise tamamen uyduruk...Midye icindeki inci hepten perisan. Ama inanin cocuklari mutlu etmeye fazlasiyla yetiyor.



Ispati da iste bu fotograf...

Tuesday, February 10, 2009

Icli Kofte


Icli kofte zannedildigi kadar zor bir tarif degil aslinda. En azindan benim tarifim kolay... %100 tutuyor. Esim cok sever. Ilk defa, esim askerde iken yapip, bir arkadasiyla gondermek istemistim. O zamanlar yapmayi bilmedigimden de Antep`li arkadasim Nesrin Hanim`a tarifini sormustum. Arkadasim "Daha once yapilisini bile hic gormediysen yapamazsin. Ne zaman gondereceksen haber ver, ben yapayim" demisti. Yillar sonra Kosova`da oldugumuz sene elime bu tarif gecti bir arkadastan. Bir cesaret deneyeyim dedim. O gun bugundur yaparim ara sira. Kulaklarin cinlasin Nesrin Hanimcim...

Ic malzeme:

- 250 gr. kiyma
- 2 kurusogan
- 2 sivribiber
- 1/4 demet maydanoz
- iri dovulmus ceviz
- Salca
- istediginiz baharatlar, tuz

Kiyma, kurusogan, sivribiber, baharat ve tuz ile ic harcinizi kavurun. Ocagi kapatinca maydanoz ve cevizi de ekleyip karistirin. Sogumaya birakin.

Hamuru:

- 1 su bardagi ince irmik
- 1 su bardagi ince bulgur
- 1 su bardagi soguk su
- cok az salca
- tuz

Dis hamurunun malzemelerini sakiz kivamina gelene kadar yogurun. Ilk once bu hamur hic tutmayacak diye dusunmeye baslayacaksiniz, pes etmeyin, cok uzun surmeyecek hamurun kivam alip elinizi birakmasi. Hamurdan ceviz buyuklugunde parcalar koparip ic malzeme ile doldurarak yumurta seklinde kapatin. Normalde hamurun ortasini parmaginizla oyarak acmaniz gerekiyor. Ancak ben oyle yaptigimda disi daha kalin oluyor, bu sekilde cok inceltemiyorum hamuru. Zorlaniyorsaniz, siz de benim gibi pogaca kapatir gibi kapatip, yumurta seklini elinizle sonradan verebilirsiniz. Bu olculerle 15-20 adet icli kofteniz olacak. Daha sonra ister haslayarak, ister kizartarak, ya da benim gibi once haslayip sonra kizartarak servis yapabilirsiniz.
Afiyetler olsun efendim...

Sunday, February 8, 2009

Hacer Hanim`in Gullu Pastasi



Bu pastayi, benim icin bu guzel siteyi kuran, sevgili arkadasim Hacer Hanim'la birlikte yaptik. Amacimiz Hacer Hanim'in kara kasli kara gozlu guzel kizi Hilal'in dogum gunu pastasina prova yapmakti. Ancak, elimiz yavas cenemiz hizli calistigindan istedigimiz gibi bir pasta ortaya cikaramadik. Bir baktik ki aksam olmus, beylerin eve gelme vakti yaklasmis. Vakit darligindan suslemeleri hizlica yapip biraktik.

Pastanin beyaz olan ust kat suslemesi tamamen Hacer Hanim'a ait. Alt kattakiler de bana... Aslinda biz tamamen tatli sohbetin gazabina ugradik. Yoksa daha vaktimiz olsaydi ohooooo... Biz ne pastalar yapardik. Demek ki ne yapacak misiz? Az konusup cok calisacakmisiz. Yorumlarinizi bekliyorum Hacer Hanim.

Saturday, February 7, 2009

Ogullarima Ozel Dilimler



Polis pastasini misafirlerle yedigimizde ogullarim Efkan Serhat ve Vedat Alp okuldaydi. Onlara ayirdigim birer dilimi bu sekilde susleyerek ikram ettim. Cok hoslarina gitti.

Kalan seker hamuruyla da kremali biskuviyi susledim. Yemeye kiyamayip ertesi gun snack time icin okula goturmeyi tercih ettiler. Amac belli tabi... Arkadaslarina gostermek. Okuldaki cocuklar mi? Onlar da begenmisler.

Friday, February 6, 2009

Ikindi Cayi