Saturday, February 20, 2010

Imece Usulu Tabak


Maras`a yeni geldigim zamanlarda mutfakta hazirlik icin zaman harcamak istemedigimiz bir oturmamizda arkadaslarimla "Imece Usulu" hazirlanmisti bu tabak. Portakalli, Havuclu, Cevizli Kek, Sehri Hanim`a aitti yanilmiyorsam. Kuru Pastalar Ozlem ve Zuhal Hanimlara aitti. Cimen Hanim ise bol meyve getirmisti. Ben de Ayva Tatlisi ve Peynirli-Maydanozlu Boregimden yapmistim. Ayva Tatlisi`na gida boyasini o kadar az koymusum ki kipkirmizi olmasi gereken yerde turuncu olmus. :) Ben sadece ayvalari temizleyip uzerine bol seker ve bir iki damla gida boyasi damlatip kisik ateste pisiriyorum. Karanfil ve ayvanin cekirdeklerini de koyuyorum tabi celik tencereme. Su ise hic kullanmiyorum. Gerci bu tatlida seker konusunda cimri davranmisim sanirim, tatlimiz mayhostu, sekeri artirilabilir bir dahaki sefere. Guzel bir gundu bizim icin, uzun uzun mutfakta vakit harcamadik, onun bedeline bol bol sohbet edip eglendik, gulduk.
Sevgiyle...

Saturday, February 13, 2010

Altintas Koyu, Nazilli, Aydin


Bu sokak kayinvalidemlerin oturdugu sokak. Nazilli`de saglik caddesi. Yol kenarlari turunc ve limon agaclariyla suslu. Bu manzaraya bayiliyorum ben. Sehre yabanci olanlarinsa ilk dikkatini ceken sey. Ilk sorduklari soru da : "Aaaa portakallari neden toplamamislar?"


Essiz bir goruntu... Seyretmeye doyamiyorum caddelerde yururken. Gercekten cok akillica yol kenarlarina turunc ve limon agaclari dikilmesi. Hem kisin yaprak dokmeyip yesil kaliyorlar, hem de sokaklari renklendiriyorlar. Istemediginiz kadar bol C vitamini dolu her yer.:)


Hadi turunclari toplamamalarini anladik da, limonlari neden toplamiyorlar, onu da anlamis degilim. Bolluktan olsa gerek diye dusunuyorum.


Burasi da esimin babaanne ve dedesinin yasadigi Altintas Koyu. Aydin`in Bozdogan ilcesine bagli. Nazilli`ye sanirim 45 dakika uzaklikta.


Cam ormanlari, kestane ve ceviz agaclari ile dolu bir yayla koyu. Su meshur Madran sularinin fiskirdigi Madran Dagi`nda bu sirin koy.


Hani "insanin omru uzar burada" diye dusunuyor insan. Mis gibi havasiyla tertemiz bir cam ormani. Dahasi Turkiye`nin bana gore en tatli, en lezzetli dogal kaynak suyunun fiskirdigi daglardasiniz. Koyden akan minik derenin siriltisi huzur veriyor insana.


Daglari zeytin agaci yuklu, ovalari incir agaci. Bosuna dememisler Aydinlilar "Daglarimizdan yag akar, ovalarimizdan bal" diye. Her sene mutlaka Universite, Fen Lisesi, SBS Sinavlarina dereceye ogrenci cikariyor okullari. Uzmanlar nedenini incir ve zeytinin faydalariyla acikliyorlar bu durumun. Ayrica Turkiye`de en uzun yasayan insanlar da Nazilli`den cikiyor.


Bu da babaannenin bir tanecik buzagisi Betus. Annesini emiyor. Babaanne inegi sagarken bir memeyi Betus`un emmesi icin ayiriyor, sagmiyor. O`nu da Betus bosaltiyor bir guzel emerek.


Iste babaannemiz Mihriye Nine. 90 li yaslarinda, hala inek sagma, tarla islerinin tamamiyla bizzat kendisi ugrasiyor Durmus Dedemizle birlikte. Malesef bu ziyaret sirasinda dedemiz kismi felc gecirmis ve hastanede yatiyordu. Bu dedemizin ilk hastane ile tanismasi idi. 95 yasinda ilk kez hastane ile tanisacak kadar saglikli yani. Simdiler de yasliligin yorgunlugu cokse de ikisinin de uzerlerine, yine de yaslarina gore cok iyiler masallah. Allah elden ayaktan dusurmesin, hayirli uzun omurler versin insallah.


Iste 4 kusak GOKTEPE ailesi. Hasta yataginda Durmus Goktepe dedemiz, oglu Hasan Goktepe babamiz, O`nun oglu esim Ferhat Goktepe ve bizim ogullarimiz Efkan Serhat Goktepe, Vedat Alp Goktepe...


Ileride bu koyde sirin bir ev yaptirma hayali kuruyorum. 4 odali, besgen salon, kare buyuk bir mutfak, iki farkli cepheden balkon, arkada yuzme havuzu, evin ustunde teras, on tarafta da kamelya. Mis gibi cam kokulari icinde harika olmaz mi sizce de. Arabamizi park edecegimiz garajdan evimizin girisine kadar yolun iki kenarina gul fidanlari da diktirsem... Daha aklima gelmeyen diger guzellikleri de sen extradan ver Allah`im... (amin) Hayal de olsa nasil ama... Olmayacak (kotu) hayaller kurmayalim. Belki birgun onlar da gerceklesir. Bu olabilecek bir hayal. Neden olmasin?

Karnabahar Boregi


Amerika`da yasarken arkadasim Leyla Hanim bahsetmisti bu borekten. Kayinvalidesi yaparmis, cok da leziz olurmus... Esti bir gun aklima, deneyeyim dedim.


Karnabaharlarimi tuz ile hasladim. Suyunu suzdurup catalla ezdim. Yarisini borcama yaydim. Ara kata maydanoz ve lor peyniri serptim. Uzerini kalan ezilmis karnabahar ile kapattim. Uzerine siviyag, yumurta ve sut karisimini dokup corek otu serptim. 180 derece firinda uzeri kizarincaya kadar pisirdim.

Hafif bir sebze boregimiz oldu. Koca borcam dolusu boregimizi 4 kisilik cekirdek ailemizle bir oturusta yedik, bitirdik. :)

Afiyet olsun bize...

Friday, February 12, 2010

12 Subat Maras`in Kurtulus Bayrami


Bir haftadir muthis bir heyecan var Maras`ta. Yasanan coskuyu kelimelerle anlatmak zor, gormeniz gerekir. Bu heyecanin hala taptaze olmasi da harika gercekten.


Vedat Alp de Kahramanmaras oldu, uzerindeki yoresel kiyafetle kurtulusu anlatan guzel bir siir okudu okulunda. Gerci okuldaki toren yeni bir sey degil, sene basindaydi. Ama iki gundur sokaktaki kutlamalari cok istememe ragmen bir turlu goruntuleyemeyince eski fotograflara kaldim malesef.

Evet...Hepiniz bilirsiniz Maras`in Kurtulus oykusunu az cok. Ilk heyecan, hamamdan cikan kadinlarimizin ortulerini acmak isteyen Fransiz askerine Sutcu Imam`in ates acmasiyla fiseklenir. Daha sonra "Kale`de Fransiz bayragi varken, ben Cuma Namazi kildirmam." diyen cami imami ile doruga tirmanir heyecan. Halk galeyana gelir ve kale teslim alinir. Mahalli ceteler direnise gecerler ve hatta tek bir dusman ayagi sehirlerinde kalmayana kadar savasir ve "Kahraman" unvanini alirlar. Bu unvani sonuna kadar hak ederler, cunku Kahramanmaras kendini ilk kurtaran sehirdir.


Bu heyecan 90 yildir hic eksilmeden duruyor. Sokaklarda 7 den 70 ine insanlar yoresel kiyafetleriyle geziyorlar. Her mahallenin ayri cetesi var. Yani yoresel kiyafetleriyle gezen bu gruplara "cete" deniyor. Hatta Gaziantep, Adana gibi cevre illerden de ceteler geliyor kutlamalara.

Dun gece Fener alayi vardi. Kurtulusu canlandirdilar. Siirler okundu, oyunlar oynandi. Bedirhan Gokce ve Orhan Hakalmaz da Maras`ta idiler.


Bugun ise resmi gecit toreni vardi, boluk boluk ceteler, okullar, askerler yuruyus yaptilar. Gerci ben yerel televizyon kanalindan naklen yayini seyredebildim ancak. Okullar tatil oldugundan cocuklar evdeydi, Onlarla kalabaliga girmeye cesaret edemedim, hava da cok soguktu.


Televizyon basinda bile cok duygulandim ama, defalarca gozlerim sulandi. Hatta bu konuyu ne zaman ogrencilerime veya kendi cocuklarima anlatacak olsam duygulanirim hep.


Iste Maras yoresi oynayan bu ekiptekiler gibi giyiniyor ceteler de. Allah ulkemize dusman ayagi bastirmasin bir daha insallah. Oglumun okudugu siiri de yayimlamak istiyorum bu sayfada. Bakalim begenecek misiniz?

KAHRAMANMARAS

DIGER BAYRAMLAR GELMEDEN BEN GELMEK ISTEDIM
KENDINI KURTARAN ILK SEHIR KAHRAMANMARAS; ISTE BENIM

ISTANBUL`DA INGILIZ CIZMESI, MARAS`TA FRANSIZ
VATAN ISGAL ALTINDA, YIL 1919...

SARHOS ERMENILERLE, YILISIK FRANSIZLAR,
HAMAMDAN CIKANLARIN PECESINI YIRTTILAR.

O AN BIR SIMSEK CAKAR BEYNINDE SUTCU IMAM`IN
SUTCU DUKKANINDAN KAPISINA DOGRU KOSAR HAMAMIN.

NAMUS EN KUTSAL EMANETTIR O`NCA,
ISTE BU YUZDEN PATLAR, O IHTIYAR TABANCA...

SENIN ATTIGIN KURSUN, ONCE HEYECAN OLDU.
SENIN ATTIGIN KURSUN SEREF OLDU, SAN OLDU.
KIVANC VERDI MARAS`A, BIRLESMEYE SAVASA.
11-12 SUBAT SONUNDA BAYRAM OLDU...

12 SUBAT KURTULUS BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN....

Tuesday, December 15, 2009

Iyiki Dogdun Abdullah


Bugun ablamin biricik oglu Abdullah`in dogum gunu. O her ne kadar bu sene dogum gunu pastasi istemese ve 7 yasina girmeyi reddetse de gercek bu. :) Evet, bugun oglusunun dogum gununu kutlamak icin ablami aradigimda ogrendim ki Abdullah ne sinifinda ne de evde kutlama falan istemis. "Ben 6 yasindayim, 7 olmak istemiyorum" deyip durmus tum gun. Hatta benimle telefonda bile konusmak istemedi dogum gununu tebrik edecegimi bildigi icin... :)


Ama ben yine de kuzucuguma en sevdigi kahramani spiderman`li pasta yaptim. Dogum gunu balonlari da koydum ustune. Bakalim buradan gorunce begenecek mi? Tepkisi ne olacak, cok merak ediyorum.


Pastamizin ara kati kakaolu puding, muz ve beyaz damla cikolataliydi. Ustu ise muzlu puding ile kapladim. Gordugunuz uzere spiderman ve balonlar hazir suslerden. Belki ara kat muzlu, ustu cikolatali kapli olmaliydi ama icimden boyle geldi. Tadi mi? Biz ailecek koca birer dilim yedik. Kalani arkadaslarima goturdum. Hepsi de tabaginda hic birakmadan yedi. ;)

Dogum gunun kutlu olsun Abdullahcigim... Allah nice yaslarini ailenle, sevdiklerinle ve sevenlerinle kutlamayi nasip etsin guzel yavrum... Nice mutlu yillara...

Seni cok seviyorum teyzecigim...

Sunday, December 13, 2009

Urfa Gezisi


Cocuklarin okulunun Okul-Aile Birliginin duzenledigi bir geziydi bu. Oldukca guzel ve eglenceliydi. Dopdolu bir sehir Urfa. Biz tamamini gezemedik tabi. Hz. Eyyub`un makami, Hz. Ibrahim`in makami, bir de carsisini gezebildik sadece sabahtan aksama kadar. Yine de hayran kalmamak mumkun degil. Zengin de bir mutfagi var herkesin bildigi gibi. Yukaridaki fotografta gordugunuz yemegi de Yildiz Sarayi`nda yedik. Bakir taslarda ayranlar, sark usulu yer sofralari... Hersey harikaydi acikcasi...


O kadar yorulmustuk ki yer sofralarinin altina dogru bacaklarimizi uzatarak oturduk, cok iyi geldi, dinlendik resmen yemek yerken.


Burasi Hz. Ibrahim`in makaminin bulundugu cami. Kulliyenin tamamini goruntuleyemedim. Muhtesemdi gercekten. Biraz daha profesyonel fotograf cekme tekniklerini bilen birisi olsaydim keske...


Avluda guvercinler... Bu manzarayi hep sevmisimdir. Ankara`da Haci Bayram Camii`nde de seyrederdim bu manzarayi Ulus`a yolum dustugunde. Insana huzur veriyor...


Dede Osman-i Avni Efendi, Mevlid-i Halil Camii'nde yasamis, omru boyunca buraya hizmet etmis bir Allah dostuymus. 100 sene kadar yasadigi saniliyor. Bazi esyalari caminin hemen girisindeki bu odada muhafaza ediliyor. Kendisiyle beraber 8 kisinin kabri de burada.


Bu fotograf da Yildiz Sarayi`nin avlusundan. Bu avluya acilan pek cok sark odasi var.


Iste burasi o sark odalarindan bir tanesi. Mavi saten ile kaplanmis, renk renk kanevice ve dantelalarla islenmis sakiz gibi bembeyaz yastik ve yorganlar. Yerde yer sofralari... Sicacik bir ortam bana kalirsa...


Yildiz Sarayi`nin avlusundaki bu pacali ve kahkullu guvercinlerin fotografini cekmeden edemedim. Yuvalarini baya bi pisletmisler ama olsun, yine de fotografi paylasmak istedim sizlerle...


Burasi da Yildiz Sarayi`nin alt kat avlusu. Minik havuzun basi. Kuslarin su icme mekani...


Burasi da meshur Balikli Gol. Rivayeti hepiniz biliyorsunuzdur. Nemrut Hz. Ibrahim`i atese atar. Ama Hz. Ibrahim rabbine oyle guvenir ve dayanir ki, Rabbi de O`nu zalim Nemrut`un eline birakmaz. Ates suya, odunlar da baliga donusur.


Iste Balikli Golun mubarek sakinleri... Her yem atilisinda agizlarini nasil actiklarina hayret etmemek namumkun.


Burasi da sabir kahramani Hz. Eyyub`un mekani, bahceden bir goruntu.


Kendisine cok ciddi hastaliklar isabet etmis de O hic sikayet etmeden sabretmis. En sonunda sabrinin mukafatini alarak malina, evlatlarina ve sagligina yeniden kavusmus.


"Peygamberler Sehri" diyorlar Urfa`ya. Kara kasli, kara gozlu, birbirinden yakisikli, sevimli erkek cocuklarinin buranin tarihini nasil ezberlediklerini gorseniz sasar kalirsiniz. Hatta bir Ingilizce konusmalari var, sasip kaliyor insan. Gunde 2 saat Ingilizce dersi aliyorlarmis. Burasi da guzel memleketimizin guzel bir kosesi iste... Hayran olunasi, olesiye sevilesi, sevdalisi olunasi bir sehri... URFA... Hem de anli sanli insanlarin yasadigi SANLIURFA...

Friday, December 11, 2009

Iyi ki Dogdun Ablacigim...


Merhabalar... Bugun biricik ablamin dogum gunu. Nasil desem, hani en yakinlarimin dogum gunleri cok yogun yada hasta oldugum gunlere denk gelmiyor mu, iste buna deli oluyorum. Uzun suredir yine rahatsizdim. Malumunuz, trombositlerimi dusurmeye calisirken ilacimin yan etkisi hemoglobinim de muthis bir cakilma gosterdi. Kansiz kalmisim. Kemik agrilarim, bas donmelerim, burun kanamalarim hep bu yuzdenmis. 2 unite kan nakli yapildi ve simdi daha iyi hissediyorum. Yeni yeni toparladigim icin de pasta isine giremedim malesef. Ablacigim, sana buradan kendi ellerimle yaptigim bir pasta gonderemedigim icin cok uzgunum . Ama bir kac gun sonra Abdullah`in dogum gununde telafi etmeyi umit ediyorum.


Daha bugun bir evin bir kizi olan bir arkadasimla bunu konustuk. Ablasiz yada kiz kardessiz bir hayat nasil birsey, dusunemiyorum bile... Hani anne-babayla konusulamayacak seyler vardir, arkadasiniza acmaniz da bazan mumkun olmaz. Iste boyle durumlarda ne yapar acaba ablasi yada kizkardesi olmayan bir insan. Erkek kardesinizle her konu konusulmaz zaten. Allah`im sana ne kadar sukretsem azdir. Hala hayatta ve daima arkamda olan bir annem, bir babam, bir ablam, bir abim, bir de kiz kardesim var. Hepsinden birer tane vermissin bana. Cok tesekkurler Allah`im.

Hatirliyorum da Washington D.C. de yasarken karsilastigim bir problemimi ablama actigimda bana ettigi nasihatleri Kevser Hanim`a anlattigimda tepkisi "Psikolog gibi ablan varmis, masallah" olmustu. Hakikaten oyledir. Annem babam kadar emegi ve hakki var uzerimde. Liseden mezun olurken mezuniyet balosu elbisemi ablam almisti mesela. Hem de kendisinin bile oyle guzel bir elbisesi yoktu bana onu bir dolu para odeyip alirken. Lise sonda dersane parami yine ablam odemisti. Babamin emekli olunca kendisine hediye ettigi bir bilezigi bozdurmustu bir keresinde bana okul uniformasi ve ayakkabisi alabilmek icin. Iki dogumumda da yanimdaydi, ustelik ben O`nun dogumunda yaninda olamamistim, yurt disindaydim, icimde yaradir hala. Amerika`ya giderken ise "Oglumu teyzesiz koyup gidiyorsunuz" deyisi burnumun diregini sizlatir hala aklima geldikce. Kucukken annemin evde olmadigi zamanlarda "kucuk anne" derdik ablama. Her turlu sorumluluk otomatik onun omzuna binerdi cunku. Canim ablacigim, seni oyle cok seviyorum ki, sensiz bir hayat dusunemiyorum. Beni affet seni uzdugum gunler icin. Nice nice dogum gunlerin olsun kocanla, biricik yavrunla, sevdiklerinle ve tum sevenlerinle. Allah daima yar ve yardimcin olsun, hep yuzunu guldursun canim ablacigim... SENI COK AMA COK SEVIYORUM... DOGUM GUNUN KUTLU OLSUN...

Wednesday, November 25, 2009

Biber Dolmasi


Bayildik biz bu Maras biberlerine. Minnacik, tam bir catallik, bir lokmalik.... Sonunda aci olmayanini da buldum. Yaptik, yedik, muradimiza erdik. Tarif buradaki yaprak sarmasi tarifinin aynisi. Puf noktasi ise bana gore, soganini, maydanozunu ve zeytinyagini bol tutmak. Bu ucunde comert davranirsaniz enfes dolmalar yaparsiniz diyorum.


Sevgiyle ve afiyette kalin...

Sunday, November 22, 2009

Iyi ki Dogdun Berat


Bugun kardesim Ebru`nun ortancasi Berat`in dogum gunu. Bu O`nun ikinci dogum gunu. Daha once de soyledigim gibi Berat`in dogum gunu senede iki kez kutlanir. Birisi Berat gecesine tekabul eden gun, digeri de normal dogum gunu olan 22 Kasim. Sansli cocuk vesselam...


Ne zamandir O`na Cimbom pastasi sozum vardi ama bir turlu yapamiyordum, elim degmiyordu. Sonunda bugunu firsat bildim ve yaptim. Enver Fatih`in dogum gunu de Turkiye`ye donme gunumuzden 2 gun onceye denk gelince gumburtuye gitmisti. Bizim evde ne bilgisayar kalmisti ne de baska bir esya, herseyimiz satilmis ve biz bos evde geciriyorduk son gunlerimizi.

Nurefsan`in dogum gunuyse esimle ayni gun. O`na da dalak buyumesinden rahatsiz oldugum gunlere denk geldigi icin kedidilli bir pasta yapmistim kolayina kacarak. Iste bu yuzden Saliha`nin pastasinda oldugu gibi 3 kardes de dahil oldu konsepte.


Modellemesinden de anlasildigi uzere Nurefsan 3 kardesin en buyukleri. Upuzun siyah saclari var dalgali. Tam 12 yasinda. Berat benim Serhat`tan 5 ay buyuk, 10 yasinda, tam bir futbol ve Cimbom sevdalisi. Enver Fatih de tekne kazintisi, Berat`dan 9 yil sonra katildi aileye, henuz 1,5 yasinda. Sevimli sey, dislerini tamamliyor simdilerde...


Gelelim kekimize... :) Ulker`in hazir Dankek`i :) Yani ben yine isin kolayina kactim. Zaten yiyemeyecek ki yavrucuklar. Ustelik bugun misafirlerim de vardi. Onlardan kalan ikramlar varken yeni bir pasta yapmak istemedim. Icing ile sinirlara yildiz, bir de tam ortaya GalataSaray`in bas harfleri...hepsi bu. Gerisi de seker hamurundan modellenmis cocuklar, iki cimbom flemasi, iki de cimbom topu, olay bu... :)

Iyi ki dogdunuz canim yegenlerim... Iyi ki varsiniz... Allah sevdiklerinizle ve sevenlerinizle hayirli, uzun bir omur yasatsin sizlere.

Sevgiyle...

Friday, November 20, 2009

3,2 1 Motor Beni Mimlemis...

Yakinda bu sayfanin ilk dogum gununu kutlayacagim ben de. Ilk yazimda bahsettigim gibi aniden buluverdim ben kendimi blog dunyasinda. Ihtiyac duydukca bakardim internetten yemek tariflerine, diger bloglarla ise hemen hemen hic ilgilenmezdim bir iki arkadasimin blogu disinda. Basina oturacak olsam sanal alemin, "cok zaman harcadim" diye pisman olarak kalkardim genelde pc basindan. Simdi de cok degisen birsey yok aslinda. Listemden de anlayacaginiz uzere cok fazla takip ettigim blog yok. Gercekten zaman israfina kolay kayabileceginiz bir zemin cunku. Ama takip ettiklerimi gezerken rastlardim bu mimleme oyununa ve gulumserdim kendi kendime. Cunku birbirlerini ziyaret ede ede oyle guclu baglar kurulmus ki, benim hic bir zaman mimlenmeyecegimden emin, gecer giderdi gunlerim guzel guzel... :) Ta ki 3,2,1 Motor`un sahibi sevgili arkadasim Senay Hanim`in beni mimlemesine kadar... O halde hemen cevaplayayim sorulari...

BLOGA NEDEN BU ISMI VERDIM?

Ben 5 ay oncesine kadar Amerika`da yasiyordum. Orada kaldigim 5 yilin son yilinda pasta susleme isine merak sardim ve kurslarina yazildim. Daha sonra yaptigim pastalarin fotograflarini aileme ve yakin arkadaslarima gondermeye basladim. Tabi fotonun yaninda da bir bloga yazar gibi her pastamin hikayesini de yaziyordum. Sonra facebook` daki sayfama da atmaya basladim bu fotolari. Ama facebook`daki listeme de fazla kimseyi almam zaten. Yani o rahatlik icinde atiyorum fotolari oraya da. Daha sonra Amerika`daki yakin arkadaslarimdan biri olan Hacer Hanim`in evinde, arkadas gurubumuzla cay iciyorduk birgun. Hacer Hanim bilgisayar muhendisidir, hemen oracikta bana birkac ozel soru (sifrelerim falan yani :) )sordu, henuz anlayamamistim ki "Blogunun adi ne olsun?" dedi. Fazla dusunecek vaktim olmadi yani. Kendi bilgisayarimda da pasta fotograflarimi "Nafiye`nin Mutfagi" adi altinda arsivledigim icin bir an bu cikti agzimdan. Zaten bastan beri iddiali olsun istemedim, banner`a da kendi mutevazi mutfagimin fotosunu koyduk beraberce. Renkleri de hep iddiasiz renklerden sectim. Iste boyle geldik, boyle mutevazi de devam ediyoruz bakalim... :)

BLOGU YAZARKEN ATTIGIM STAR TRIBI?

Yok, gercekten yok. Oyle kendi halinde biriyim iste. Hatta birakin star tribini, laptop`imi koydugum masaya oturdugum sandalye biraz yuksek geldigi icin kamburumu cikararak yaziyorum bazan. :) Aklima gelirse hemen diklestiriyorum sirtimi. O yuzden hizlica yazip cikmaya calisiyorum netten. Zaten genelde de ya hazirlanacak, ya da okunacak bir suru yazili kagidi oluyor beni bekleyen...

EN SON SATIN ALDIGIM GARIP SEY?

2 adet daksil. Birisi su eski sivi, fircalilardan, digeri de uzerine kagit yapistirir gibi olanlardan. Ben yenilikleri zor kabullenen biri olarak eski modellerinden de "ne olur ne olmaz" diyerek almayi tercih ettim. Sinif defterini veya yazili kagitlarini okurken cok ihtiyacim oluyor da :).

SEKER GIBI OLDUGUM ANLAR?

Yaklasik 1,5 aydir sabahlari ogullarimi ve esimi servislerine bindirdikten sonra tekrar yukari cikmiyorum. Oturdugumuz sitenin yuruyus parkurunda 2,5 tur tempolu yuruyusten sonra, bir de uzerine Ebru Salli ile Plaset yaptim mi degmeyin keyfime. Gercekten kendimi bomba gibi, cok iyi hissediyorum. Iste seker gibi oldugum anlar o anlar. Malum cikolata yedigimizde oldugu gibi spor yaptigimizda da mutluluk hormonu salgiliyoruz. :)

"ARKADASIM, SORMAYIN ARTIK SUNLARI" DEDIGIM SEYLER?

Cok ozele girmedikten sonra beni de hicbir soru rahatsiz etmez saniyorum. Umarim yanilmiyorumdur. :)

AYNAYA BAKINCA GORDUGUM?

30`lu yaslarin ilk yarisinda bir kadin goruyorum aynada. Son yillarda hep kisa saclari. Yas, sairin dedigi gibi yolun yarisina yaklassa ve cok ciddi bir hastaligi olsa da, o vazgecmeyecek gulumsemekten. :)

KENDINI OKUTAN BLOG DEDIGIM?

Acikcasi oyle bir iddiam olmadigini ilk yazimda soylemistim daha. Cok iddiali bloglarin da uzun sure takipcisi olabilecegimi sanmiyorum. Ama en cok pasta bloglari ilgimi cekiyor benim. Belki de damakla ilgili oldugundandir. Ama daha ziyade pasta susleme isini cok sevdigimden olsa gerek, susleme kismini yeme kismindan daha cok seviyorum inanin. Estetik de onemli benim icin, tipik bir basak kadiniyim cunku. Surf yaparken gozume cok estetik gelen bloglara bi sure goz gezdirebilirim. Ama uzun uzun yazilar olan bloglarin pek misafiri olamiyorum malesef. :(

BU BLOG SAHIBINI NERDE GORUYORUM?

48 tane ogrencimin icinde. Onlara kocaman pastalar yapmisim. Bagirip duruyorlar "Ogretmenim, bir dilim daha, lutfennnn..." diye. Ben de "Bagiranlara degil sessizce parmak kaldiranlara vericem, nerde benim papatyalarim? diyorum. Hepsi arkalarina yaslanip, bagirip itismekten vazgecip, papatya vaziyetinde sessizce parmak kaldiriyorlar. Hepsine fazla fazla yetiyor pastam. Ogrencilerimin icinde benim ogluslarim da var. Serhat yine "Beni kendi sinifina alsan ne olurdu sanki anne?" diye sitem ediyor. Ne yapayim, ben kuralci bir basagim...

Ben de sevgili arkadasim Gulbera sitesinin yazari Hatice Hanim`i mimliyorum. Kolay gelsin Hatice Hanim...

Sunday, November 15, 2009

Iyi ki Dogdun Saliha


Bugun abimin ortanca kizi Saliha`nin dogum gunu. Modeli O`na hic benzemedi ama idare edecegiz artik. Daha once de bahsetmistim. Hayatin gunluk telasi icinde kaynayip gitmisti Saliha`nin ablasi Rumeysa`nin dogum gunu pastasi. Aklimda iki kiz kardes pastasi vardi. Ama sonra Ekrem`in uzulebilecegi geldi aklima ve O`nu da dahil ettim konsepte. Ekrem`in dogum gunu pastasi da olmali arsivimde diye dusunuyordum ama bi turlu bulamadim. Bulursam onu da yayimlarim sonra.

Saliha butun gun sacinin, ustunun, basinin susuyle ugrasan bir afet. Aynanin karsisina gecer "Ben guzelim, ben guzelim" der dururdu kendi kendine kucukken. Hala oyle mi bilmem... Annesine sormak lazim... Ablasi da guzellikte hic de ondan eksik degil hani... Ama karakterleri gercekten farkli. Ablamiz daha sessiz sakin, hafiften de genc kiz olmaya basladi, belki de ondan. Ekrem Tamer`e gelince... O son numara, tekne kazintisi. Bu yaz daha 7 sinde acik kalp ameliyati gecirdi. Allah`ima binlerce kez sukurler olsun ki cok basarili bir ameliyatti ve simdi turp gibi masallah...


Pastamiz yine BIM`in hazir kakaolu pastabanindan. Arasi kivili ve beyaz damla cikolatali. Sarmasiklar arasinda olsun istedim 3 kardes ve hep bagli olsunlar istedim birbirlerine sarmasiklar gibi... Bebekler seker hamurundan, sarmasiklar ise icing. Siz tadina bakamayacaksiniz ama bayramda gelirseniz daha guzelini yaparim size, ne dersiniz yegenlerim...?

Eh.. hazir 3 kardesin hepsini de tanitmisken bugun Saliha`nin dogum gununu kutluyor olsak da ucune birden ithaf ettim bu pastayi. Allah ucunuze birden hayirli, uzun omurler versin yavrularim. Allah ananiza babaniza bagislasin. Omur boyu sevdiklerinizle ve sevenlerinizle birlikte olun insallah. (amin) Iyi ki dogdunuz, iyi ki varsiniz... Sizi cok seviyorum...

Sevgiyle...