Tuesday, March 31, 2009

Sade Bir Kahvalti ve Kalpli Kepekli Ekmek


Misafirlerimiz icindi bu sade kahvalti sofrasi. Malesef yine telastan sicaklarin fotografi cekilmedi, unutuldu. Zaten benim asil bahsetmek istedigim de kepekli ekmeklerim.

Malumunuz, kepekli ekmek sagligimiz acisindan daha faydali. Beyaz ekmegin zor hazmedildigi de bilinen bir gercek. Turkiye`ye donen arkadasim Sule Hanim dolaplarinda kalmis bir dolu yiyecegi bana birakip gidince ilk isim kepekli undan ekmek yapmak oldu.



Bu kalpli kalibi da o kadar sevdim ki aldigim gunden beri neredeyse hergun kullandim. Makina ekmegini bir turlu sevemedim malesef. Ilk pisince sicacikken guzel de sonra cok cabuk bayatliyor. Belki de ben pek beceremiyorum, bilemeyecegim artik. O yuzden ekmegi makinada degil kalipta firinda yapmayi tercih ettim.

- 2 buyuk su bardagi ilik su
- 1,5 corba kasigi instant maya
- 1 kesme sekeri

15 dakika dinlendirdim. Uzerine

- 1 kucuk su bardagi sivi yag
- 1 yumurta
- 4 kupa kepekli un

koydum. Oldukca yumusak bir hamur elde ettim ve hamurumu gercekten cok ama cok fazla yogurdum, yogurdukca da guzellesti sanki. Bu hamuru geceden mayalamistim ve oylece buzdolabina kaldirdim. Sabah uyaninca cok hafif daha yogurarak havasini aldim. Ve yaglanmis iki ayri kaliba yerlestirdim. Firinin alt katina isiya dayanikli bir kapta su koydum. Orta katinda 400F isida (200-220C derece) pisirdim. Cikarinca uzerine soguk su serptim ve sofra bezine sararak beklettim. Biz tadina doyamadik. Iki gundur yiyoruz, hala tazecik, yumusacik. Denemelisiniz ama mutlaka kepekli unla... :)

Sevgiyle...

Sunday, March 29, 2009

Amerika`dan Kareler


Saksida mandalina agaci fotografini Fairfax`deki FairOaks Alis-veris Merkezi`nde cektim. Burada sezonun anlam ve onemine gore dizayn ediyorlar alis-veris merkezlerini. Gerci heryerde bu is boyle ama Amerika`da susleme isini baya bi abartiyorlar. Eastern yani bahar bayrami yaklasiyor ya, alabildigine renklendi carsi-pazarlar, marketler. FairOaks Mall`de de kucuk bir botanik park olusturmuslar. Renk renk cicekler, fidanlar, agaclar dikmisler, agaclara kus evleri asmislar. Ortami o kadar begendim ki kahvemi alip, laptop bilgisayarimi da acip yarim saatten fazla oturdum orada kendi basima. Daha dogrusu yanimda esim vardi ama varligi ile yoklugu arasinda pek fark yoktu, tezinin icine gomulmus durumdaydi.



Ayrica Cin, Japon ve Koreliler gibi uzak Asyalilara hitap eden Global Market`te de cok ilginizi cekecegini dusundugum Cin Bamyasi ($1.69) ve Tayvan Bamyasinin ($1.29) fotolarini da sirf sizlere gostermek icin cektim. Bunlar hormonlu mu yoksa cinsleri mi boyle, bilemeyecegim, ama ben bugune kadar alip denemeye hala cesaret edemedim.



Bu karedekiler de Cin Aci Kavunu. Turkiye`de sinuziti olanlarin aci kavun denilen ve aktarlarda satilan bir cesit tozu burundan cektiklerini duymustum. Bu da o tur bir seyin kurutulmamis halimi bilemeyecegim. Tek bildigim bu da hic bi sekilde denemeye cesaret edemeyeceklerimden biri. Merak ediyorum, siz olsaniz ne yapardiniz? Bu sebzelerden tuketmenin bir yolunu bulur muydunuz? Yoksa benim gibi, "Kalsin, yemesem de olur" mu derdiniz...?

Sevgiyle...

Saturday, March 28, 2009

Nesrin Hanim ve Sule Hanim`lara Veda Pastasi



Washington D.C. de yaprak dokumu basladi. Yavas yavas Turkiye`ye donuyor bazi arkadaslarimiz. Melek abla ayagini suruyerek gitmis olsa gerek, arkasindan Yasemin Hanim, onun arkasindan Kevser Hanim, simdi de Nesrin Hanim ve Sule Hanim`lar... 21 Haziran`da da ben kesin donus yapacagim ailemle insallah... Turkiye`ye, ailemize ve sevdiklerimize kavusmak elbette guzel ama hakikaten buyuklerin dedigi gibi dogdugu degil doydugu yer insanin vatani oluyor sanki. Buralari da ozleyecegimi dusunuyorum acikcasi Turkiye`ye olan tum sevgim ve ozlemime ragmen... Insan alisiyor iste, bir yani hep sila derken, bir yani da buradaki yeni arkadas ve cevreyi ozluyor, istiyor enteresan bir sekilde.

Basliktan da anladiginiz gibi Sule ve Nesrin Hanimlara veda icin yaptim bu pastayi. Kalpli kalibi dun aldim ve hemen bugun ilk onlar icin kismet oldu yapmak da.

Bu da pastamizin meyvelerle doldurulmamis hali. Hazir karisim keklerin cilekli olanindan kullandim ilk kez. Cok da memnun kaldim, icinde minik cilek parcaciklari da vardi. Boyle bir kekin uzerini cileklerle doldurmam ve jolesini de cilek suyuyla yapmam gerekirdi ama malesef evde cilek olmadigi gibi, marketten alacak vakit de yoktu. Mecburen evde olan kivileri kullandim. Jolesini de armut suyuyla pisirdim. Daha once jole tarifini vermistim, tekrarlamiyorum bu yuzden.

Nesrin Hanim ve Sule Hanimlar kalbimizde guzel izler birakarak ayrilacaklar Pazartesi gunu D.C. havaalanindan. Damaklarinda da bu kalp kekten tatli izler kalsin istedim. Hersey gonlunuzce olsun arkadaslar. Allah yolunuzu ve bahtinizi acik etsin.

En icten sevgilerimle...

Tatli Patates Tatlisi


Ilk gorenler kabak tatlisi saniyorlar bunu. Damak tadi cok hashas olanlar tadinca anliyorlar kabak tatlisi olmadigini. Ama cogunluk ben soylemezsem kabak tatlisi yedigini saniyor. Amerikaya ilk geldigimde onlarca cesit patates gorunce marketlerde cok sasirmistim. Yavas yavas eve alip denemeye karar vermistim sirasiyla. Ben bu kadar patatesin icinden en cok Idoha`nin sari patatesini sevdim acikcasi. Sweet Potatoes yani tatli patatesi ilk gordugumde kabugunu tirnagimla cok az kaziyip (merak etmeyin, tirnagimla kazidigim patatesi satin aldim, markette birakmadim) renginin turuncu oldugunu gorunce aklima ilk gelen bununla kabak tatlisi gibi birsey yapabilecegim olmustu. Zamanla uzun yillardir burada yasayan Turklerden ogrendim ki onlar da zaten hem tatlisini, hem de recelini yapiyorlarmis. Tip sitelerinden faydalarini arastirdigimda ise seker hastalarinin bile guvenle yiyebilecegi bir sebze oldugunu ogrendim. Hatta sitede "Amerika`da cokca yetisen sweet potatoes bir cok faydasina ragmen, Amerikalilar tarafindan malesef "Thanksgiving" yani Sukran Gunu haricinde tuketilmiyor" diye yaziyordu. Burada yasayanlar bilir zaten Amerikalilarin balkabakli yada tatli patatesli turtalarini.



Yukaridaki fotografi cekmek masanin ilk halini bozduktan sonra geldi aklimiza . Fotoyu koyup koymamakta tereddut etsem de "ne olacak sanki" dedim, "yabanci mi sitenin takipcileri". Hepsi sicakligiyla bu mutevazi blogu isitiveren samimi insanlar. Kravat seklindeki pecete katlamasindan ise bilahare bahsedecegim. En iyisi simdi yeniden patates tatlimiza donmek...

-5-6 adet iri tatli patates
-3 subardagi toz seker
-5-6 adet karanfil
-1 kahve fincani cekilmis ceviz

Patatesleri yikayin ve kalinca soyun. Yarim ay seklinde cok da ince olmayan dilimlere bolun. Tencerenize bir sira patatesleri dizdikten sonra toz sekerin yarisini uzerine serpin. Kalan patatesleri de tencereye dizdikten sonra onlarin uzerine de kalan sekeri serpin. Tencerenin dibine karanfilleri de atin. Kisik ateste bir kac saat pisirin. Uzgunum, ben saat tutmayi unuttugum icin net bir zaman dilimi veremeyecegim. Artik siz kontrol edersiniz pisip pismedigini. Uzerini de ceviz, badem veya findikla susleyebilir, isterseniz kaymak veya krem santi ile de sunabilirsiniz. Afiyet olsun...

Sevgiyle...

Friday, March 27, 2009

Peynirli, Maydanozlu Borek


Epeydir elim pogacaya gidiyordu nedense misafirim gelecegi zaman. Bu sefer borek yapayim dedim, pogaca istihkakimiz fazlasiyla doldu son gunlerde. 4 numarali yufkadan kullandim. Her ne kadar Turk yufkasini cok ozlesem de Turk markette cok taze bulamayabiliyoruz. Bekarken karsi apartmanin alt kati yufkaciydi ne guzel, tazecik alir yapardik boreklerimizi. Yine de 4 numarali yufka ile boregimiz de basariliydi, cok da aratmadi bize Turk versiyonunu.

-1 paket 4 nolu yufka
-1 kucuk subardagi sut
-1 kucuk subardagi yogurt
-1 kucuk subardagi siviyag
-1 yumurta
-150 gr. kadar peynir
-yarim demet maydanoz
-uzeri icin hashas ve susam

Yag, yogurt, sut ve yumurtayi cok iyi cirpin. Tepsinizi guzelce yagladiktan sonra en alta bir yufkayi yerlestirin ve karisimdan fircayla bolca surun. Yufkalarin yarisi bitene kadar her kata ayni islemi uygulayin. Tam yariya gelince (ben bazan alt kata 1 yada 2 yufka fazla koyarim) peynirli maydanozlu icinizi serpin. Tum yufkalari her kata karisimdan surerek yerlestirin. En uste kalan karisimi dokun ve fircayla guzelce her yerine yayin. Uzerine arzuya gore corek otu, hashas, susam, aycekirdegi vb. serpin. 350F isida (180C derece) uzeri kizarana kadar pisirin. Firindan cikarinca ya soguk su ile hafif sulayip sofra bezine sararak bekletin ya da nemli bez altinda bekletin. Afiyet olsun...

Sevgilerle....

Thursday, March 26, 2009

Pancar Salatasi


Pancari daha fazla tuketmeye karar vereli sebzelerle barisik Hacer Hanim`dan epey tuyo ogrendim. Yavas yavas deneyecegim ogrendiklerimi. Bu biraz da benim ekledigim degisikliklerle ortaya cikmis bir salata.

- 1 orta boy kereviz yumrusu (iri rendelenmis)
- 1 orta boy kirmizi pancar yumrusu (iri rendelenmis)
- 2-3 kereviz sapi ve yapragi (minik dogranmis)
- 2-3 kirmizi pancar sapi ve yapragi (minik dogranmis)
- 3 adet havuc (iri rendelenmis)
- 2 dal dereotu (ince kiyilmis)
- 1 cay bardagi kadar iri cekilmis ceviz
- 2 dis sarimsak (iyice dovulmus)
- 8-10 kasik yogurt
- 8-10 kasik mayonez
- istege bagli tuz (ben hic kullanmadim)
- biraz zeytinyagi (istege bagli)

Sebzelerin hepsini cigden kullandim. Kereviz yumrularini rendeler rendelemez yogurdunu ilave etmelisiniz ki kararmasin. Beni en cok carpan pancarin rengi oldu. Gida boyasi hazirlayanlar hic baska sey aramasinlar dogada kirmizi, mor vb. renkleri elde etmek icin. Harika bir rengi var cunku. Malzemelerin hepsini karistirip afiyetle yiyorsunuz, fazla soze ne hacet. Ancak belirtmeliyim ki benim bunyem tuzu sevmedigi icin, hem de sebzelerin kendi tadini almak istedigimden ben hic tuz kullanmadim. Mayonezin yagi da salata icin fazlasiyla yeterli, yine ben mayonezi de cok az kullandigimdan ayriyeten zeytinyagina ihtiyac duydum. Artik damak tadiniza ve aliskanliginiza gore sizler kendi ozgun salatanizi ortaya cikarirsiniz. Afiyet olsun...Sevgiyle...

Wednesday, March 25, 2009

Naneli, Limonlu Su


Onceleri sirf sofra aksesuari olsun diye koyuyordum Portakal Agaci`ndan gordugum limonlu, naneli surahiyi sofraya. Sonralari tadi da hosuma gitmeye basladi. Simdilerde bu surahiyi hergun tek basima bitirebiliyorum. Allah`im biz kadinlar zayiflamak adina neler yapabiliyoruz, ben bile sasiyorum kendime bazan...

Sevgiyle...

International Dinner "Yabanci Mutfaklar" Gecesi


Yasadigim sehirde The Bel Air Woman`s Club adli kadinlar kulubunun geleneksellesmis "Yabanci Mutfaklar" gecesi icin Theresa adindaki Amerikali arkadasimiz bizden yardim istedi. Zaten kuluplerinin kendi ascilari menuyu belirleyip kendileri pisireceklermis tarifine uygun sekilde yemekleri. Mercimek Corbasi, Karni Yarik ve Hunkar Begendiyi secmisler ve pisirmisler kendileri yaninda pilav ve salatayla beraber. Bizden de meze cesitleri ve tatli hazirlamamizi rica ettiler. Bizler de elimizden geldigince yaptik biseyler. Malesef kameramin bataryasi bittigi icin dogru duzgun forograf yok elimde o gune ait. Ama geceden oylesine memnun kaldilar ki bugune kadar hicbir international dinner`da bu kadar iyi hazirlik ve bol cesit gormediklerini soylediler. Belediye Baskani, esi ve kizi da davetliymis geceye. Yanimiza kadar gelip ozellikle tesekkur ettiler. Ben de acizane seyyar bir ocakda canli canli Turk Kahvesi yaptim yemegin uzerine klup uyelerine ki, yanina Theresa`nin hazirladigi lokumlarla mest oldular. Garsonlar da servis isinde oldukca hizli ve becerikliydiler. Theresa fazlasiyla hazirlikli gelmis geceye, Turk kosesi, caydanliklar, kahve takimlari... Ascilara ayran bile yaptirmisti. Hatta kadin hizini alamayip bizim Turk cayi gecikince, ascilara icetea bile yaptirdi.

Ve gecenin sonunda yardimlarimiz icin birer hediye paketi sundular bizlere. Yukarida gordugunuz yemek kitabi, tesekkur karti, tesekkur cercevesi, kahve fincani, patchwork`tan yapilmis tutacak ve yine patchwork`dan yapilmis yeni yil agaci susu... Klup uyelerinin el emegi goz nuru... Hepsi o geceden hatira... Bunlari Turkiye`ye goturecegim ve omrum oldukca da saklayacagim kismetse...

Sevgiyle...

Monday, March 23, 2009

Kahvaltim


Bir haftadir rahatsizdim, uykumda bile kendini dusunduren bir dalak agrisi cekiyordum ki artik cocuklar bile uzuluyordu halime. Bir hafta boyunca bir iki istisna haricinde hep yatak istirahatindeydim. Baska turlu gecmeyecegi tecrubeyle sabit cunku. Hafta sonunu iple cekiyordum cocuklar ve esim yanimda olsunlar diye. Bosuna ozlememisim onlari hafta ici. Hem Cumartesi hem de Pazar gunu hazir kahvaltiya uyandim. Patatesli yumurta, beyaz peynir, yesil ve siyah zeytin, yarim kasarli tost, domates ve cay... Uzerine tatli niyetine de cevizli, balli muz dilimleri... Daha ne olsun, en sevdigim seyleri hazirlamis bana ogullarim babalarinin da yardimiyla. Uykumdan da nasil kibar bir sesle uyandiriyorlar anlatamam. "Annecim kahvalti hazir, biz sana yardim edicez dikkatli kalk yataktan, dalagin agrimasin" Hani diyorum bir haftadir kahvalti yapmamis, meyve suyu icmis birine ancak boyle guzel bir surpriz yapilabilirdi. Dalak agrimda azaldi cok sukur. Simdi baharla beraber parklarda kahvalti yapacagimiz gunlerin hayalindeyim.

Sevgilerle...

Sunday, March 22, 2009

Odamdan Kis ve Bahar Manzaralari



Bu odamdan kis manzarasini ayni baslikla facebook`daki sayfama atmistim Ocak ayinda. Dallarini uzerindeki bembeyaz karlarla bana uzatan bu buyuk agac cok sevindirmisti beni Ocak ayinin tum dondurucu soguguna ragmen.

Bir de buraya yani Kentucky`den D.C.'ye yeni tasindigimiz Agustos`un son gunlerindeki sari-kizil karisimi bir hali vardi ki bu agacin, benim ve Vedat Alp`in dogum gunlerimiz oldugu halde cok aglatmisti beni. Hem Kentucky`deki cok sevdigim birkac arkadastan ayrilis, hem tasinmanin yorgunlugu yuzunden hasta olusum, hem hasta halimde biricik ailemden ayri olusum, hem sevgili Melek Abla`nin D.C.'den Turkiye`ye donusu, hem de penceremin onunde dallarini hasta yatagima kadar uzatan sari-kirmizi yaprak doken bir agac... Aglamak icin her turlu sebebim vardi yani. Kardesim Ebru`ya ve birkac arkadasima "Son yapraklarimi dokmemeye calisiyorum" dedigimi hatirliyorum. O kadar zor ve yorucu bir hastalik sureciydi ki yattigim yerden bu agaci seyrederek agladigimi cok bilirim.



Simdi ise cemreler havaya, suya ve topraga dustu. Agaclar beyazli, sarili, pembeli ciceklerini acmaya basladi. Cimenlerin yesili daha da bir canlandi. Ve 3. kattaki evime kadar uzanan bu buyuk agac, bu sefer de bana pembe elini uzatti tum umuduyla. Severek ve sevinerek tuttum o eli. Hic eve girmek istemiyor canim. Mustakil ev sahipleri basladilar yavastan bahce duzenlemesine. Beyaz cicekli agaclar patlamis misir yuklu gibi.

Kentucky`deki ilk evimin balkonunda bir de kus evim vardi ki icini yemle doldurunca daha once hic gormedigim orman kuslari gelirdi beslenmeye. Balkonumuzdan ekmek calan kis uykusundan yeni uyanmis yaramaz sincaplar da cabasi.


Diger mevsimlere haksizlik etmek istemem ama ben bahari cok ama cok seviyorum...

Friday, March 20, 2009

Pogaca


Daha once yazmistim Tulay Hanim`in pogacalarindan sonra kendi tarifimi biraktim, artik hep Tulay Hanim`in tarifini yapiyorum diye. Canim kendi pogacama da fazla haksizlik etmisim. Uzun bir aradan sonra benim tarifimin olculeri daha az oldugu icin, az sayidaki misafirlerime bunu yapmayi tercih ettim. Cok da guzel kabardilar, ozlemisim hani. Gerci simdi dikkatimi cekti, iki tarif arasinda aman aman bir fark da yokmus. Denemek isterseniz:

-4,5 su bardagi un
-1 su bardagi siviyag
-1 yumurta (aki icine, sarisi ustune)
-3 cay kasigi tuz
-2 tatli kasigi toz seker
-1 yemek kasigi instant maya
-1,5 su bardagi ilik su

Ilik su, maya ve sekeri dinlendirip kabartin. Uzerine diger malzemeleri de ekleyerek yumusak bir hamur elde edin. Bir saat ustu kapali mayalanmasini bekleyin. Istediginiz ic ile sekil vererek kapatin. 350F isida pisirin. Firindan cikarinca nemli bez altinda dinlendirin.

Afiyet olsun...

Thursday, March 19, 2009

Cigden Zeytinyagli Fasulye


Internette tip sitelerinde vitaminler uzerine arastirma yapmak istedim biraz. Acaba kulaktan dolma bilgilerimiz dogru mu gercekten diye. Evet gercekten dogruymus sebzelerin pistikce vitamin kaybina ugradiklari. Cig olarak hicbir sekilde tuketemiyorsak, mumkun oldugunca az haslanmis yemeliymisiz, hatta buharda haslamak da en iyi secenek. Tabi bu, tum sebzeler icin gecerli degil. Ornegin domates de kabugu soyulmus ve pismis haliyle daha faydali. Bir de kokusu yuzunden pismis olarak tercih edilmesi gerekenler var ki bunlar da sarimsak, sogan tarzi yiyecekler.

Bu okuduklarimdan sonra taze fasulyemi iki ayri sekilde pisirdim. Birincisi esimin ve cocuklarin yememe ihtimalleri uzerine normal zeytinyaglilari yaptigim gibi tum malzemeleri ayni anda tencereye koyup uzerinden zeytinyagi gezdirerek kisik ateste hafif pisirmek. Ikinci secenegi ise tahmin ettigim gibi esim yemedi.

Temizledigim taze fasulyelerimi kucuk dograyip servis kabina yaydim. Tavada sogan, biber ve domatesleri tuz, karabiber ve az siviyag ile kavurup fasulyelerin uzerine yaydim. Onun uzerine de yogurt dokup, tum yemegin uzerine zeytinyagi gezdirdim. En uste de isirgan otu serptim. Benim icin lezzetli ve hafif bir aksam yemegiydi. Ilk gun babalarinin pismis yemeginden yemeyi tercih eden ogullarim ertesi gune bi miktar kalan benim cig yemegimden de severek yediler. Cocuklar bile yiyebildigine gore o kadar da urkek olmayin derim.

Sevgilerimle...

Babacigima ve Cafer`e Dogum Gunu Mini Pastalari


Anlasildigi uzere bugun hem canim babacigimin, hem de gorumcemin esi, Elif`in babasi sevgili enistemiz Cafer`in dogum gunu. Sizler icin kocaman kocaman pastalar yapmak isterdim. Ama dogum gunleri boyle pespese gelince, yapilan pastalari nasil tuketecegimizi sasiriyoruz. O yuzden yarim elma gonul alma hesabi bu minik cupcake`ler yetisti imdadima. Kekimiz kakaolu, kremamiz da sade...Biraz da siyah krema var goruyorsunuz. Kiviler de renklerdirsin istedim pastaciklari. Tadina da bakabilmenizi ne kadar isterdim. Neyse ki az kaldi kesin donuse...

Canim Babacigim, dogum gunun kutlu olsun. Allah sana sevdiklerinle ve sevenlerinle yani bizlerle daha nice hayirli, saglikli, mutlu, huzurlu, uzun omurler versin insallah. Allah seni basimizdan eksik etmesin. Nice yaslarin olsun. (amin)

Sevgili Cafer, ayni dileklerim senin icinde gecerli tabi ki. Daha nice dogum gunlerini karabiber kizin Elif`le, sevgili esin Funda`yla ve tum sevdiklerinle kutlaman dilegiyle...

Ve en onemlisi sevgiyle....

Wednesday, March 18, 2009

Elif`e Dogum Gunu Pastasi


Bugun gorumcem Funda`nin kizi Elif`in 7. dogum gunu. Enteresandir, aile fertlerinin hepsi Mart ayinda dunyaya gelmis. Yarin da Elif`in babasi Cafer`in dogum gunu. Hani insanin aklina geliyor "Tek bir parti yapin, kurtulun..." diye :)


Elif kara kasli, kara gozlu dunyalar guzeli bir kiz. Ben kendisine karabiber derim hep... Malesef bu pastanin tadina bakamayacak aradaki okyanuslardan dolayi ama biz yine de ailesiyle bu mutluluklarini paylasalim istedik.


Keki 3 kat minik cupcake`den. Ara katlar sade krema ve kivili. Elbisesini giydirdikten sonra basindan asagi pasta simlerinden serptim isil isil parlasin diye. Simler yesilimsi gorunmus, sanirim isiktan ama ne yapsam elimden bisey gelmedi. Artik olacak o kadar diyor ve dogum gununu kutlayarak yanaklarindan opuyorum Elif`cim. Nice yaslarinda sevdiklerin ve sevenlerin hep seninle olsun...

Sevgiyle...

Tuesday, March 17, 2009

Mantar ve Ugur Bocegi


Anne olanlar bilir cocuklara yemek yedirmenin ne kadar zor oldugunu. Bloglar arasinda dolasirken rastlamistim bu guzel urune. Malesef hangi blog oldugunu hatirlayamadigim icin link veremiyorum. Bu guzel urunun sahibi veya yakinlari gorurse ve linki bana bildirirse, hemen eklerim siteye. Emege saygisizlik etmek istemem hic bi sekilde...

Oncelikle mantardan baslayayim anlatmaya. Haslanmis yumurtayi duz kismi tabaga oturacak sekilde yerlestirin. Kucuk bir domatesi ortadan ikiye bolerek icini bosaltin ve yumurtaya giydirin. Domatesin uzerine minik benekler olusturacak sekilde mayonez degdirin. Hepsi bu, mantariniz hazir...


Ugur bocegi icin ise ekmekten bardak yardimiyla yuvarlak iki sekil kesin. Ince bir dilim kasardan da ayni yontemle bir yuvarlak hazirlayin. Birinci ekmegin uzerine ince bir tabaka krem peynir surun. Uzerine kasari, onun uzerine de marulu yerlestirin. Sandvicinizi kapatmadan once kanatlarin belli olmasi icin ikinci yuvarlak ekmegin alt orta kismini ucgen kesin. Ugur boceginin beneklerini de ketcap ile olusturun. Antenler icin de maydanoz sapi kullanabilirsiniz.

Ellerinize saglik anneler, afiyet olsun cocuklar... Sevgiyle...

Monday, March 16, 2009

Seker Hamurlu Kurabiyeler


Bu seker hamuru ile kaplanmis suslu kurabiyeleri ogullarimin snack time`i (atistirma zamani) icin hazirladim. Benim icin keyifli bir calisma olmasina ragmen gunun yorgunlugundan ince ayrintilara giremedim. Hayvanciklara goz taktim o kadar. Cocuklar da cok begendiler, duyduguma gore okuldaki arkadaslari da...

-3 subardagi un
-3 corba kasigi pudra sekeri (100 gr.)
-250gr. oda sicakliginda margarin veya tereyagi
-bir yemek kasigi kakao

Oncelikle yag, kakao ve pudra sekerini iyice birbirine yedirin. Unu da katip guzelce yogurun. Hamurunuzu parmak kalinliginda acarak istediginiz kaliplarla kesin. 325F (150-175C derece) isida pisirin. Firindan firina degistigi icin dakika veremiyorum ama kurabiyelerin cabuk pistigini unutmayin. Soguduktan sonra sira kurabiyeleri seker hamuru ile kaplamada...

Bu asamada Turkiye`dekiler malzeme problemi yasayabilirler.

- 2 corba kasigi kadar erimis marshmallow
- 1 tatli kasigi kadar su
- 1-2 damla istediginiz gida boyasi
- aldigi kadar pudra sekeri

ile seker hamurunuzu yogurun. Ince actiginiz seker hamurunu yine ayni kaliplarla keserek kurabiyelerin ustune yerlestirin. Hayvanlari, cicekleri, daha dogrusu kurabiyelerinizi gonlunuzce susleyin.

Ellerinize saglik anneler, afiyet olsun cocuklar...

Kirmizi Pancar, Havuc, Elma Suyu


Bazilariniz basliktan hemen anlamistir Maranki Hoca`nin Kozmik Beden Temizligini uyguladigimi. Evet bugun 1 haftalik programin son gunuydu. Kendimi oldukca bitap hissediyorum. Programi harfiyyen uygulayamadim ama tam olmadi diye de birakmadim. Bakalim bir faydasini gorebilecek miyim?

Gordugunuz meyve suyu da sabah 05:00 ve 07:00 arasindaki kahvaltimdi bir hafta boyunca. Bu meyve suyundan her sabah 500ml. icmem gerekiyordu. Malesef ben yarisi kadarini ancak icebildim. Tadi kotu oldugu icin degil, miktar cok olunca icemiyorsunuz. Merak edenler icin tarif edeyim. Tabi uygulamak isterseniz bu tarifle yetinmeyip Maranki Hoca`nin kendi sitesinden ulasmalisiniz bilgilere.

-2 buyuk kirmizi pancar
-3 adet havuc
-2 buyuk elma

Kati meyve sIkacaginda sIkIlIr, icine 1-2 tatli kasigi zeytinyagi eklenerek karistirilip sabahlari kahvalti yerine icilir. Malum havuc gibi sebzeler yagda cozuluyor, bunun icin zeytinyagi karistirilarak iciliyor. Ayrica bu program icin aldigim kati meyve sIkacagini da simdiye kadar neden almamisim diye epey hayiflandim. Piyasada cok ama cok pahali olan bu aleti ben Wallmart`tan $29.99 a aldim ve memnun kaldim. Almayi dusunenler icin belirtmeliyim ki ben cok arastirdim, en uygun fiyat Walmart`tan Black&Decker markali urun.

Hepinize saglikli gunler dilerim...

Sunday, March 15, 2009

Kabakli, Kerevizli, Havuc Salatasi


Bu tarifi Turkiye`de iken kabak koymadan, kerevizinde yumrusu ile yapardim. Degerlendirmem gereken birkac kabak vardi. Birkac kereviz sapi, birkac da havuc olunca aklima en iyi secenek bu salata gibi geldi.

-2-3 kabak (rendelenmis ve suyu suzulmus)
-2-3 kereviz sapi (minik dogranmis)
-2-3 havuc (rendelenmis ve suyu suzulmus)

Hepsini teflon tencerede yagsiz hafif olecek kadar cevirin ve sogutun.

-2 dis sarimsak (iyice dovulmus)
-4-5 kasik yogurt
-4-5 kasik mayonez
-tuz
-1 cay bardagi kadar cekilmis ceviz (cok cekilmemeli)

ile sosunuzu hazirlayip sebzelerinize karistirin. Salatanizi servis kabina alip, uzerini iri cevizlerle susleyin.


Afiyetler olsun efendim...

Friday, March 13, 2009

Patriotic Party Ikramlarim



Dun aksam Vedat Alp`in sinifinin Patriotic Day yani Vatanseverlik Gunu kutlamasi vardi. Biz velilerden de Amerikan Mutfagi`ndan birer ikram getirmemiz istendi. Amerikali Theresa adinda bir arkadasin hediye ettigi Guney Bati American Yemekleri Kitabi`ndan bir tarif denemenin tam zamani diye dusunsem de bir turlu ne yapacagima karar veremedim. Nihayetinde her zaman yaptigim kardesim Ebru`nun meyveli tartindan yapmaya karar verdim. Meyveli Tartlar American Mutfagi`nda genis yer tutuyor cunku.

-3 yumurta
-3 kasik ilik su
-2 caybardagi seker
-1 paket vanilya sekerini

10 dakika mikserinizin yuksek ayarinda cirpin.

-1,5 subardagi un
-1/2 subardagi nisasta
-1 kahve kasigi kabartma tozunu

da ekleyerek cirpmaya devam edin. Normalde bu tarifte hic yag yok ama ben yine de az da olsa yag koyuyorum lezzet acisindan. Yaglanmis kalipta 350F isida (180C derece) pisen tart hamurunuzu firindan cikarip sogutun. Kaliptan ters cevirerek cikardiginizda ust kismi cukur olan hamurunuzun icini arzu ettiginiz meyvelerle doldurun.

-1 corba kasigi nisasta
-300ml. istediginiz bir meyvenin suyu

ile kisik ateste muhallebi kivaminda surekli karistirarak tartinizin jolesini hazirlayip, ocaktan alir almaz meyvelerin ustune dokun.



Meyveli Tartim hazirlaninca kara kara dusunmeye basladim. Tam yemek vaktinde kutlama, peki ben diyetteyim ve ne yiyecegim? Kendim icin de yukarida gordugunuz coban salatayi yaptim. Gerci tabagima biraz alip yedikten sonra tekrar almaya gittigimde bos tepsiyle karsilastim. Her kulturden insanin bildigi sey oldugundan sanirim, tamami bitti salatamin. Gordugunuz gibi siyah zeytin, yesil zeytin ve taze nane yapraklari ile susledim.




Guney Bati American Yemekleri kitabimdan bir tarif denemek de yine bir baska bahara kaldi...

Muhabbetle...

Wednesday, March 11, 2009

Bes Cayi


Bes Cayina gelen arkadaslarima hazirladim gorduklerinizi. Ispanakli Pizza, Kisir ve Irmik Tatlisi... Ben bu Bes Cayi Davetlerine bayiliyorum....

Ispanakli Pizza

Daha once tarifini verdigim mayali pogaca hamurunun aynisini tart kalibina doseyip firinda pisirdim. Hamuru kaliptan ters cevirerek cikardiginizda ortasi cukur oluyor. Cukur kisma da kirmizi biber, yesil biber ve ispanagi kavurduktan sonra yerlestirdim. Uzerine rendelenmis kasar serpip tekrar firina gonderdim. Kasarlari hafif eriyince firindan cikararak sicakken servis yaptim.

Irmik Tatlisi

-10 kasik irmik
-10 kasik seker
-1 litre sut
-birkac damla limon

Hepsini beraber muhallebi kivaminda pisirdikten sonra ocagin altini kapatmak uzereyken birkac damla limon damlatin. Servis yapacaginiz borcam tepsiye duzleyin. Isterseniz kakaolu biskuvi ile kat da verebilirsiniz. Istege gore ceviz, badem, findik vb. seylerle susleyin. Afiyet olsun.

Kisir

-1 subardagi ince bulgur
-1 kuru sogan
-1 yesil biber
-yarim demet maydonoz
-2 kasik biber salcasi
-1 domates
-birkac yaprak marul
-istediginiz baska salata malzemeleri
-kimyon, tuz
-zeytin yagi, limon

Ince bulguru suzgec icinde sicak su ile yikayin, ve birakin iyice suzulsun. Sogan ve biberi hafif sivi yagda kavurun. Bu zeytinyagi disinda herhangi bir siviyag olabilir. Cunku zeytinyagini cig olarak kullanmamiz gerekiyor saglik acisindan. Kavrulan sogan ve biberlerin uzerine biber salcasini da ekleyerek biraz daha kavurun. Uzerine bulguru da ekleyerek bir iki cevirdikten sonra ocagin altini kapatin. Bu sayede kisirinizin cok guzel bir rengi olacak. Diger salata malzemelerinin hepsi ile salatanizi hazirlayin. Zeytinyagi, limon, tuz ve kimyonu ekleyerek karistirin. Soguyan bulgurunuzun uzerine salatanizi ekleyerek servis edin. Afiyet olsun. Sevgiyle...

Tuesday, March 10, 2009

Sebzeli Guvec 2


Zaman zaman evde kalan azar azar sebzelerden yapiyorum guvec yemekleri. Ailecek seviyoruz. Hem de tek basina yenmesi zor sebzeler tuketilmis oluyor. Siz siz olun, sebzelerle barisik yasayin. Okudugum kadariyla et ile sebze beraber dogru bir secim. Etin yaninda sutlu, yogurtlu besinleri tercih etmek ise dogru degil. Cunku et ve sut urunleri farkli mide asitleri ile sindiriliyor. Ikisini ayni ogunde tuketirseniz, mide hangi asidi salgilayacagini bilemiyor. Netice olarak sindirimi daha zor olan eti hazmedemiyorsunuz. Sindirilmeyen et bagirsakta curuyor ve bize toksin yani zehir olarak kaliyor. Sonrasinda da bir dizi saglik problemleri yasiyoruz. Sanirim her ogunde tek cesit yemek en guzeli...

-250gram kadar kusbasi et
-1 bas sogan
-2-3 dis sarimsak
-1 yesil biber
-1 kirmizi biber
-3 kabak
-1 tatli patates
-1 kirmizi pancar
-1 havuc
-1 elma
-istediginiz baharatlar

Eti suyunu salip tekrar cekene kadar baharatlariyla kisik ateste kavurun. Uzerine diger sebzelerinde tamamini ekleyerek kisik ateste pisirin. Besleyici ve azar azar kalmis sebzeleri degerlendirmek icin guzel bir tarif...

Afiyet olsun...

Monday, March 9, 2009

Tulay Hanim`in Dogum Gunu Cupcake`i


Bugun Tulay Hanim`in dogum gunu ve kendisi diyette. O yuzden boyle kucuk cupcake`ler yapmayi tercih ettim. Biri kendisi, biri esi, biri de kizi Cemre Naz icin.

Cilekleri butun koymak istesem de, o kadar buyuktuler ki yakismadilar kucuk cupcake`lere. Dograyinca da istedigim gibi olmadi susleme. Ama maksat yarim elma, gonul alma...O kadar kusur kadi kizinda da olur dimi hocam.

Nice yaslarinizi sevdiklerinizle ve sevenlerinizle kutlamaniz dilegiyle...Iyi ki dogdunuz...

Ahmet`in Dogum Gunu Pastasi


Cok zorlandim bu pastanin butun asamalarinda. Ahmet`e soz vermistim ve yapmaliydim. Bir ara asla basaramayacagim sandim. Neyse ki cok kusurlu olsa da arabaya hafiften benzeyen bir sekil cikti ortaya.


Bu Ahmet, Spongebob Pasta`nin sahibi Melike`nin abisi Ahmet. Ayrica Vedat Alp`in sinif arkadasi. Bugun su saatlerde okulda, son derste kutlayacaklardi dogum gununu. Tek tesellim cocuklarin cabuk mutlu olmalari ve kusurlari pek farkedememeleri. Umarim pastayi begenirler ve cok eglenirler.

Keki iki boy borcam tepside yaptim. Ara katin bir kismi cikolatali krema, bir kismi sade krema dolgulu. Malesef yasanan bazi olumsuzluklardan dolayi gozumun onunde hazir beklettigim muzu koymayi unuttum ara kata. Keki trasladiktan sonra tamamini icing ile kapladim ve uzerine seker hamuru kaplamasini giydirdim. Lastikler kremali biskuvinin kurdanla sabitlenmis hali. Tepe lambalari ve farlar da seker hamurundan. Yazilari ise pasta kalemi ile yazdim.

Sanki biraz umutsuzluga kapildim bugun. :( Ya ben ne zaman ustalasacagim....??

Sunday, March 8, 2009

Ariana Afghan Restaurant



Biz bu Afgan Restorani cok seviyoruz. Ayda bir kez burada aksam yemegi yiyoruz. Cocuklar bayiliyorlar disarida yemege. Yemeklerini de cok sevdik. Bizim Turk yemeklerine benziyor, sadece biraz daha baharatli. Esim ozellikle "side dish" olarak sunduklari kendi ikramlari olanlari cok begeniyor. Bir de sosluklarda gordugunuz aci soslari.


Bu karisik sebze corbasi onlarin ikramiydi mesela. "Siparisleriniz hazirlanana kadar siz karisik sebze corbamizi tadin" diyerek sundular. Sebze corbasini hic sevmeyen biriyim ama buna bayildim, severek ictim.


Garsonumuzdan da cok memnun kaliyoruz her seferinde. Buyuk oglum masamiza her gelisinde "Thank you, you`re a nice waiter." diye iltifat etmesi uzerine, o da ogluma is teklifinde bulundu. Efkan Serhat`in ona cevaben "yerleri paspas yapabilirim, yemekleri servis edebilirim, bulasik yikayabilirim, kolay yemekleri yapabilirim, ama butun yemekleri yapamam" demesi uzerine ise kucuk oglum Vedat Alp "Ben buranin patronu olarak calismak istiyorum" demez mi? Guldurdu hepimizi...
Fotoyu oglum cektigi icin bulanik cikmis, ekipmanlarini da almamis oglum kareye. Yine de tesekkur mahiyetinde koydum fotoyu. Tesekkurler Ariana Afghan Restaurant.

Saturday, March 7, 2009

Funda`nin Dogum Gunu Pastasi


Bu tepeden tirnaga cikolatali pasta sevgili gorumcem Funda icin... Her ne kadar abisi "Keci inadi tasiyan kardesime kecili bir pasta yap" dese de, ben yine de ona kiyamayip kuzulu bir pasta yaptim.


Funda uysal, uyumlu bir insandir, hazir bahar gelmisken, Funda`nin ve kizi Elif`in de kuzulardan hoslanacagini dusunerek boyle bir tema tasarladim.


Mart ayi tam da kuzularin dogma mevsimi. Ben Bala`nin Abazli koyunde ogretmenlik yaparken, Ankara`dan koye gidis gelis esnasinda, cobanlar hayvanlari otlatmaya gotururdu. Bu aylarda sabahin erken saatlerinde, eger ki suru de yeni dogmus yavru kuzular da varsa, kesinlikle servisi durdurur, cobanlardan rica eder, kuzulari severdik. O kadar sirin oluyor ki yavru kuzular...anlatamam...


Bu pastanin keki mozaikti, yarisi sade, yarisi cikolatali. Ara kat da cikolatali krema ile dolgulandi. Ve gordugunuz gibi ust de cikolata kapli. Tahmin ettiniz sanirim, Funda tam bir cikolata hastasi. Gerci o bu pastadan yiyemeyecek ama yine de boyle yapmayi tercih ettim.


Kuzulari, cikolatayi benmari usulu eritip kaliplarda dondurarak hazirladim. Kremayla kaplanan pastanin cizgilerini pasta taragiyla cektim. Aslinda duz cekerken cizgileri, elim kayinca, ben de zikzak devam ettim.


Umarim pastani begenirsin Funda`cim. Nice yaslarini sevdiklerinle ve sevenlerinle kutlaman dilegiyle...Allah herkese senin gibi gorumce versin. Yorumlarini bekliyorum canim...Sevgiyle...

Friday, March 6, 2009

Desenli Beyaz Pasta


Iste bahsettigim Rukiye bebegin Baby Shower ve Subat ayinin toplu dogum gunleri pastasi. Iyi ki dogdunuz Birgul, Rukiye, Gulcin, Pelin ve Ruveyda Hanimlar... Nice mutlu yaslarinizda sevdikleriniz ve sevenleriniz hep yaninizda olsun...

Bu arada kenarlari ucgen kesme fikri de Ayse Yaman`a ait, onun ask ve kelebekler adli pastasindan gordum.

Sevgiyle...

Thursday, March 5, 2009

Atom Pasta (Punkcu Pasta)


Kahvaltiya gelecek arkadaslarima, kahvalti sonrasi icin bir pasta yapmak isteyince esim "Bu sefer seker hamurlu degil kremali yap ve fazla da susleme istersen" dedi. "Peki" dedim ben de. Sonra da nasil susleyecegimi bilemeden bakakaldim oylece. Buzdolabinda cikolata ve uzumleri gordum ve rastgele yapistirdim pastanin ustune.

Ertesi gun dogum gunu olan Pelin Hanim da bu pastayi dogum gunu pastasi olarak kabul etti. Subat ayinda o kadar cok arkadasin dogum gunu vardi ki, hepsine yetisemedim malesef. Pelin Hanim da kendi pastasini boylece aradan cikarmis oldu. Ama ben yine de topluca Rukiye Bebegi gormeye gittigimizde hem baby shower hem de toplu dogum gunleri icin bir pasta hazirladim ki bir kac gune yayimlayacagim kismetse.

Bu pastayi ben atom modeline, Nesrin Hanim ise Punkculara benzetti. O yuzden iki isim verdim. Sevgilerimle...

Wednesday, March 4, 2009

Lubnan`li Pastaci


Birkac gun ust uste cocuklari okula biraktiktan sonra "Giant" adli marketin pasta bolumundeki ustayi seyretmeye gidiyordum. Sanirim o da onu seyretmemden cok hoslandi. Neticede bir sanat eseri ortaya cikariyor ve onun begenilmesi, hayran hayran seyredilmesi pek tabi hosuna gidiyordu ustanin. Seker hamuru kaplamasi gormeyi cok istedim ama benim seyrettigim gunler hep icing ile kapladi pastalari. Onundeki kagitlarda ne de cok siparis vardi. Bu fotografini cektigim pasta da bir doktor hanima gidecekti.

Sunu anladim ki; kabiliyet cok onemli olmakla birlikte, olay tamamen malzeme, ekipman meselesi. Ustanin oyle profesyonelceydi ki alet-edevatlari. Mesela izledigim bir pastada asfalt yapmak istedigi kismi pompali bir minik aletle puskurterek boyadi. Beyaz kalmasini istedigi yerlere boya sicramasin diye yagli kagit serdi. Ben olsam ne yapardim. Asfalt yapacagim kisim icin ayrica bir siyah seker hamuru yogururdum. Iki saat onu acip kesicem diye ugrasirdim. Usta bir pastayi resmen bir kac dakika icinde dekore edip bitiriyordu. Eli de iyice alismis tabi... Adi ustunde, pasta ustasi... En kisa zamanda bir pasta kursu bulmaliyim, cok aceleeee...